11 Ağustos 2022

EDİRNE GÜNLÜĞÜ

Edirne'deyiz, puslu bir hava

Meriç hırçındır, bulanır suları

Kimse kaldıramaz yerden

Öyle ağır yükü acının

Böyle  yaşanmıştır Edirne'de  üç yıl.


Edirne'de bir Eylül sabahı

Radyodaki  ses kapında

Çatılır silahlar, ev basılır

Kitaplar toplanır

Meriç derin uykudadır

Ellerin bağlı

Gözlerin kapalı

Dört duvar gecedir gündüz

Hüküm verilmiştir.


Edirne'deyim vakit sonbahar

Kırmızı yakışmaz  bu şehre

Sokaklar boşalmış

Akan kan durmuştur

Başka türlü çalar davullar

Kimilerin acısı kimilerin sevincidir

Vurulur ha vurulur

Emeğin köleleliği  kurulmuştur.


Meriç böyle akmış yıllardır

Böyle eğilmiş söğütler 

Suyun rengi çalınmış

Toprak küllenmiştir

Edirne şimdi sessiz

Saklanırsın kendinden

Kah korkar kah ağlarsın

Bir yaban gibi kopmuş  dağından

Yolun uzun yolun yokuşlu

Kaç yıl daha geçecek 

Ne beklenir yarından

Eğilmiş söğütlere nasıl anlatılır 

Nasıl söylenir unutulmayan şarkılar.


Nasıl gidilir Edirne’ye 

Göz yaşlarım kapatmış yolu

Bıraktığım yerde midir

Kapalı çarşıda kokladığım hava

Yürüdüğümüz yolları Karaağacın

Nasıl giderim Edirne’ye bir daha

Bunları sordum kendime

Günlüğümdeki sayfada.

AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.