23 Aralık 2022

UZUN GECENİN SABAHI

En uzun gecenin ayazında

Neredeyim, hangi zamanda

Kafamda yanıp sönen bir ışık

Sel gibi boşalmış sulardayım

Eşitsizliğin bedeliyle yaralı

Engelleri aşmalıyım 

Nefesimi kıstıran korkuyu 

O duru atlar nerede şimdi

Nerede yalaza kalkmışlar

Fırtına ekili al yeleleriyle

Göl kuru, toprak çatlamış

En uzun gecenin ayazında

Ne haldeyim, ne haldeyiz 

Söyleyin, daha çok örselenmeden 

Yola çıkmanın zamanı değil mi?


Boş kalmamalı eli  sevdaların

Kimse kesmesin rüzgarını çocukların

Ki yarınlar bu zamana ekilmiştir

Geceyi bölen tasa sabaha gebedir

Söyleyin nasıl arınırız bu tutsaklıktan

Sırları elimizi bağlayan geçmişten

Nasıl özgür bırakırız kendimizi?

Yapılacak çok işimiz var dostlar

Korunmak mümkün

Derinlere işlemiş zehrinden yaraların.

 

8 Aralık 2022

İKİZDERE DİRENİŞİ

Kocaman gözleri var

İkizdereli  yaşlı kadının

Bakınca sarsılıyor dağ tepe

Elinde asası Musa'nın

Delecek gibi suları

Ayaklarına dolanıyor tüm canlar

Dibinden ayrılmıyor börtü böcek arılar

Gözleri deniz feneri

Omuzlarından salınan örtüsü  bayrak gibi

Göğe uzuyor ince  gövdesi 

Bir yanı elvermiş buluta

Bir yanı dolanmış sabahın tenine

Yıllardır  burada işte suyun başında

Akmasın çamuru bulandırmasın diye

Eğilmez  bir kaya ormanın dik yamacında

Gördün mü yaslan ona

Gözleri buram buram inat

Avuçlarında çatlamış sabır

Dimdik ayakta dimdik ayakta

Vadiye sarılmış evladı gibi

Ululanır zorbanın  dumanına 

Patlayan taş ocağına

Bir omzunda açmış cesaret gülü 

Ötekinde bekler bir atmaca

Dokunsan yarılır gök, yıkılır acun

Derin kökleri yeminle girmiş  toprağa

Ne jandarma anlıyor bunu ne savcı

Elinde yaslandığı asası  geçit yok diyor ocaklara 

Onlar ki düşmanı ormanın, tüm canların

Arılar oğul vermiş karıncalar yuva

Kuşlar konmuş ondan yana

Orman da ondan yana, çoluk çocuk

İkizdereli   yaşlı kadın dikilmiş karşılarına

Kabusu  yağmanın talanın

Gök çağlasın peşinden

Kimse çalamaz hayatını

Sular bundan sonra böyle aksın

Böyledir uğultusu ormanın.



2 Aralık 2022

GECEYE UYANIRKEN

 Işığın etrafında dönüyor kelebek

çaresiz  kanat çırpmalar

gölgemdeki  büyük yalnızlığım gibi. 


Her sabah böyle uyanıyorum

çıplak dallarına ağacın 

konsun diye serçeler. 


Eğilip akan suya  dokunuyorum

günün savruk perişanlığı

başladı yine. 



AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.