22 Mayıs 2026

BOŞALDI ZEHİR

Çıktın paltonu giymeden

yaramıza

tuz basılmış

kurtulsun diye zehirden. 


Kurşun kadar ağır hava

düşerken kaldırıma

omzundaki ürkek güvercin

kanın aktı usulca.


Yalnız bırakmadık seni

biriktik başında

yağmur yağdı mumlar üstüne

sönmedi bütün gece.


O sabah

cadde böyle kalabalık 

coşku görmemişti

çoğalmıştı

beklenen aydınlık.


İçimizden boşaldı zehir

böyle yakıyordu işte

yaramızı.




(*) Hrant Dink için yazılmış eski bir şiirim.

9 Mayıs 2026

UMUT BİR KELEBEKTİR


Bazen umut 

kozasından çıkan bir kelebeği andırır

Bir kurtuluşun rengi 

gökyüzüne havalanan


Sonra küçük bir kız çocuğunun 

gözlerinden yürür bir oyun bahçesine

Tutmak istersiniz kanatlarından


Tutulmaz ki 

konar uzak bir yaprağa

Yakalanmaz ki 

umut sadece yaşanır 



7 Mayıs 2026

ONLAR İÇİN AĞIT



Rahat uyanabilir mi insan sabaha

Oturup içinizden şiir yazmak geçer mi 

bir hücreye kapatarak kendinizi, 

sessizce ağlar mısınız yoksa.


Nelere göğüs germiş

katlanmışlarsa onlar

birikmiş bir acı çanağından 

gün yüzüne dökülür şimdi.


Kaybetmenin acısı 

onları geri getirmez

bir yük gibi omuzlarda taşınır. 

Yaşadıklarımız da aynı acıları hatırlatıyor şimdi

parçalara dağılarak yayılıyor içimize.


Nasıl bir nefretti

Nasıl bir öfkeydi bu 

diye soruyorsunuz 

İnsanlığın kör noktalarını saklıyor içinde. 


Hapisde haksızca yatanlar

Tutsak bırakılan seçilmişler

Özgürlüğünü kullanamayan gazeteciler

Savunma yapamayan avukatlar...


rahat uyanabilir mi insan sabaha.

umutlu olmaktan korkarcasına.




1 Mayıs 2026

YAŞLI ADAM VE OĞLU


Yaşlı adamla elinden tuttuğu engelli oğlu

yürüyorlardı parkta 

Boyu babasından uzundu

O fotoğrafı kalbime sakladım

bir hikayenin küllerinde gizlenen keder

başka nasıl anlatılırdı ki?


AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.