29 Ekim 2025

YARIN İÇİN ŞİİR

  

Merhaba diyorum ağaçtaki müjdeye

sarıp sarmalıyorum dileklerimi 

suya kavuşan toprağın sevinciyle 

gün ağarınca çocukların okul telaşında 

okşuyorum sabahın kanatlarını.


Çileli yalnızlıklara direniyorsa kalbim 

biliyorum yanımdasın benimle 

rüzgarım ol gir koluma, 

zorlukları paylaş benimle

sevgiyi diyorum yanında getir

siliyorum artık gözyaşlarımı.


Ekinler yeşerecek bahara ne kaldı diyoruz

şarkılar bekliyor bizi, yükümüz ağır

artık taşımak keyifli onları

kalkıp yüzümü yıkıyorum

iyimseriğinden öpüyorum seni yürüyelim hadi.



Bak hala açıyor yazdan kalma bir gül

yavrusunu doyuruyor sabırlı bir anne

en güzel giysilerimi hazırlıyorum kendime

yarınlar güzel olacak, 

böyle yazıyorum takvime.




24 Ekim 2025

YANILGILAR



Hepimiz daha çocuktuk oysa
her şey bilinmezliğin buyruğundaydı 
o dev saatin altında.
Bize uzatılan davet ateşten bir gömlekti 
onlar ki o kadar büyüktü ve değerliydi gözümüzde
bize yalnızca söz dinlemek kalmıştı.

Çocukluk sayılırdı masumluğumuz 
beyaz örtüleri seren önümüze
dışarda hava soğuktu oysa.
Hırçınca zorladı fırtına açmak için
yıkılmaz sandığımız kapıları
geçtik içinden marşlar söyleyerek 
düzgün adımlarlarla büyüdü savaşlar.

Uzayan bıyıklarımızdı zaman
yetişkinlik bir kışlaydı
askerlerin toprağı ezen çizmeleri
trenler top tüfek taşırdı, sessizdi bulutlar
henüz ölmeden tan vaktinde yığınlar
vadedilen cennet saklandığı yerden çıkmıştı
doluştuk savaş vagonlarına 
büyümüştük artık.

Sağ kalabilmek için öldürmeliydik yaşayanları
günahlarla kapattık yaralarımızı 
siyahi bir ölümdü resimlerimiz sonra.
Bayrak törenleri sarılıydı soğuk bedenlerimiz
kimse temizlemeye gelmedi kirlenmiş ellerimizi
kimse acımadı bize, küçüktük oysa 
uyumsuzluk böyle başladı edilen yeminlere.

Boş vagonlar kaldı sonra siyahi günlerden
saplanmış karlar içinde her şey bilinmez değildi meğer 
anladık ölünce.
Büyük dönüş yolunda açlıktı sefaletin tarihi 
yok oluş mesafesinde önümüzde.

Yenilince anladık arkalarından 
cesur ilahların ölüydü gözleri
bağlanmıştı yeminler esarete  
hepsini gördük hepsini.
Yalandı ve kirlenmişti uzaklar 
birer gömüydü hikayemiz
tarihimiz böyle yazıldı çocuklar.


15 Ekim 2025

YAŞLI BİR AĞACIN MÜCİZESİ

Kışa girmeye hazırlanan 

Yaşlı bir ağaçla karşılaşmam

bir tesadüftü.


Yanından geçerken 

son anda farkettim 

tepesinde yeşeren yapraklarını.


Uzanmak istedim gökyüzüne

İçimi ısıtan bir coşkuyla 

kucakladım kuru bedenini kollarımla.


Kaç yaprak daha 

açacaktı kimbilir daha

kaç çocuk oynayacaktı altında.

14 Ekim 2025

TAKVİM YAPRAKLARI


Sen takvim yaprakları arasında dolaşmayı seversin
her biten günün üstünü çizersin
günler eksildikçe yapraklar dolar bir gün
çizilmiş sayfaları düzgünce katlar bana verirsin
ben arkalarına şiirlerimi yazarım

Senin burnun ve gözlerin güzel
yaşlanınca  kolayca kızman hoşuma gider
her yıl başı geldiğinde masamızda hiç sönmeden 
iki mum yanar
mumların ışığında şarabımızı yudumlarız senle
takvim yaprakları biter

Ertesi sabah yeni bir takvim daha istersin benden 
üstü çizilmemiş bir yeni yıla uyanırız 
her yılbaşı tekrarlanır  bu
sen yeni takvimin sayfalarında gezinmeyi seversin
ben çizilmiş sayfaları koynumda saklamayı.

8 Ekim 2025

AĞUSTOS BÖCEĞİ VE DİĞERLERİ

 

Kumrular da yorulur uçmaktan

ama yılmazlar yuvalarını kurmaktan

rüzgar dallarını uçursa da.


Karıncalar mısır koçanındaki taneler gibidirler

hep yan yana dizilirler taşımak için yediklerini.


Hikayenin kahramanı ağustos böceğidir

çağırır durur yaz boyu eşini

sonra kızıl bir bulut tüner üstüne 

veda vaktidir ağaca

Atar kendini sonra sürülmüş toprağın karığına.


6 Ekim 2025

YILDIZLARA BAKARKEN

Mürvet'e

Yan yana duran
iki yıldız
biraz daha yaklaştılar
dün geceden beri.

ikimizi düşündüm
otuz dört yıllık
beraberliğimizi
o iki yıldız gibi.

ESKİ OĞULLAR

Dön geriye bak dedim anneme
Artık oğullarını çalıyorlar
Yorgunum. Dön geriye bak.
Nerede açmış son çiçek?

1 Ekim 2025

BAŞKA BİR GÜN


Bu gün unuttuğumuz sözcükleri hatırlayalım biraz.

Bu sözcüklerle kurduğumuz cümleleri.

İçinde göz yaşı olmasın.

Hattâ öfke ve nefret de olmasın.

Her şeye rağmen.

Yapabilir miyiz?

Biliyorum zor!

Ama yapabilmek mümkün.

Bu gün bir şiir okuyun mesela.

Sevdiğiniz bir şairden

Kendinize yeni bir tema seçin.

Giydiğiniz şapkayı değiştirin veya eşarbı.

Dudak renginiz de olabilir.

Saçınızı başka türlü tarayın bu gün.

En sevdiğiniz kazağınızı veya hırkanızı da giyebilirsiniz.

Havalar hâlâ soğuk olsa da içinizi ısıtacak bir şarkı mırıldanın yürürken.

Çok zor değil.

Yeter ki kasvet dağılsın biraz.

Kendine yalan söylemek değil bu.

Perdelerinizi açın.

Galiba cesaret için gerekli.

Hayatımızı değiştirmek için.

Bu minik oyunlarla yeni bir başlangıç.

Neden olmasın.

Şiirinizi hâlâ seçmediniz mi?


AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.