14 Ocak 2024

SONSUZLUK VE BİR GÜN


Pencere kenarlarında çiçekleri
uzasınlar diye
sabahları suladık hep
görünmez kıldık korkuları

Susmadı cır cır böceği de
çırpınıp durdu zavallı
yaz da bitti sırtında

Yeniden kışa gömdük kendimizi
ve kurumuş yaprakları
başka bir yıla taşıdık zamanı

5 Ocak 2024

YAŞLI ADAM VE ÇINAR


Parktaki çınarın altına gelirdi adam

her gün gazetesini okumaya.

 

Çayını yudumlarken 

ağacın dalları arasından 

gökyüzünü seyrederdi arada. 


Ağaç ne kadar uzun

hayat ne kadar kısaydı ona. 

Bir çay daha isterdi garsondan

biraz daha kalabilmek için

ağacın altında. 


 

4 Ocak 2024

AYVALIK KIŞI

Tersinden giyilmiş bir elbiseye 

benzer Ayvalık

kış mevsiminde.

Gece yıldızların uzaklığı 

yağmıştır 

sessiz  sokaklara.

Dalları kırık zeytin ağaçları

yeşile durmuş öylece bakar

ve hasret şarkılarını söyler sana.



2 Ocak 2024

ALDANMIŞIM MEĞER

Yollar birleşir derdim

Uzak diyarlar yakınlaşır, inandım

Işığa kapılan kelebektim koştum yanınıza 

Temiz bir gökyüzü akardı içime 

Bağışlamanın duru sevinci

Beyaz bir çiçek gibi yürürdü yüreğime 


Bilemedim hırçın bulutların geleceğini

Zemheri kışların soğuk ellerinde

Çiçeklerin susacağını


Biz derken yok sayın beni

Yarılmış bir ağaç oyuğunda 

Teslim ettim ruhumu. 



26 Ekim 2023

ZEREN'Dİ ADI


Yıldızlar söndü ansızın

Yok oldu kendine bakarken 

aynasında ömrünün.

Çığlık sesleri aydınlattı geceyi

yurdun arızalı asansöründe 

ölüler gördü sadece.


Ardından yürüdü öğrenciler 

hesap versin istendi sorumlular

direnerek  polisin coplarına 

ölüler gördü sadece.


Suçlular bulunamadı elbet. 

Korkudan atlamasaydı boşluğa

hala yaşıyor olabilirdi,

diye geçti polis  telsizleri. 


Akın Güre

5 Ekim 2023

ŞİİR MİNÖR


Dalları eğik yaşlı ağaçlara bakarken 

huzurlu bir ufuk çizgisinde

düşündüm geçen yıllarımı.


Bilsem bir ömür  böyle geçecek,  

sessiz bir bulut gibi  

beklerdim başlarında.


Arındım bütün ağırlıklarımdan

vakur bir sessizliğe 

kapatarak kendimi.


Sonra  açık denizlerin

kıyılarında karşıladım 

yalın bir sevinci.


2023

28 Eylül 2023

BİR AĞIZDAN

 


Ağlarını çoktan topladı balıkçılar,

Birazdan tezgahındaki kıpır kıpır sardalya için

yoldan geçen müşterisine seslenecek Cevat:

"abi sardalyam yeni geldi, çok taze" diyecektir.



Çarşıda dün gibi azar azar artacak kalabalık

Caddenin girişindeki bankanın 

duvarına yaslanıp kısmetini bekleyecek Hüseyin,

Buranın en yaşlı hamalı o.

Ve ilk sigarasını yakacak.


Kepenkler açılacak birer birer

dünkü gibi,

Tombul domateslerini kasaya

özenle dizecek Recep.


Sokağın gürültüsü 

Dünden kalma bir şölen gibi

başlayacak yine.


Yüzlerindeki ifadelerden 

mutsuz olduklarını sanmayın. 

Hepsi adını koyamadıkları

bir alışkanlıkla 

"merhaba" diye sesleneceklerdir size.



Ayvalık, 2023

1 Eylül 2023

YARALI KUŞ

 

Hayatın öpülmemiş yerlerinde

Kalmış hasretlerin benzemezliği

Geçmiş baharların solgun umutlarına

Saplanan gençliğin

Ama sen


Kuşun uçuşuna bak yine

27 Ağustos 2023

EZGİLİ ŞİİR

Hadi kalkın dereler

Yola koyulalım

Henüz sular  çekilmeden

Zehir akmadan yatağına


Hadi göçmen kuşlar havalanın 

Uzun yolculukları tanırsınız

Son yuvan dağılmadan

Yurdunuzdan kovulmadan 


Hadi bulutlara hasret dağlarım

Yağdır yağmurlarını

Son balta  vurulmadan ormanına

Yetiş bu kıyama


Hadi öksüz tarlalarım

Bahçelerim, bağlarım, meralarım

Kovulmadan köyünden

Dur deyin bu yağmaya



14 Ağustos 2023

AKŞAM MÜZİĞİ

 

Ayvalık sokakları karşı kıyılarla doludur

hasret şarkılarını söyler yorgun mavnalar 

seni koluma takınca nereye gidilirki başka. 

