25 Haziran 2022

YERE DÜŞEN GEYiKLER

 


Geceye bağladı seni fırtına
Dayanamadın ağladın

Sonra zehir kanayan toprakta
Kurudu göller
Kanadı kırıldı kuşların
Kim konaklar yanlarında
Kim içer bu  suyu artık

Kaçamazdı  ormana geyik
Düştü pençesine avcının
Böyle azaldılar yurtlarında
Böyle azaldı sofralarda katık

Ne gürleyen dereler var şimdi
Ne ağaç söken seller
İtiraz eden yok buzul gecelere
Dayanamadın ağladın 




Akın Güre
2022

23 Haziran 2022

GÖLE AĞIT


 

Ey Gölmarmara Gölmarmara 

Nerede öpülesi yüzün 

Su kuşları da unuttu seni

Gümüş balıklarını  bilen yok

Gökyüzü  özledi arkadaşını


Ömüründen sadece 

Çatlamış  toprağın kaldı 

Hayat damarları  kesilmiş canlıların

Gidecek yerleri  yok

Göçün yokluk anlamı


Ne bulut kalır ne özlem

Kuş geçmez asırlar geçer

Ekin ekilmez o yerde

Umutsuzluk saklanır  derin bir kuyuda

Başında  bekler ağıt çığlıkları

21 Haziran 2022

GALAKSİDE BIR ÇİÇEK



Galaksiden çekilen 

fotoğrafa bakıyorum,

merkezinde tuhaf bir yıldız  

dolduruyor  sonsuzluğu.

nasıl etkiler bu  hayatımızı

doğrusu bilemiyorum.


Soruyorum kendime soruyorum da yanıtını bulamıyorum.

Bir zamansızlığın

durduğu yerde biz

ve o tuhaf yıldız.


Ama basit bir sırrı var

galaksinin

buna evrim deniyor

ve hoşuma gidiyor bu.


Suyun kıpırdamasıyla başlayan 

bir ışık hızıyla, karıma

- seni  seviyorum, diyorum.

Köhne dünyayı değiştirmek için iyi bir başlangıç olmalı bu.

Kaç ışık yılından beri böyle,

imgeler sözün rüyasıdır.





18 Haziran 2022

TAŞTAKİ YAZI


Ayakların üşümüş

Nereden giriyor bu soğuk hava

Bu tedirginliğin hangi aralıktan doluyor içine

 

Yalnızlığın boş bir masa gibi 

Yağmur birikintileri

Güneş serpintileri

Kenarda bekliyor seni telaşla. 

 

Hafızandan silinmiş çocuk uçurtmaları

Beslediğin hayaller

Nasıl aydınlatırdı yüzünü

Bir zamanlar


 

Dışındasın içindeyken hayatın

Bildiklerin el vermemiş - ne fayda

Belki böyle kalacak

Başındaki yazılı bir taşta.

GÜLÜMSE HADİ

 

Eskiyen bşr yanım yok
Saçlarım beyazmış 
Ayaklarım taşıyor ya beni
Kalbimde  güneş sönmedi
Başka ne istesem ki

Denize bakarken
İçimde bir yelken 
Ormana bakarken dallarıyım ağaçların
Yollar dolu  gençlerle
Birlikte bakıyoruz uzaktan şehre
Hiç eskimemişim onlar gibi
Şehir aynı şehir,  martı aynı martı
Kız kulesi saraylar vapur sesi
Şimdi İstanbul'dayım

Bulutlar dağıldı yol veriyor hayata
Sevdiğimi aradım özlemişim
Güneş açtı burada  diyor
Ve kocaman bir gülümsemeyi
Konduruyorum hayatıma.

