21 Ocak 2026

AYVALIK’DA ŞENLİK VAR


Kış geldi mi ayvalıkda 

nergis çiçeklerinden sepetler

bir çelenk gibi doldurur 

denize inen sokakları 


Beklenen sevinçler yakındır

çünkü üstüne yağmış

zeytin ağaçlarından yeşiller

Yelken açan tekneler 

gitmeye hazırdır 

mis kokulu adalara


Bir bulut olsan da gelip 

görsen ayvalığı 

Rüzgar çekilmiştir aradan

öpülesi kokular sarmıştır her yanı

Bitimsiz bir yazdan kalmış sanki

sarı sıcak nergisler

mutluluğun resmini yapar




11 Ocak 2026

BABAMA MEKTUBUM

Keşke ben biraz daha genç olsaydım

sen de erken ölmeseydin baba.

Babalar gününde benim de 

kutladığım bir babam olsaydı keşke.


Seninle aynı fikirlerde olmasak da 

neler konuşur, neleri tartışırdık.

Sana son yazdıklarımı okumayı,

görüşünü öğrenmeyi o kadar çok isterdim ki. 


Gençken itirazlarıma kızardın.

Benim için endişelendiğini şimdi anlıyorum.

Senin yerine kendimi,

karşıma da çocuğumu koysaydım 

ben de aynı şeyleri söylerdim ona.


İkimiz de ne çok kahrını çektik bu ülkenin değil mi ?

Üstelik yalnızlık nedir bilirdin.

Senden öğrendim.

Hiç pişmanım dediğini duymadım bilirdim.

İşini en iyi yapan bir kaç avukattan biriydin

ne kadar çok gurur duyardım,

yüzüne karşı hiç söyleyemedim.


Biliyor musun baba, 

sana duyduğum hayranlığım sonra daha da arttı.

Sizler o taşra kentinde  bir vaha gibiydiniz

genç avukatların gözünde.

Yıllar sonra baro odasında hala asılı duran cüppeni görünce  

daha iyi anladım bunu. 

Belki yaşarken kimse söylememiştir sana hayranlığını

ama oğlun olduğumu öğrenince

biraz mahçup ve üzgün bir yüzle  

"Behzat beyin oğlusunuz, öyle mi" diyenlerin şaşırmış bakışlarından anladım bunu.

Ama oğlun olmayı asıl önemli yapan  bunların da ötesindeydi. 

Hatırlar mısın,  

bana bir daktilo almıştın durup dururken, 

çok şaşırmıştım. 

Böyle sürprizler yapmayı severdin hep.

O daktilo hala odamın bir köşesinde duruyor baba, 

artık kullanmasam da. 

Bu hediyeyi alınca yazmayı sevdirmiştin bana.

Yazma merakımı  ilk sen anlamıştın.  


Verdiğin ödevleri hiç unutmuyorum. 

Parti bildirilerini bana yazdırman,

yapacağın konuşmaları düzeltmemi istemene kadar,

duyduğun güven için sana teşekkür ediyorum baba. 


Ah baba, sana hayranlığım kadar 

öfkeli olduğum şeyler de vardı elbet. 

Ama bunları tekrarlamanın zamanı çoktan geçti, 

farkındayım. 

Bunları yanına geldiğimde konuşuruz artık.  

Babalar günün kutlu olsun sevgili Babam.


Akın Güre

AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.