 

Bu şehrin sokakları hep bekleyecek bizi

aynı güneşin batışını öpeceğiz senle

aynı imbat dağıtacak hüznü. 

 

Bu şehrin sokakları ayrılıklarla dolu sevdiceğim

kavuşmanın en sıcak rengi titrer içimizde. 


birikir sessiz  geceye inen bir serinlik 

bu yeter bize.

 

 

24 Temmuz 2023

MUTLU AYRILIK


Bir kadının gelin fotoğrafları

Gökyüzüne bağlanmış mendillerdir

Gizli kalmış göz yaşları

Ayrılık da birleştirir insanları.


Tutuklu kalmış sevdalardır

Boynu bükük çiçeğin kalbinde saklı

Kim demiş ki unutulur

Ayrılık da birleştirir insanları.


Özlemlerin kanadığı yerde sanmayın

Konacak dalları yoktur kuşların

Söz vermişsen kendine

Ayrılık da birleştirir insanları.


Mutlu ayrılıklar yoktur bilirim

Ama  yeminler serpilidir üstüne

Katlanmaya razıyım diyorsan

Ayrılık da birleştirir insanları.

26 Haziran 2023

KAYIP ŞEHiR



Yaşadığım yer böyle değildi

el verdiğim hatıralar silinmiş şimdi

meydandaki  parkta tek başına kalakalmış  koca çınar

Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis. 

Kimi sorsam yok diyecekler

kimi görsem başka bir alemde

bir ayrıksı otuyum sanki yanlarında.

Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis. 


Kurnası yeşil eski çeşmeden anladım değişen her şeyi

kasketine gizlenerek yürüyen 

utangaç adamın bakışlarından anladım bunu.


Yayla'da çınarların hışırtısında

geçen zamanı dinledim.

Hızla kirleniyordu her yer gibi şehir

ne başımı sokacak bir ev 

ne kalabalık  sokaklarda bir tanıdık kalmıştı 

altından geçtiğim ıhlamurun kokusu dışında.


Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis. 

Biliyorum ait olduğum başka bir ülke de yok

arkamdan ağlayacak kimsem de.




24 Haziran 2023

KÖTÜCÜL ÇAĞ

 

nasıl anlatsam beklenen yağmurun tıpırtısını

olgunlaşan kirazın rengini

balkondaki çiçeğin müjdesini

nasıl anlatsam. 

toprağa atılan tohumun bekleyişini

kavuşmanın sevincini

içimde düğümlenen sancıyı 

nasıl anlatsam. 

hendekler kazılmış, yollar yarılmış,

nasıl söylesem ağladığını rüzgarın

denizde sürgün çığlıklarını martıların

nasıl anlatsam.

günler  böyle geçecek diye.

öksüz kalmış çocuğun ağladığını

sandığımdan uzun süreceğini  kötücül çağın 

nasıl anlatsam.



16 Haziran 2023

HAYALET GEMİ

 Kadıköy iskelesinde başına buyruk umutlarımı 

nereden çalmıştım bilmiyorum.

Denizi içiyordum,

birbirine bağlanmıştı her şey .

Bu alışkanlıklara ben de kanmıştım. 

Kayıp gidiyordu önümden gemiler

suları köpürte köpürte.

Her şey kendi sevincinde 

ayrı bir kederde.

Martılar konmuştu şehre

el çırpıyordum martılara 

el sallıyordum gemilere.

Rüzgar dolmuştu içtiğim çayın kokusuna 

ama yine de korkuyordum kimsesiz kalmaya.

Akşam inince sulara 

hayalet bir gemiydim artık

beni evime götüren son durakta.


MARTILAR VE ZEHİRLİ TAŞ BALIKLARI

 

Bu sabah ağlarına takılanları

ayıklıyordu ayvalıklı bir balıkçı

Yakalamak için yarışıyordu

martılar, 

denize atılan  taş balıklarını. 


Aç martıların bağrışlarını dinledim, 


ve sisin arkasına gizlenmiş körfezin

sessizliğini. 


Martılar bekleşiyorlardı hala

denizin verdiklerine şükreden adamın

atacağı balıkları,


yağmur tanesi kadar minik 

bir kuş sevinciyle. 


Taş balıklarının ne kadar zehirli 

olduklarını sonradan öğrendim,


ne kadar çaresiz  olduklarını martıların.


