Böyledir işte yaz
bir ömür gibi
parlar ve söner hep
yazdan kalan kuru otlar tutuşur birden
bulutlar kapatır göğü
kış yağmurları
yeni bir yazı besler durmadan
sen göremezsin bunu
Böyledir işte yaz
bir ömür gibi
parlar ve söner hep
yazdan kalan kuru otlar tutuşur birden
bulutlar kapatır göğü
kış yağmurları
yeni bir yazı besler durmadan
sen göremezsin bunu
Ansızın yaşanır sararmış yaprak renginde
Kollarında taşıdığın
Zaman ötesi bir sevinç
Dostlarla dolu bir sofrada
Neresinde ömrünün bilmediğin
Bir çağlayanın sesinde
Hayata bağlanmayı öğretir
tutuşmuş sonbaharın renkleriyle
Kucakla onu
Vazgeçtiğin denizler karşılar seni
kurumuş otların sahilinde
Başka hayalde
Neredesin menekşe yüzlüm
Hangi taşlara gizlenmiş saçın
Hangi sulara gömülü gözlerin
Nasıl kaybettiler izini.
Sorsak ne diyeceklerdir
Nasıl örtecekler ayıplarını
Elbirliği edilmiş
Kötülüğün bulaşıcı yeminiyle.
Kimden korkuyorlarsa
Neden saklıyorlarsa
Günahları sığmaz yere göğe.
Ekinler öfkeli ayazda kalmış gibi
Açmaz oldu yazın pamuk tarlaları
Neden susuyorlardır neden
Ah menekşe yüzlüm
Yere eğilmiş dalım
Kurumuş yarınlarım
Küskün çiçeğim
Kara ggözlüm benim
Sen biliyorsundur her şeyi .
Silmeyin yüzümdeki savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın tamtam sesleri ve tenimde isyan.