8 Şubat 2021
ŞİİR BU
27 Ocak 2021
HİÇ
2 Aralık 2020
BİTMEYEN TÜRKÜ
13 Ekim 2020
Önce Ağaçlar Öldü
Önce ağaçlar öldü
Sonra dereler arkalarından
Ağaç yarasından.
Çünkü çok hoyrat ellerimiz var
Çok keskin nişancılar
Ağaçları vurdular.
Kuşlar göçtü yangından
Bir çöl susuzluğu savurdu
Neden niçin diye sormadan.
Ne oyun bahçeleri
Ne kuşlara yuva kaldı
Her yer sel yangını, batak.
Önce ağaçlar öldü
Sonra biz arkalarından.
15 Ağustos 2020
Çocuktular, ama
Birçok isimleri vardı onların
Bazıları çocuk denecek yaştaydı
Bazıları delikanlı
Uçsuz bucaksız bir derya
Sönmemiş bir kor
Susuz bir toprak gibiydiler.
Uzun bir yoldan gelip
Uzun bir yola koyulmuşlardı
Pençe pençe izleri yaralarından
Hiç silinmedi.
31 Temmuz 2020
Türkü
Bahar da geçer sevdam
Özlem de biter
Dert de
Sarılınca sana.
Ama ne zaman
Bir türkü duysam
İçim yeşerir yeniden
Tutulurum sana.
Aynı yerdeyim
Kaldığı yerden devam etmeli her şey
yalnızlıklar insanın yorgunluğu
Yeniden buluşalım iyisi
Yüzümüze vuran serinlik gibi karşıla beni
Bak çayını içebelirim yanında
Bu temiz örtülerle oturduğumuz masa
Anlat nasıl başladığını ve hiç bitmediğini
Bak bu ilmikten geçirdim her şeyi
Diz yan yana geçmişi
Bağla sımsıkı geleceği
Her şey durduğu yerde ve kaldığı kadar iyi
Gelirken anlattığım gibi.
Tarihin doğruları
Kaçınılmaz bir yalnızlık var -
anlaşılmaz ayırır sizi
bile bile göze almak suçlanmayı
doğrucu olmak uğruna
tek başına
sorular güven verir bana
Bilirim ki azlıktan doğar çokluğun kazandıkları
Ve
böyle yazılır tarihin doğruları
Anın güzelliği
Akıyordu su
Göğün kaynağından
Emek yeşerdi
Çoğaldıkça birikti
Biriktikçe güçlendi
Ufkun güzelliği.
Kucağımızda çocuk
Hayallerimizi besleyen
akan su
sesini verdi ışıyan geceye.
Böyle yazılmalı bir şiir
3 Temmuz 2020
Kaktüs Çiçeği
29 Haziran 2020
Saklandığım Yer
Tam ortasındadır hayatın
Açar çığlığını
Güneşin turuncu uzaklığında
Yaprakları yalınayaktır
Yaşını sır gibi saklar
Ağaçların arasındaki
Suyun durmayan akışında.
20 Haziran 2020
Aynı yer ve gökte
Yirmisinde neysen
Yetmişinde bile değişmez,
Öylesine bir sihir
kaynağı bilinmez
Bir ırmak akar durur
Doğum ve ölüm aynı göldür
Aynı gece yanar söner
Ve sen
Hep peşinden koşarsın
İçine sığamadığın
uçsuz bir denize
Ne yaş dinler
ne baş
Aynı nefes
gök ve yer.
17 Haziran 2020
BİR VEDA
Aynı evrende bir ışık zamanıydı
Sonsuzluk kadar uzun
Parmağım kadar yakın
Bir yıldıza dokunduğumda
Biliyorum ikimiz de
Zarar vermeden birbirimize
Toprağın sıcak bağrına
Özenle bıraktım onu
Bir vedaydı aynı ışığıkta yolculuk
Bir gül gibi açtı
Kayıp giderken başka bir zamana
2020, Ayvalık
Dostun bıraktığı yerden
Kaldığı yerden devam etsin her şey
Bitmeyen sevdalar gibi yalnızlıklar da bitmez
ki yalnızlıklar insanın alın teridir.
Yeniden buluşalım iyisi
eski günlerdeki gibi.
Yüzümüzdeki serinlik gibi karşıla beni
Bak çayını içebilirim yine
Bu temiz örtüler,
şu karşılıklı oturduğumuz masa
yeniden dolsun aramızda.
Anlat nasıl başladığını ve
hiç bitmediğini zamanın
Bak bu ilikten geçirdim düğmeleri
buraya gelene kadar sensiz her şeyi.
Diz yana yana geçmişimizi
bağla sımsıkı geleceği
Her şey durduğu yerde
kaldığı kadar iyi
Gelirken anlattığım gibi.
Ayvalık, 2020
22 Aralık 2019
Sığırcıklara bakarken
Bir ağaçtan ötekine, derken
dolandık gökyüzü birlikte uçtuk
Kah sevildim kanatlandım
kah düştüm yaralandım
aralarında .