Ve ne kadar acımasız olduğunu 

denizin verdiklerine şükreden balıkçının. 


3 Haziran 2023

YENİ BAŞLANGIÇLAR


Şiirler iyi havalara benzer

Kendinizi attığınız sahilde

Dokunulmaz ne varsa

İlk dokunuş ilk gülümseme

Yeniden başlamanın akışında. 


Süregiden karanlığa ne dayanır

Bir şiirden başka

Ne bağlar ki sizi kendine 

Korkusuz kılan  yok oluşa. 

Yaprak olur sarmak için yaranızı

Ağaç olur eğilen yasınıza.

14 Nisan 2023

KARAM


 


Sen gecenin karasını bilirsin tek
Benim karam binbir renk
mavili morlu
Her tonu ayrı sevdaya çalar
Çırpınır durur

10 Nisan 2023

DÜŞEN TÜY

 

Ah dedim, 

Kanadımdan düşen tüye

Neyi anlatmalı şimdi?

Kaç kere yanıldığımı,

Kaç kere öldüğümü,

Kaç kere bıçaklandığımı mı? 

Çaresizliğimi o bilir.

Nasıl beklediğimi kör geceyi

İçimde kor ateşi,

Duvarlara kazıdığım hikayeyi. 

Güllerle uğurladığım gençliğimi

Yoksun hayatımın neşesini 

O bilir. Ona sorun hepsini.

Kanadımdan düşen tüye. 

Özgürce uçuyor hala

Maviler içinde 

O saf kalbiyle. 

22 Şubat 2023

YEMİN


-Orhan Aydın'a-


Çığlığım olur musun dedim fırtınaya

Sözcüklerim  göçükte kaldı

Duymaz ki  kimse

Sesine can ver diye yalvardım geceye.


Hayallerim esirdir derin bir oyukta

Nefes ver  dedim ona, zemheri kışa

Elleri üşüyen kızıma kıyar mısın?


Nasıl acımadılar onlara nasıl?

Kayalara kazıdım bunları

Öfkemin okunu sapladım ufka.


Ulağım olur musun dedim nehire

Sesimi yetiştir yere göğe

El versin kalan canlar

Yemin ettim bir kere.




3 Şubat 2023

SAYILAR VE SÖZCÜKLER

Kelimelerle oynamak hoşuma gider

Sayıların dili kurudur.

Duvarlarla örülü bir dünya yaratan   

değişmez kuralları vardır .

Sayılar sözcükleri sevmez,

oysa sözcükler sayılara aşıktır,

onları da içlerinde saklarlar,

pek anlaşamasalar da.

Sayılar düzen ve sıra demektir

Sözcüklerse isyan. 


Akın Güre

26 Ocak 2023

HAYDİ HAYDİ

 

Bir fırtına vurdu ansızın

Kondu yakama

Hadi hadi


Güneş  bulutların arasından 

Kurtulup çarptı yüzüme

Hadi hadi


Sis kalkmış üstünden

Gökyüzüne kavuştu deniz 

Hadi hadi


Dağlardan gelen taşkın sular

Akıp geldi yanıma

Hadi hadi


Sabahı bekleyen yıldız 

Kaybolmadan  uyandırdı yine

Hadi hadi.



12 Ocak 2023

BİR GÜN GİDERSEM

 

Biliyorum bir tüy kadar

hafif olacağım omuzlarınızda

Sessizce ilişip bir bulutun arkasına

Beni görmeseniz de

Bütün ırmaklar kadar sesim 

gür çıkacak o zaman.


Suyu hala akan eski çeşmenin 

yanından geçirin beni

Eğilip kana kana içtiğim

Bir akşam üzeri olmasını 

isterim bunun

Güneşin omuz verdiği günlerime

son defa bakayım  diye.


Doğduğum ülkemin

kokusunu serpiştirin üstüme

kıvırcık saçlarıma dolanan

Çocukluğumu yaşatsın 

Hayallerimin göğünde

bir yaprak gibi uçayım  yine.


Açık sözlü oldum hep

inandığımı söylerken 

Korkmadım tek başına kalmaktan 

Böyle hatırlayın isterim 

Şimdi böyle koyun beni 

toprağın bağrına. 


Özgür olmasını istedim ülkemin

Güllerinden yeniden doğmasını

Kızıl atlarına binip giden

o güzel çocukların 

Onların cesaretini aldım yanıma. 



