16 Kasım 2024

HİROŞİMA KARDEŞİM

 

Görmediniz ki

"Büyümez ölü çocuklar"

Eyy mahalleli


Kapıları kilitli

Çalsanız bile açılmaz

Bağırsanız duyulmaz

Öylece uyur beş kardeş

Yırtık bir gecenin kucağında


Açlıkla dolu gözleri

Analarını beklerler

Baba hapiste



29 Ekim 2024

LEYLEKLİ GECE

havada daireler çizerek

göçen leylekleri gördüm

her dönüşlerinde kirlenmiş ülkelerine

acıyarak mı bakıyorlardı

biraz daha azalarak

biraz daha küserek

30 Eylül 2024

BÖYLEDİR İŞTE YAZ

 

Böyledir işte yaz
bir ömür gibi
parlar ve söner hep

yazdan kalan kuru otlar tutuşur birden

bulutlar kapatır göğü

kış yağmurları
yeni bir yazı besler durmadan 
sen göremezsin bunu


26 Eylül 2024

ZAMAN ÖTESİ BİR SEVİNÇ

 

Ansızın yaşanır sararmış yaprak renginde

Kollarında taşıdığın 

Zaman ötesi bir sevinç

Dostlarla dolu bir sofrada 


Neresinde ömrünün bilmediğin 

Bir çağlayanın sesinde

Hayata bağlanmayı öğretir

tutuşmuş sonbaharın renkleriyle


Kucakla onu

Vazgeçtiğin denizler karşılar seni

kurumuş otların sahilinde 

Başka  hayalde



11 Eylül 2024

NARİN'E AĞIT

Neredesin menekşe yüzlüm

Hangi taşlara gizlenmiş saçın

Hangi sulara gömülü gözlerin

Nasıl kaybettiler izini.


Sorsak ne diyeceklerdir

Nasıl örtecekler ayıplarını

Elbirliği edilmiş 

Kötülüğün bulaşıcı yeminiyle.

Kimden korkuyorlarsa

Neden saklıyorlarsa

Günahları sığmaz yere göğe.


Ekinler öfkeli ayazda kalmış gibi

Açmaz oldu yazın pamuk tarlaları

Neden susuyorlardır neden

Ah menekşe yüzlüm 

Yere eğilmiş dalım

Kurumuş yarınlarım 

Küskün  çiçeğim 

Kara ggözlüm benim 

Sen biliyorsundur her şeyi .



24 Ağustos 2024

VERA VE BABASI

Ne desem bilemedim

annesinin elinden kopunca Vera

Baktı babasına giden yola

tel örgülerin arkasında


Bir masal kahramanıydı babası

incilerle süslü kolyeyi boynuna takınca

Uzun yolculuklarda çiçekler

böyle açardı uzun saçlı çocuklara


Gece ışığını  denize ödünç verir

Vera'nın rüyaları yansırdı sulara

Kuşların bir bildiği vardı

mektuplar yazardı küçük elleriyle babasına

bana gökyüzünü getir derdi


Önce haftalar, sonra aylar geçti,

kaç bahar daha boyu uzadı umutlarla

Düğümler çözülünce

babası gelecekti yanına


Anlattığı masal güzel bitecekti.


20 Ağustos 2024

RİNDLERİN ÖLÜMÜ

Kervan geçmez bir yerde

susuz ve aç kalabilirim artık

Sonsuza kadar  bekleyebilirim

doğacak bütün çocukları.


Yeni biçilmiş otların kokusunu giyindim

Sürülmüş toprakların uykusunda

Sizi uyandıran ışıkta gizledim kendimi.


Sabahın  serinliğinde yola çıkan

küçük telaşınızdayım artık

Hatırlamanız için beni.


Sevdiğiniz gülün rengiyim

kapınızda karşılanmış  sevinçler gibi

Arkanızdan yürüyen  gölgeyim şimdi.



8 Ağustos 2024

VEDA


 eski şiirlerden...




Kusurlardan arınmış bir veda 

gönlümde yerin hazır dercesine

uzak yolcukların yorgunluğunda

gökte kavisler çizerek uçan bir kuş sürüsü 

yüzünde esintiyi andıran

unutulmaz bir gülüş

şimdi bir veda zamanı

sevince kanatlanan

savaş ilahlarına inat 

demiri devrimin kalıbında döven 

hasretin baş eğmez tepelerinde söylenir 


hey hey diye başlayan şarkılar 

"dostların arasında" 

"güneşin sofrasında" 

hey heh


uçsuz bucaksız güzelliği umudun

bu bir veda değil 

sesimizin fidelerinden yeşerecek  çocuklar.