DENİZLERİ OLMAYAN ÜLKE

Nasıl gömdüm düşlerimi bilsen

Nasıl kıydım canıma

Ellerim paramparça

Yüreğim paramparça

Kıydım  canıma

Vurdum kendimi

Aktı nehir gölgemle

Söğüt eğildi hüzünle

Bıçağımı sapladım göğsüme

 

Nasıl gömdüm düşlerimi bilsen

Hayır bende kalsın sırrı ölümün

Sen kaldır küllerimi yerden

Görmeden kimse

Hatta gökten düşmeden umudun

Denizleri olmayan bir ülkeye göm beni

Tan ağırmadan

Horozlar ötmeden

 

Nasıl gömdüm düşlerimi bilsen

Sana yazdım bu mektubu

Çorak toprağımdan

Sığındığım geceden

Sen ört üstümü

Gizle ayıbımı

Kimse okumasın bu mektubu

Beni boş ver

Soluğunda sakla hep yumruğunu

 

 

SAÇLARINDAN TUTTUM HAYATI

 Dokunduğum yerde mutlu bir esinti

Kendine bağlar seni

Yaprağın hışırtısı
ağacın gövdesinden çıkarken
Günlerin birikmesi
içine yerleşip oturur batan bir güneş gibi
Bir akşam keyfi sofrada
öylesine huzurlu ki
Hiç fark etmeden geçen
uzun bir zaman
Sus sadece dinle şimdi
Geceye saklanan gizli akışı
Yaslan omzuma
Her bahar yeni bir kavuşma
dokunduğun yer
Saçlarından tut hayatı
Olduğu gibi çıplak
Gizle kendine kaybolmadan yıldızı.

GELDİM YİNE

İşte yine başladı aynı kumru sesi

Yine Ayvalık'dasın

Güneş vurmuş yüzüne

Aynı kıyıda denizle baş başa

Sokak selamını aldı bile

 

Bahçenin boylanmış  otları

Toprağın bütün canları

Hayallerinin ortasındadır

Sana merhaba diyor

 

Burada olmak iyi geliyor sana

Değiştirmeye yetmese de her şeyi

Cesaret veriyor kumrunun sesi

Hala bir umut var mı

 

Yine Ayvalık'dayım işte

Geldim toplamaya dağınıklığımı

Üstünü örtmeye üşüyen yerlerimin

Acısını dindirmeye.

 

 

ÇOCUKLUK EVİ VE BAŞKA SOKAKLAR

Hatırlanacaktır o vapur sesleri

Beşiktaş' ta bir yaz durağı evi

İçinde çocukluğun, sokakları buğulu
kaybolduğun ilk rüyalar.
Yüksek merdivenli bir ev, bir akordeon sesi
Küçücük adımların ama küçücük bakışlı
sonra emeklediğin sonra sığındığın bu evdedir.
İçerde kızarmış bir ekmek kokusu
Gençliğin gelir aklına, yaz tatilleri
O açık pencereden duyulur sofranın şarkıları
Aynı vapur sesleri karışır çarşının gürültüsüne
Ve elbette martı sesleri de vardır içinde İstanbul’un
Çünkü kalbidir onlar
bu şehrin, senin çocukluğunun.

AYVALIK EKİNOKSU

bir dönenceyi  yaşamak için gelmeyegör

Ayvalık'da  nasıl uyanır sular maviye

yeşil nasıl giyinir ağaca

bütün kıyıları toplamayagör

kıvrımlarından  dönmeyegör

nasıl doğduğunu  bütün koyların adalara

 

çık yükseklerde bir masaya otur

bir çay söyle kendine 

göğe bak ulaştığın göğe

sevdana akan çiçeğe

yudumunda çoğalt Ayvalığı

bir martı kanadından beyaza giydir onu

ölümüne sev sonra ayırma yanından

 

de ki ayvalık'da bir ekinoks böyle yaşanır

dilim dilim büyür sevdalar paylaştığın kadar

gün  durmadan uzar anlamadan zamanı

yaşlanmak ne umurumda!

 

BAHARIN İYİMSERLİĞİ

 #gidiyorlar ve #gidecekler

güzel yurdumdan

Kökleri kurutan güveler

Zeytinimi kıran gölgeler

#gidecekler elbet birgün

 

Bahar nasıl gelirse memleketime

Bir çocuğun sarı saçlarından

Bir çocuğun gözlerinden

dolacak ülkeme

Özgürlük ve kardeşliğin türküleri

 

#gidiyorlar sonunda yurdumdan

Sabahın şefkatli ellerinden

Bir kumru sesi

damlıyor  hayatımıza

Elbet  #gidecekler

 

TEN VE TOPRAK

Ölürse ten ölür

kalan başka tenlerdir.

Dökülen kurumuş yaprakların

üzerlerine basılıp geçilir

toprak ekilir yeniden

kül olur dökülür denize  

bazen yükselen  alev olur gökyüzüne

ama bu değiştirmez

ölen tenin yoksunluğunu.