5 Ocak 2023

YAŞLI İĞDE AĞACI


 

bu sahil yolu şirinkent'e gider 

dalgalar çırpınır keşfedilmemiş koylarda 

kaygılarımı gizlerim çocuksu bulutlarda

sevincim gibidir martılar

çoğalırlar, sonra kaybolurlar

masalar kurulmuş kıyıda

gök renginde uyur adalar

duyulur şarkıları uzaktan

nasıl okşar bizi baktıkça erişilmez yarınlar

gönlü kırık  bir iğde ağacıyım ayvalık'da 

1 Ocak 2023

DEM


Demir bariyerlerle çevrilmiş park 

tam orta yerinde  şehrin 

bir ağlama sesi var


Bir çocuğun kalbi kırılmış yine

nasıl  giyinir uzaklara çocuklar 

hangi kuytuda saklıdır


Anlatılacak hikayeleri var

başka söylenecek şarkıların

doğruları savunur direnir


23 Aralık 2022

UZUN GECENİN SABAHI

En uzun gecenin ayazında

Neredeyim, hangi zamanda

Kafamda yanıp sönen bir ışık

Sel gibi boşalmış sulardayım

Eşitsizliğin bedeliyle yaralı

Engelleri aşmalıyım 

Nefesimi kıstıran korkuyu 

O duru atlar nerede şimdi

Nerede yalaza kalkmışlar

Fırtına ekili al yeleleriyle

Göl kuru, toprak çatlamış

En uzun gecenin ayazında

Ne haldeyim, ne haldeyiz 

Söyleyin, daha çok örselenmeden 

Yola çıkmanın zamanı değil mi?


Boş kalmamalı eli  sevdaların

Kimse kesmesin rüzgarını çocukların

Ki yarınlar bu zamana ekilmiştir

Geceyi bölen tasa sabaha gebedir

Söyleyin nasıl arınırız bu tutsaklıktan

Sırları elimizi bağlayan geçmişten

Nasıl özgür bırakırız kendimizi?

Yapılacak çok işimiz var dostlar

Korunmak mümkün

Derinlere işlemiş zehrinden yaraların.

 

8 Aralık 2022

İKİZDERE DİRENİŞİ

Kocaman gözleri var

İkizdereli  yaşlı kadının

Bakınca sarsılıyor dağ tepe

Elinde asası Musa'nın

Delecek gibi suları

Ayaklarına dolanıyor tüm canlar

Dibinden ayrılmıyor börtü böcek arılar

Gözleri deniz feneri

Omuzlarından salınan örtüsü  bayrak gibi

Göğe uzuyor ince  gövdesi 

Bir yanı elvermiş buluta

Bir yanı dolanmış sabahın tenine

Yıllardır  burada işte suyun başında

Akmasın çamuru bulandırmasın diye

Eğilmez  bir kaya ormanın dik yamacında

Gördün mü yaslan ona

Gözleri buram buram inat

Avuçlarında çatlamış sabır

Dimdik ayakta dimdik ayakta

Vadiye sarılmış evladı gibi

Ululanır zorbanın  dumanına 

Patlayan taş ocağına

Bir omzunda açmış cesaret gülü 

Ötekinde bekler bir atmaca

Dokunsan yarılır gök, yıkılır acun

Derin kökleri yeminle girmiş  toprağa

Ne jandarma anlıyor bunu ne savcı

Elinde yaslandığı asası  geçit yok diyor ocaklara 

Onlar ki düşmanı ormanın, tüm canların

Arılar oğul vermiş karıncalar yuva

Kuşlar konmuş ondan yana

Orman da ondan yana, çoluk çocuk

İkizdereli   yaşlı kadın dikilmiş karşılarına

Kabusu  yağmanın talanın

Gök çağlasın peşinden

Kimse çalamaz hayatını

Sular bundan sonra böyle aksın

Böyledir uğultusu ormanın.



2 Aralık 2022

GECEYE UYANIRKEN

 Işığın etrafında dönüyor kelebek

çaresiz  kanat çırpmalar

gölgemdeki  büyük yalnızlığım gibi. 


Her sabah böyle uyanıyorum

çıplak dallarına ağacın 

konsun diye serçeler. 


Eğilip akan suya  dokunuyorum

günün savruk perişanlığı

başladı yine. 



21 Kasım 2022

SABAHIN CESARETİ

 

Bilmiyorum, o boşlukları nasıl doldurmalı şimdi.

Dağılmalı endişeler, korkunun arkasında dizili çaresizliği, kimler yalanlar. 

Aksın gürül gürül onlar. 

Söz eğilmesin, mahcup, korkak kalmasınlar. Cesaret sağılsın

Yoksa, başka yolu yok yaşamanın.

Savun soylu direncini. Kalk, yüzünü yıka  kuytuda bekleyen yüreğinde doğrularla.

Yoksa, barbarlar kıyacak yine çocuklara.