8 Ağustos 2024, Ayvalık

1 Temmuz 2024

RESSAM VE TÜY


Yanımdan havalandı güvercin
kanadından düşen tüyle
mağaradaki düşlere götürdü beni

Güvercin kaybolurken
yorulduğumu anladım
korktum yılgın çaresizliğimle

Yaratılmamış olan şey
hangi ressamın
fırçasından damlayacak yine

2024 Haziran

ŞİİRE YAKIŞAN


Hava kurşun gibi ağır

pasın yıllardır kemirmesi demiri

kederli yürüyüşü akan siyah suların

acılarla bilenmiş  öfke

denize dikine inen sessiz kayalar gibi

saplanmış içimize aşınmış umutlar

gövdesi yarılmış ağaçların

böyle havalarda şiirler nasıl yazılır

ne rüzgarın masum esintisi 

ne çaresiz çırpınışı yeter denizin 

haykırmak yakışır ancak şiire

isyanın yol araması kendine.

 

 

SAHİLE VURAN TEKNE

 

Elinden kurtulmam
çok zaman aldı devin
parçalarımı birleştirmek için
çok kaleler zapt ettim
çok denizler keşfettim.
Yanılgılarımı taşıdım sırtımda
yaralarımı iyileştirdim
arkamda fideler ektim
toprağını değiştirdim
köklerine sabah rüzgarı üfledim.
Sahile vuran parçalanmış
bir tekneydim
kıpırtısız bir geceyi soluyan
bulduklarında nabzım atıyordu halâ.

25 Mayıs 2024

ALTINI ÇİZDİKLERIM

 

yazımın altına 

bir çizgi çekiyorum 

sabırlı çileli bir arzuyla


şiirimin altına 

bir çizgi daha çekiyorum 

bütün inadımla


duyulmayan öfkemin altına 

bir çizgi daha çekiyorum 

nefesimi tutarak


çizgiler arttıkça kabarıyor 

yaşama sevincim.

21 Mayıs 2024

BAVUL


Meraklanmayın toparlandım

Yolculuğun keyfine hazırım artık

Düşünecek bir şey yok fazla

Ağlanacak da

Hazırım işte

Gereken her şeyi aldım yanıma

Özlemlerimi

Mutlu anılarımı

Okuduğum kitapları

Yazdığım şiirleri 

Doğdunuz günleri

Acıkırken ağlamanızı

Her şey bavulumda

Hazırım yolculuğa

En güzeli ne biliyor musunuz

Hasret yok oralarda 

Parçalanmışlık yok

Onları bavula koymadım

Ama fotoğraflarınız

Sizlerin ve annenizinkileri aldım yanıma

Gençliğimin toprağından 

Yetişen her şeyi 

Koydum bavula 

Sığmaz diyordum baştan

Ne kolaymış meğer

Hepsi sığdı

Tasalanmayın

Ben bavulumla

İyiyim yanınızda



22 Nisan 2024

YAZ KIVILCIMI



Oturduğum bankta
bir kanat sesi bana kal dedi
sarmak için yaralarımı.
Bir yaz ateşi  kıvılcımlandı içimde,
bir ağaç gölgesinin uykusunda
kavuştum göğün rengine.

Bağlandım gövdesinden uzayan
yeni bir dal gibi hayata,
zamanı unutan bir dalgınlıkla
kuşların sevincine açtım kalbimi.

Kesilmiş ormanların hüznü var içimde yeni bir yazın eşiğinde.

Yaprağın altına gizlenen tomurcuk 
alıp götürecek beni birazdan
kuşların uçtuğu yere.


7 Nisan 2024

YAREN LEYLEK

Bulut ödünç verdi  ihtiyara kanadını

göl umudunu

rüzgar uçurdu haberi

Yaren leylek duydu bunu

gölün ucuna kondu

yani adamın başına

gagasıyla selam verdi

sallandı dünya 


Yüzünün şavkı ihtiyarın 

oracıkta bir başka vurdu suya 

ağaçlar oynaştı

hasret tomurcuklandı

asıldı küreğine 

ağlarını serdi umuda



1 Nisan 2024

BEN EN ÇOK BABAMI ÖZLEDİM


Kanatları yorgun, erken göçerlerdi 

babamdan bilirim

sigarayı içine çekerken 

gözlerini kısardı

kısacık biterdi baharlar 

neden bilinmezdi, çabuk ölürlerdi

razıydı eksik kalana

ne zaman gitsem veda bakışları

gözü yaşlanırdı görünce torunlarını.


