10 Ağustos 2012

AYVALIK'DA HÜZÜN

Ayvalık’da bir hüzün var
Bu sır kaç yıldır değişmedi
Batmış bir gemi  koyda
mavi çiçekli bir geceye sığınıyoruz. 

Bir yabancıyız şehirde
Zeytinlikler azar azar küçülüyor ve
her yaz önümüz kapanıyor biraz daha.

Güneşi batırdığımız yol
içimizdeki sessizliğe gömülüyor.
Bir uzun bekleyiş
Her şey belirsiz ve bitmeyen bir çırpınma

Özlenen yazların sonunda
Soluk bir kışa razıyız 
Örtüleri sererdik eşayaların üstüne
Evimiz kapının arkasında kederli bir uykuda

Ayvalık'da bir hüzün var hep
Bir sonsuzluğun kıyısında.

28 Mayıs 2012

ÖMRÜMÜZÜN EN GÜZEL YARISI

Bu gece dört arkadaş içiyoruz,
duvarda Nazım'ın resmi,
sonsuzluğu gören bir pencerede
uzayıp duruyor yıldızlı bir gece.

En güzel kumaşını dokuduğumuz
ömrümüzün en güzel yarısına bakıyoruz
yanılgılardan filizlenen çiçeklerimize.

10 Mayıs 2012

BAHAR GELDİ


Kapı mı çalındı
bir kıpırtı var dışarıda
pencereden baktım
erik ağacıymış.

DURUP DURURKEN


Kapısından giriyorum
Seni ilk öptüğüm bahçeye
Karşımda bekliyorsun
Eğilmiş bir bahar dalı gibi



ÇOCUKLUĞUM SAKLI BURADA


Çocukluğum  hala 
Yıkıntılar arasında akan coşkun bir derede

Bir ağaca gizlenmiş salıncak sesi
Saçlarının kokusu var serinliğinde

Çocukluğuma uzattım elimi
kayıp gitti uçurtma.

İKİMİZ İÇİN BİR DEMET ÇİÇEK



Bir demet çiçek biçiyorum ikimize
Ayrılığımız için
Ama için için seviyorum seni yine

26 Nisan 2012

GÜNEŞ DOĞUYOR ETEKLERİME


Bir kuş fırlıyor yerinden
Güneş doğuyor eteklere
Eski bir dosta kavuşmak
Yitirmek yalnızlıkları
Bütün dertlere tek çare

Karlı ıssız tepelerin
Korkusuz saflığı ışıldıyor önümde
Umutların yorgun yatağında
Bak güneş doğuyor  eteklerimize.

13 Mart 2012

İNANIN BANA BU DEFA

Para aslanın ağzında derlerdi,
Yaşam aşkın ağzında,
yalanım yok
bir şeyler olacak yakında.

Acı bir gülümseme var çeliğin sesinde,
farklı şeyler bekliyorum
farklı,
hem de çok yakında.

Durgun bakışları yok işçilerin
yürüyüşler, fabrika işgalleri başladıysa
haydi,
içime doğuyor,
farklı şeyler olacak yakında.


Kapanırken fabrikalar
kafaları karışık farelerin
ortalık toz duman.

Sen onları bırak,
çocuklara bak,
yeni bir dünya kuracağız, küresel
emeğin,
aşkın ve direncin ırmağında
mutlu günler göreceğiz çocuklar
inanın bana.




GİZLİ AŞK


Onunla aynı metroda giderdik sabahları işe
O bir metre ötemde otururdu
Ben bin metre gerisinde.

Onunla her gün aynı kapıdan geçerdik
Girmek için binaya
O bir kat  yukarıya çıkardı
Ben bilinmeyen bir yere.


Onunla aynı saatte yetişirdik işe
Aynı saatte yerdik yemeğimizi
O bir masa önümde otururdu
Ben onun görmediği bir köşede.

Onunla aynı yönde çıkardık
birlikte metronun merdivenlerinde
O bir basamak üstümdeydi hep
Ben bin basamak gerisinde.




MADIMAK AĞITI

Madımak hala yanıyor
İçim de yanıyor
Ama  ellerim yine  soğuk.

6 Mart 2012

TAŞLA KONUŞMAM

Dilsiz uçurumundayım taşın
nerede başlayıp nasıl bitmişim
arandım durdum kendimi
bu görünen değilim

bir başkası benim yerimde
kanatları kopuk bir imge
sessiz bir inilti
taşın içinde.

NEHİRLERDEN İZLER

Şu gökyüzü tapınağı benimdir
elimden alınan şu topraklar
büyüyen çocuklarım
kurumuş nehir yatağı
dönmüyor değirmenin kanatları


acılar böyle siliniyor:
yokluk alışkanlıktır
                unutulur 
çocuklar her gün güzeldir
her gün de güzeldir.

AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.