16 Kasım 2022

TOHUM

 

Yine dayanamayıp
O sakladığım tohumu
Ekiyorum avucuma
Yeşermesini bekliyorum
Yeni bir rüzgarda açsın diye

SERÇE SEVİNCİ


Dışarda hava soğuk
Ben yorganın altında
Perdenin aralığından soluk bir ışık
Bir serçe sesi üşüyen omzumda
Kanatlanıp duruyor boyuna

7 Kasım 2022

SUSKUN DEVRİMCİ


(Nasuh Mitap için) 

göz renginde tanıdım erişilmezliği 
hangi bilinmez çiçeğin açtığını 
uzun yolculuklarda 
içimde titreyen arzuyu
beklerken gövermeyi 

ufukta toplanan kızıllığı seyrettim
kabullendim hasreti
sevdiğimden ayrılmayı
yıllarca hapis yatmayı

isyanımı göz renginde sakladım 
ve tarihin keskin eleştirisini
ama teslim olmadım.


24 Ekim 2022

YAZ BİTTİ


Kolay değil kabullenmek

Ama yaz bitti sonunda

Takıl göçmen kuşların arkasına

Vaktidir artık

Tası tarağı toplamanın

Üstümüze serildi sonbahar

Vedalaş denizin mavisiyle, 

Bütün yaz iyi geldi sana

Hoşçakal de kumrulara, 

Yuvalarını kurdular sonunda

Toprağını havalandır kayısının, 

Rüzgar epey hırpaladı dallarını 

Ama  bol meyve de verdi sana

Ortancalarını unutma budamayı, 

Körpe dallarını ayır

Seneye görüşmek üzere selamlaş zakkumla, 

Bütün yaz açtı  sana

Yaz da bitti sonunda

Ekilecek tohumlar saklandı gelecek yaza

Kış hazırlıkları tamamlandı 

Tarhana, makarna, salça

Rüzgar ve güneş yetti ucu ucuna

En son zeytinler karardı

Yaz da bitti sonunda 

Buna üzüldüğün kadar

Başka şeyler de var aklında

İyi gelmiyor sana bu havalar

Solgun bir yüzü andıran yaz, 

Bu yitirilmiş zaman

Kaybedilenleri hatırlatıyor 

Sürünür gibi yaşamak ağır geliyor sana

Arkandan kovalıyor rüzgar 

Hadi vedalaş onunla

Yaz bitti sonunda

21 Ekim 2022

MADENCİNİN TÜRKÜSÜ


 

 Nereye gömerseniz beni

Bilin ki yeşeririm orada

Nasıl kazdıysam toprağı

Bir gün çıkmasını bilirim 


Nereye gömerseniz beni

Bilin ki güneşi görürüm hala

Nasıl kazdıysam karanlığı 

Bir gün kurtulmayı bilirim 




Nereye gömerseniz beni

Bilin ki soluğum dağlarda yaşar

Nasıl kazdıysam kayaları 

Bir gün kavuşmayı bilirim


Nereye gömerseniz beni 

Bilin ki yanınızda açan çiçeğim

Nasıl döküldüyse yapraklarım

Bir gün çoğalmayı bilirim 


Nereye gömerseniz beni 

Bilin ki içinizdeki alevim

Nasıl elmasa çevirdiysem taşı

Bir gün yeniden doğmayı bilirim 

22 Eylül 2022

MAHSA AMİNİ İÇİN AĞIT




 Saçlarına konan serçeler midir Amini

Şimdi dolduran sokakları

Dağ kükredi gök kükredi sonra

Bütün kadınlar kesti saçlarını


Gözlerini kapadığında 

Açıldı bütün peçeler

Ellerin deniz kokusu mu Amini

Dağ kükredi gök kükredi sonra


Şimdi gökyüzü çağrılıyor adınla Amini

Genç bir kadın öldürülmüş 

Saçlarından tutuştu dünya

Dağ kükredi gök kükredi sonra


 

2 Eylül 2022

BARIŞA AÇAN ÇİÇEK

 

Ellerimiz kelepçeli 

gözlerimiz kilitlenmiş bekliyoruz

toprak sessizliğe gömülecek mi yine

boyunları bükük yaşlılar

zorbalar gelecek diyorlar

Dinledim içimizde biriken 

ekilmemiş  topraklar kadar

uzun terk edilmişiliği. 


Nereye konsun ki göçmen kuşlar 

yeşersin başaklar diye 

nasıl yoğrulursa hamur 

nasıl bölüşülürse ekmek

nasıl  geceden açarsa çiçek 

vakti gelmedi mi daha. 


Bunları düşündüm boyuna

yıkadım yüzümü gökyüzüyle

ses verdim duyulsun diye

zorbalar gelemez artık buraya

Siz bakmayın yaşlılara 

hiç bir yasak küllendiremez 

bir çocuğun kalbinde yeşeren çiçeği.

