8 Mayıs 2025

MEYDAN IŞIKLARI


Nelere göğüs geriyoruz bak

Direnmeye yetiyor hala nefesimiz

Her sabah yeni bir sarsıntı 

Olmaz bu kadarı diyorsun oluyor

Engeller kuşatıyor hayatı


Karanlıkta meydan ışıkları 

Göz göz ne güzel uyanıyor oysa

Yasaklara rağmen aydınlatıyor geceyi

Biraz daha kararlı yürüyor menzile

Kalabalıkların adımları şimdi

Bu iş olacak diyorsun sonunda!



3 Mayıs 2025

ÇIĞLIK


o çığlıkları duydum hep

Karadeniz'de batırılan bir gemiden

çaresiz bir kuytuda derinlere işleyen bir yaraydı

tutunmuştu içimize 


sülfürlü toprakla örtülmüş dağları yaran 

bir madende bulunamadı bedenleri

sokakta patlayan bombanın sesinde


uzak diyarlara kaçan bir gölgeydi denizlerde

bombalanmış evini gömerek acısına 

ekiyordu tohumlarını

başka bir ülkenin çatlağına


yıkılmış kolonların altında 

kimin ayak izleriydi çığlıklar

kötülükleri üstümüzü örten


ağaçları kestiler yol oldu 

suları içilmedi dağların

toprak ağlardı nehir ağlardı o zaman

göç verirdi içimize



ABLUKA ALTINDA İSTANBUL

İşte abluka altındayız yine

tel örgüler sarmış meydanı

leylak kokulu sokaklar tıkalı

Boğaz vapurları uzakta şaşkın 

Boğazdaki akıntı da şaşkın martılarıyla

Haliçin suları da dargın ablukada

Yeditepenin yokuşları 

dar yolları sıkışmış, geçitler de yorgun

Taksim yine sessiz, vakur ve dimdik ayakta 

acelesi varmış gibi

Meydanı bekleyen güvercinler de sabırsız, telaşlı 

Gölgelerin silindiği sulara yansıyan kalabalık

sevincin gök yüzüyle ağarması 

abluka altında direnen ışığın sarması her yanı

Koşuyor insanlar, aydınlık aşıyor ablukayı

Vapurların çalıyor düdükleri, 

karşılıyor sabahın tan rengini

neşeli çocukların çığlıkları kırıyor ablukayı

İstanbul kırıyor zincirlerini.


AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.