Yaşlanınca ağır geldi hayat

ve istediği oldu sonunda

dayanamadı kalbi. 


Şaka yapmayı sevmezdi

1 Nisan günü  toprağa verdik onu. 



23 Mart 2024

EKİNOKS SEVİNCİ


Sabahın rengi var gecenin karasında

menevişlenir sevincimiz

adettendir göklerin kıyısında bir gamze gibi

çiçek açar ağaçlar.


Ah al al üstümüze özgürlük yağsa da 

göz yaşlarını silse analar

ve çocuklar aç uyumasa.


Her ekinoks zamanı kızıla boyanmış 

bir neşe gün batımında

gökyüzünün eşitliğine aldanıp açsa.

 

20 Mart 2024

SON MUTLULUK

hep  yarınları konuştuk

çocuklar büyüdüler 

giysileri küçüldü  bir kenarda

kaç kış, kaç yaz geçti sonra

eksildik bir başımıza


elimizden kaçarken zaman

sen gözlerini bana bırak

ne yaparsak yapalım 

değiştiremiyoruz sancıları

olduğunca kalır bize sabahlar

sonrası yok işte

kalan sen ve ben

razıyım her şeye

senin kaşların ipince

burnun hala güzel 

en çok neleri sevdiğini söyle



13 Mart 2024

ÇORAK TOPRAKLAR ÜZERİNDE


Bu çorak topraklar alıştırdı seni

evlerde tüten acılara.


Benden dinlesen

kaç yok oluş hikayesi gizli

nasıl tükenmiştir onca yollar.


Kıyılardan dağlara tırmanırsan

gördüğün acımasız bir yağmadır

ağlayan bir çocuğun 

bakışlarında saklı

kırılan dalların sesi,

çaresiz kalmak ağır gelir insana.


Kaçmak kurtuluş değil

sırtına saplanmış bir bıçak gibi

peşinden gelir yaşadığın memleket.


Dağları bayırları delse de haykırışın

sen buraların acısıyla yaşlandın

böyle yazılacak toprağa adın.


15 Şubat 2024

RIZA


Bırak her şey yarım kalsın böyle
beklesin daha 
giyilmemiş elbiseler 

gidilmemiş yerlerde
doğsun güneş

Selamımı alsın uzaklar
ulaşamadığım yerde

Elimdeki yük, 

içimdeki rıza yeter bana.

14 Ocak 2024

AH SEVDALAR


Şimdi Cennet Tepesinde olsam
karşımda Lale adası, 

ona daracık bir köprüyle bağlanmıştır

Cundanın yeşil gözleri

Çayımı yudumlarken
bir şiir hayal etsem

uzun sevdaların renginden süzülmüş,

en olmayacak kadar  özgür
ve arınmış 

      yorgunluğumdan

Sonra bir yaprak gibi
konsam yüzünüze. 

SONSUZLUK VE BİR GÜN


Pencere kenarlarında çiçekleri
uzasınlar diye
sabahları suladık hep
görünmez kıldık korkuları

Susmadı cır cır böceği de
çırpınıp durdu zavallı
yaz da bitti sırtında

Yeniden kışa gömdük kendimizi
ve kurumuş yaprakları
başka bir yıla taşıdık zamanı

5 Ocak 2024

YAŞLI ADAM VE ÇINAR


Parktaki çınarın altına gelirdi adam

her gün gazetesini okumaya.

 

Çayını yudumlarken 

ağacın dalları arasından 

gökyüzünü seyrederdi arada. 


Ağaç ne kadar uzun

hayat ne kadar kısaydı ona. 

Bir çay daha isterdi garsondan

biraz daha kalabilmek için

ağacın altında. 


 

4 Ocak 2024

AYVALIK KIŞI

Tersinden giyilmiş bir elbiseye 

benzer Ayvalık

kış mevsiminde.

Gece yıldızların uzaklığı 

yağmıştır 

sessiz  sokaklara.

Dalları kırık zeytin ağaçları

yeşile durmuş öylece bakar

ve hasret şarkılarını söyler sana.



2 Ocak 2024

ALDANMIŞIM MEĞER

Yollar birleşir derdim

Uzak diyarlar yakınlaşır, inandım

Işığa kapılan kelebektim koştum yanınıza 

Temiz bir gökyüzü akardı içime 

Bağışlamanın duru sevinci

Beyaz bir çiçek gibi yürürdü yüreğime 


Bilemedim hırçın bulutların geleceğini

Zemheri kışların soğuk ellerinde

Çiçeklerin susacağını


Biz derken yok sayın beni

Yarılmış bir ağaç oyuğunda 

Teslim ettim ruhumu. 



AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.