23 Ağustos 2022

DÜN GİBİ GEÇMESİN ZAMAN

dün gibi geçecek bir güne 

merhaba diyemiyorum

kümesin tavuğu olamıyorum

bir türlü 

yumurtlamanın sevincini duyuran


ağını  umutla akşamdan denize serpen

başka bir sabaha uyanmak isterdim

o balıkçı gibi 

ama olamıyorum işte! 

kabahat kimde mi? 

sorulması en kolay soruları 

yapamadıklarından seçtin yine


yenilgiyi kabullenmek mi bu

bile bile 

korkak savaşçı! 

huzurlu sandığın o gölgede uyukla daha

dün gibi geçecek bir güne

sayıkladığın umutlarla  uyanmadan

yıka ellerini ve anla

arın ki  yalnızlıktan 

doğacak bir günü karşılamayı

o zaman hak edersin unutma!


11 Ağustos 2022

EDİRNE GÜNLÜĞÜ

Edirne'deyiz, puslu bir hava

Meriç hırçındır, bulanır suları

Kimse kaldıramaz yerden

Öyle ağır yükü acının

Böyle  yaşanmıştır Edirne'de  üç yıl.


Edirne'de bir Eylül sabahı

Radyodaki  ses kapında

Çatılır silahlar, ev basılır

Kitaplar toplanır

Meriç derin uykudadır

Ellerin bağlı

Gözlerin kapalı

Dört duvar gecedir gündüz

Hüküm verilmiştir.


Edirne'deyim vakit sonbahar

Kırmızı yakışmaz  bu şehre

Sokaklar boşalmış

Akan kan durmuştur

Başka türlü çalar davullar

Kimilerin acısı kimilerin sevincidir

Vurulur ha vurulur

Emeğin köleleliği  kurulmuştur.


Meriç böyle akmış yıllardır

Böyle eğilmiş söğütler 

Suyun rengi çalınmış

Toprak küllenmiştir

Edirne şimdi sessiz

Saklanırsın kendinden

Kah korkar kah ağlarsın

Bir yaban gibi kopmuş  dağından

Yolun uzun yolun yokuşlu

Kaç yıl daha geçecek 

Ne beklenir yarından

Eğilmiş söğütlere nasıl anlatılır 

Nasıl söylenir unutulmayan şarkılar.


Nasıl gidilir Edirne’ye 

Göz yaşlarım kapatmış yolu

Bıraktığım yerde midir

Kapalı çarşıda kokladığım hava

Yürüdüğümüz yolları Karaağacın

Nasıl giderim Edirne’ye bir daha

Bunları sordum kendime

Günlüğümdeki sayfada.

9 Ağustos 2022

ELİNİ VER GÖKYÜZÜ

Gidelim derdin giderdik

sen geldiğin yerleri özlerdin

Gece mavi dağları aşardık

yakındı içimize kuşlar 

Sokulurduk birbirimize 

dizin dizime değerdi

Karlı geceden geçerdik.


Omzumda uyurdun, 

kucağımda  çocuğumuzla

yıldızlara bakardım

her yer beyaz her yer yüzün

Bak ne güzel bahçe, ne güzel evimiz

İyi insanlardı  komşularımız. 


O küçük evi doldurduk birer ikişer

en güzelini sen seçerdin 

yeni örtüler, yeni yastıklar

balkonda çiçekler

Belki bir gün döneriz derdin - canlanırlardı. 


Göğe bakardık ikimiz içindi gök

Hanımeli koklardık ikimiz içindi  hanımeli

Balkonda şehir ışıl ışıl

Küçüktü evimiz, küçücüktü masamız

üzeri dopdolu

En güzeli senin olmandı. 


Gidelim derdin giderdik

Saçlarının kokusundan anlardım

Sen varsan ayrılıklar güzeldi 

Sabretmeyi sen öğrettin

Elini ver göğe bak  derdim

Yeter ki ayrılma yanımdan.


(Ayvalık, 2021)

8 Ağustos 2022

NİYET TAŞI


sonra bozuldu çardak

göçmen kuşlar geçti üstümüzden

bahçede havuzun suyu  çekildi 

imgeler dondu  soğukta 

yaşatmak için korlanmış ateşi 

kimi bulacaksın şimdi yanında.


sonra uzaktan baktık vadiye inen suya

beklemiştik başında yıllarca

aynı çardak kurulsun istedik 

bir efsanede yazılıydı adlarımız

her bahar anıldık  yakılan ateşte

böyle okundu ağıtlarımız

böyle saklandı niyet taşı. 


sonra dağıldı sofralar

her yerde çaresizlik

dilekler değil üzüntüler

hayal kırıklığı ve yenilgiler

bağlandı dallara

böyleydi işte perişanlığımız

karanlığa kilitleyip kendimizi

göçtük başka yıldızlara.