Yeniden  biçilir tarlalar 

su kenarlarında canlanır çiçekler 

teninin sıcaklığı çoktan yola düzülmüştür

yeni giysilerini giyer ağaçlar.


Hep böyle olur 

ölürse ten ölür

kalan başka tenlerdir.

 

 

 

AÇIK ŞİİR

Gecenin sabaha en yakın yerinde

Soyulmuş olsun portakal

Ortasından yarılmış nar


Sis dağılmış

Sabaha en yakın yerinde

Karşıla onu

Gece devrilmiş denize

Uyanmış börtü böcek

Ve bütün kuşlar

Ve bütün canlılar


İşe koyulmuş

Dizmeye tuğlaları

Duvar ustaları

Çalışkan arı

Gecenina sabaha en yakın yerinde

Birazdan gün ağaracak.

ALACA GEYİKLER

Zemheri bir soğuk nefesten

Zifiri bir karanlık

inmiş toprağa

Bütün canlılar alemi huzursuz şimdi.

 

Göçebe güvercinler

Uçurum kırlangıçları

Hayatımızdan silinen  deniz kuşları

nerde?

 

Börtü böcek derinlerde

Rüzgar bir kaya kovuğunda

Alaca geyikler

ormana kaçmış.

 

Duyulmaz suyun şırıltısı derelerde

Semada dolaşmaz

yağmur yüklü bulutlar

Öylesine bir karanlık işte!

 

Bilinmez!

Nerde saklanmıştır

O alaca geyikler

Neden hala uykudadırlar?

 

AYVALIK KOKUSU

Koklamak mı istersin Ayvalığı
Tam orta yerindesin
Çek bir iskemle, 
Bir çay iste Mustafa'dan
Dinle konuşmalarını insanların
Şeytanın kahvesindesin
Sesler bir birine geçmiş
Yan bahçeden serçe sesleri
Motorcuların gürültüsüne karışmıştır
İçine çek bu havayı
Gülerken yakala her şeyi
Böyle koklarsın ancak Ayvalığı.

İKİ KIYIDA BİR GÜL

 

Bir yediveren gülüyüm Macaronda
Daracık bir sokağın duvarında
Yaşlanmıştır ömrüm
Bir ucum denize bakar
Rüzgar taşır kokumu
Gider gider de dönerim

Bir yediveren gülüyüm Macaronda
Yanık bir türküyüm  her bahar
Açtım yine sarılarımı 
Başım dayalı bir duvara
Süzgün bir ayrılık var iki kıyıda 
Gider gider de dönerim
Çatlamış toprağım
Kırıktır bir dalım

Bir yediveren gülüyüm Macaronda
Gelen geçen bakar 
Bilmezler ne haldeyim 
Hayallerim susuz bir kuyuda
Açar açarım da saklanırım
Gitsem diyemem karşı kıyıya 

Bir yediveren gülüyüm Macaronda
Sırtım dönük artık denize
Yalan söylemem kendime
Bir ayrılık bir ölüm 
Kök salmış toprağıma
Uzar uzar da kısalırım
Kalmışım buralarda

ZAMANSIZLIK

 

Ve ben  bir gün

zamanı tanıdım

çocukluğum bitti.

 

17 Haziran 2022

MUNZUR İSYANI


İçinden deniz mi geçer çocuk

Munzur’un suları mısın  yoksa

Hangi şahin kaçırmış yüreğini

Nasıl öksüz kaldın böyle

İçinden deniz mi geçer çocuk

Munzur'un rüyası mısın yoksa

Pülümür'den  süzülüp

Fırat'ın sularında

Issız bir çığlık mısın

Nasıl dönüştün uçsuz  bir maviye

Munzur’un kıyısında sor bunu

De ki görenlere

Şu Munzur’da doğurmuştur anam beni

Şu gökyüzünden inmişim

Akar da gelir sularım

Kah bir yıldızım

Kah koyu bir akşam

Dolanır dağlarda ağıtım

Munzur’un bir başı vardır

Öyle gür ki öyle dik - telaşlı

Tanıktır 

Açar çiçekleri her uçurumun

Bırakmayız kimselere Munzur’u 


 17 Haziran 2022

AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.