24 Ağustos 2024

VERA VE BABASI

Ne desem bilemedim

annesinin elinden kopunca Vera

Baktı babasına giden yola

tel örgülerin arkasında


Bir masal kahramanıydı babası

incilerle süslü kolyeyi boynuna takınca

Uzun yolculuklarda çiçekler

böyle açardı uzun saçlı çocuklara


Gece ışığını  denize ödünç verir

Vera'nın rüyaları yansırdı sulara

Kuşların bir bildiği vardı

mektuplar yazardı küçük elleriyle babasına

bana gökyüzünü getir derdi


Önce haftalar, sonra aylar geçti,

kaç bahar daha boyu uzadı umutlarla

Düğümler çözülünce

babası gelecekti yanına


Anlattığı masal güzel bitecekti.


20 Ağustos 2024

RİNDLERİN ÖLÜMÜ

Kervan geçmez bir yerde

susuz ve aç kalabilirim artık

Sonsuza kadar  bekleyebilirim

doğacak bütün çocukları.


Yeni biçilmiş otların kokusunu giyindim

Sürülmüş toprakların uykusunda

Sizi uyandıran ışıkta gizledim kendimi.


Sabahın  serinliğinde yola çıkan

küçük telaşınızdayım artık

Hatırlamanız için beni.


Sevdiğiniz gülün rengiyim

kapınızda karşılanmış  sevinçler gibi

Arkanızdan yürüyen  gölgeyim şimdi.



8 Ağustos 2024

VEDA


 eski şiirlerden...




Kusurlardan arınmış bir veda 

gönlümde yerin hazır dercesine

uzak yolcukların yorgunluğunda

gökte kavisler çizerek uçan bir kuş sürüsü 

yüzünde esintiyi andıran

unutulmaz bir gülüş

şimdi bir veda zamanı

sevince kanatlanan

savaş ilahlarına inat 

demiri devrimin kalıbında döven 

hasretin baş eğmez tepelerinde söylenir 


hey hey diye başlayan şarkılar 

"dostların arasında" 

"güneşin sofrasında" 

hey heh


uçsuz bucaksız güzelliği umudun

bu bir veda değil 

sesimizin fidelerinden yeşerecek  çocuklar.


8 Ağustos 2024, Ayvalık

AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.