(2022)



3 Ağustos 2022

SON SERGİ




Ne güzel gülmüşsün be Arif
Hep böyle gülerdin zaten
Yüzün asıkken bile gülerdin
Kızarken de gülerdin
Ama  dargın kalmazdın  kimseye.

Çoğalırdık yanında, hatırlarsın
Sen varsan biz olurduk
Atölyende kimler buluşmazdı 
Ah yazamıyorum şimdi 
Ne söylesem eksik kalacak birileri. 

Bu son serginde öyle aradım ki seni
Orada mısın diye  bakınırken
Boğazımdan geçmedi ikram edilenler
Arkamdan usulca omzuma dokunmanı bekledim
Seslenmeni bana.

Sergin çok kalabalıktı, görmedin
Kimseyle konuşamadım 
Konuşabilsem seni soracaktım 
Bize bıraktığın emanet çok ağır diyecektim onlara
Hayalini gözledim kalabalıkta
Oradaydın biliyorum, aramızdaydın
Herkesten  sahiciydin, herkesten sevecen.

Akın Güre

Resim: Mustafa Sevinç

31 Temmuz 2022

UYSAL SEVİNÇ



Bir ada yolculuğunda ışığın peşinde 

denizden kokusunu alan rüzgar 

dağılan parçalarımı birleştiriyor


Uzaklara çekiyor beni sevdalarım

tutunacak yeni dallar buluyorum

arkasına gizlenmiş bir koyda


Sonra  bir kumsalda, yıldızların sularda 

yüzdüğü bir gece, yürüyorum

uysal sevincimi takarak koluma



22 Temmuz 2022

PRES


Ne kadar ezildiysem

o kadar çok 

boşaldı  özüm


Tatlım acıma karıştı

razıyım 

canıma değdi

sonunda

SİS


fırtına  günlerdir kesilmedi

yıllarca sürecek diyor birileri

beklediğimiz kuşlar gelmedi

belli ki yakınımızda   değiller

nasıl anlatmalı onlara başımıza gelenleri


yaprakları erken sarardı bu yaz

nefes alamayacak ağaçlar

toprak çatlamış 

belki yıllarca sürecek  diyor birileri


sular kaçmış derinlere

bütün canlılar gizlenmiş

fırtına sallıyor her yeri

uğultusu bir deprem günlerdir

belki yıllarca sürecek diyor birileri


kapı pencere açılmıyor korkudan 

kimse soramıyor  kuşlar nerede

nereye saklandılar

bildikleri ne

7 Temmuz 2022

ARKAMDAKİ ÇOCUK

 

Beni pek tanımazlar, bilirim

Şehir ezberimdedir oysa

Yollar anımsar beni. 

Dingiloğlu parkında babaannem ve kızanı

Akşam kararmadan daha 

Ağaçlarda uykuya dalmadan kargalar 

Ezan henüz okunmamış

İki kaşık dondurma bolcasından

Artık mutludurlar. 


Parkın ateş çiçekleri geceye hazırlanır

Ve kapı çalınır  yaprak hışırtısında 

Gök kızıllanır, mavileşir ardından 

Bilirim böyle akşamlarda yeşerir yediveren

İçimde muska gibi bir sevinç. Gül kokusundan 

Onunla yaşamak isterim hep. 


Beni tanıyan pek kalmadı buralarda

Gövdesi yarılmış bir çınarım artık

Dallarım gövermiş

Gölgem uzamış arkamda. 

Kalacak yerim yok

Devrilmiş eski Bulgar evi

Dibinden kesili ağaçlar bahçede

Yollar yuttu kapımızı, penceremizi

Önce amcam öldü sonra herkes. 


Beni tanımaz çoğu kimse 

Zaman ak bir bulut gibi çizilmiş göğe

Ben hala çocukluğuma giyinirim

Saklanırım  büyüdüğüm gölgeme.

Hiç unutmadım Sevgi ablanın bakışlarını. 

Böyle desinler arkamdan

Bilinmeyen kokularla okunmuş diye

Ve kavak hışırtılarını duymak isterim.

Söyleyin hatırlayanlara

Elinde tahta kılıcıyla

Kahraman şövalyesiyim  çocukluğumun. 


En çok kara  treni özledim 

Gittiğim yerlere taşıdım sesini. 

Ayrılıklara alışmayı öğretti bana 

Gidip de gelmemeyi 

Ama kaçmayı değil.


Böyle  desinler arkamdan

Hasırlar tutuşsun göğe 

Üstünden atlansın ateşin. 

Niyetler çözülsün boğumundan

Düğün, dernek göğe varalım

Olmasak da

Olsak da buralarda.


Geldim hikayemin başına

Bir çiçek bıraktım

Beni var eden çocukluğa. 

Suyunu doldurdum kuşların

Bizi hatırlasınlar diye. 

Böyle yazılmış muska.

2 Temmuz 2022

BULUTLARA BAKARKEN



Umudun bekçisi  ak bulutlara

Yaslanıp ağladım yine bu sabah

Aynı hüzün serpildi  içime

Neden böyle geçer günler

Aynı haberler akıyor alt yazıda

Yüzler asık, gözler yerde

Neden bu acımasızlık

Yükü ağır nefesin

Uzar gider, ezer geçer hayatı yokuşlar

Dayanacak takatı yok 

Beklemeye sabrı yok

Aşınmış kayaların


Umudun bekçisi ak bulutlara seslendim

Al rüzgarını kurtar bizi dağılmışlıktan 

Kendimizi çaresiz sanmaktan, 

Kandırmaktan  kurtar bizi

Can suyu ol yorgunluğa, usanmışlığa

Neşemizi, şarkıları al da gel

Deniz ışısın cesaretimizle

Güven versin kumrunun sesi 

Yoksa susmayacak bu çığlık

Yaramız kapanmayacak.


25 Haziran 2022

YERE DÜŞEN GEYiKLER

 


Geceye bağladı seni fırtına
Dayanamadın ağladın

Sonra zehir kanayan toprakta
Kurudu göller
Kanadı kırıldı kuşların
Kim konaklar yanlarında
Kim içer bu  suyu artık

Kaçamazdı  ormana geyik
Düştü pençesine avcının
Böyle azaldılar yurtlarında
Böyle azaldı sofralarda katık

Ne gürleyen dereler var şimdi
Ne ağaç söken seller
İtiraz eden yok buzul gecelere
Dayanamadın ağladın 




Akın Güre
2022

23 Haziran 2022

GÖLE AĞIT


 

Ey Gölmarmara Gölmarmara 

Nerede öpülesi yüzün 

Su kuşları da unuttu seni

Gümüş balıklarını  bilen yok

Gökyüzü  özledi arkadaşını


Ömüründen sadece 

Çatlamış  toprağın kaldı 

Hayat damarları  kesilmiş canlıların

Gidecek yerleri  yok

Göçün yokluk anlamı


Ne bulut kalır ne özlem

Kuş geçmez asırlar geçer

Ekin ekilmez o yerde

Umutsuzluk saklanır  derin bir kuyuda

Başında  bekler ağıt çığlıkları

21 Haziran 2022

GALAKSİDE BIR ÇİÇEK



Galaksiden çekilen 

fotoğrafa bakıyorum,

merkezinde tuhaf bir yıldız  

dolduruyor  sonsuzluğu.

nasıl etkiler bu  hayatımızı

doğrusu bilemiyorum.


Soruyorum kendime soruyorum da yanıtını bulamıyorum.

Bir zamansızlığın

durduğu yerde biz

ve o tuhaf yıldız.


Ama basit bir sırrı var

galaksinin

buna evrim deniyor

ve hoşuma gidiyor bu.


Suyun kıpırdamasıyla başlayan 

bir ışık hızıyla, karıma

- seni  seviyorum, diyorum.

Köhne dünyayı değiştirmek için iyi bir başlangıç olmalı bu.

Kaç ışık yılından beri böyle,

imgeler sözün rüyasıdır.





18 Haziran 2022

TAŞTAKİ YAZI


Ayakların üşümüş

Nereden giriyor bu soğuk hava

Bu tedirginliğin hangi aralıktan doluyor içine

 

Yalnızlığın boş bir masa gibi 

Yağmur birikintileri

Güneş serpintileri

Kenarda bekliyor seni telaşla. 

 

Hafızandan silinmiş çocuk uçurtmaları

Beslediğin hayaller

Nasıl aydınlatırdı yüzünü

Bir zamanlar


 

Dışındasın içindeyken hayatın

Bildiklerin el vermemiş - ne fayda

Belki böyle kalacak

Başındaki yazılı bir taşta.

GÜLÜMSE HADİ

 

Eskiyen bşr yanım yok
Saçlarım beyazmış 
Ayaklarım taşıyor ya beni
Kalbimde  güneş sönmedi
Başka ne istesem ki

Denize bakarken
İçimde bir yelken 
Ormana bakarken dallarıyım ağaçların
Yollar dolu  gençlerle
Birlikte bakıyoruz uzaktan şehre
Hiç eskimemişim onlar gibi
Şehir aynı şehir,  martı aynı martı
Kız kulesi saraylar vapur sesi
Şimdi İstanbul'dayım

Bulutlar dağıldı yol veriyor hayata
Sevdiğimi aradım özlemişim
Güneş açtı burada  diyor
Ve kocaman bir gülümsemeyi
Konduruyorum hayatıma.

AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.