17 Aralık 2019
Şarkılar yalan söylemez
Başındaki şapkan gibi
Boşlukları doldursun
Peşinden git bulutun
7 Eylül 2019
Yiğitlerin Ardından
29 Temmuz 2019
Böyle yazılmalı bir şiir
11 Mayıs 2019
HAYAT DERSİ
Üşüyen elim.
Sıcak elimi uzattım
Susma diren!
4 Şubat 2019
Aydınlığın Tek Değil
sonsuza değin susmayı dünyada
yaşam tek senin aydınlığın değil ki
senin için indirilmedi okyanuslar
yaşamayı ciddiye alıyorsan
vazgeçmek de onurlu bir ayrılış sayılmalı
ve senden kalan tek armağan
önde yürüyen aydınlığın olmalı.
28 Ocak 2019
Kar Yağar Toprağıma
BAHAR İÇİN İLK SONE
21 Aralık 2018
Neredeyim, nereye?
Kaybolmuş göllerin mavisiyim
Gidecek yerim yok, kalacak yerim de
Aradığım şey belki hiç yaşanmadı
Bundan sonra da yaşanmayacak belki de
30 Eylül 2018
Ateşten Sabah
sımsıkı sarsın bedenimdeki yarayı.
Yorgun Nehir
fırtına diner mi ?
Yıkıntılar geçmiş üstümüzden
basılmadık yerimiz yok.
Yollar hep taşlık, çamur, köprüler yıkık.
Ellerimiz hapsolmuş,
bir boşlukta çocuklar asılmış,
gülleri dökülmüş bahçelerin
erkenden eğilmiş fidanlar.
Sabahlar yokluğun uykusunda
nehirler hep yorgun
taşar taşar da ağlar
yıkar yıkar da ağlar.
Kimse bilmez
kavuşmazsa toprak suya
nasıl durulur bu karanlık?
Kim der yola çıkma vaktidir
Kim çağırır seni
davullar çalsın, ateşler atlansın diye.
Bana Yeten
15 Ağustos 2017
Toprağın Dili
-Adalet için yürüyenlere
çatlayan toprağın dili
varmış meğer yağan yağmurda
yükünü taşıyan rüzgarı varmış
yatağından taşan derelerin
varmış meğer.
kurtulup yalnızlığından
bulut olmuş özlemlere
akıp durmuş mavi göğe
demek bildiği varmış
13 Haziran 2017
Dokunduğum Ateş
Bir kum tanesinden küçük
Kendi içinde kaybolan büyük bir ateş
dokunduğum
yaşadığım gibi.
4 Haziran 2017
Tutunacak yer
yuvalandığı kuytuda
Doğurgan kasırga
uç diyor boyuna
enginliği göstererek
Sakladığı esinti
kulağımıza fıslıdıyor
böyle büyümedi mi çocuklar?
Temiz bir havayı içime çeker gibi
geçmişi önüme koyuyorum
29 Nisan 2017
Biz bize
Yer çekimsiz bir dünyada
Uzaklara tutunan bir göçmen kuş gibi
Daha azla yetinmek her şeyde
Sevgi gibi azalmışsa dostlar
Bu yeter demeli
Yarının üstünü örten bugünse
Bugüne bakalım yine
Ne kalmışsak getirin
Bir ateş yakalım
Biz bize.
Yaralı albatros
Hayalimde okyanusu geçerken kokladığım
Sahile varamadan yakalandım pençesine
Bir pencere kenarı olsun isterdim
28 Nisan 2017
Yine doğur beni anne
Saçları lüle lüle
mor entarisiyle
ve gözleri çakmak çakmak mavi.
Yarın beni böyle doğur anne
Bilirim çok istemişsin kız olmamı
saçları saman sarısı
alnında sarkan tokası.
Gençliğini verir miydin bana
yine anne?
15 Haziran 2016
Bir Volkanın Ağzında
yoksa vahası olmayan bir çölde miyiz
bulutların değdiği orman
başka yerlerde mi
Bir volkanın ağzında mıyız
yoksa bir çölde mi vahası olmayan
elimizden kaçan yaban hayat gibi
bizden kaçırılmış olan
yoksa bizi gömecek çölde mi
bu suyun bir çatlağı olmalı
taşıp yeryüzüne konmalı
30 Nisan 2016
1 Mayıs'a Selam
Binlerce polis ve yasaklar
Yollar kapanacakmış
Yürümesin emeğin sesi
1 mayıs sabahında özgürce
Adımlamasınlar hayatı diye.
Göğün örtüsü çiçeklerden
Su gibi aksın yollara.
Avucundaki sıcaklık
Değmeli kolundaki arkadaşının tenine
Ve bütün dünyaya.
Bu tutuşan kötülük
Bekleyen fişekler
Polis arabaları
Niye?
Bırakılan karanfillerden
Uçan güvercinler olacak yine
Buradayız hâlâ
Dönüş yok geriye.
14 Mart 2016
Distopya
Acıların seslerini duyuyorum,
tutsak edilmiş hayatların
29 Ocak 2016
Yüzümdeki Ayna
Gri bir gökyüzü iniyor toprağa
gecenin parıldayan yıldızı bekliyor sabahın tazeliğini
soluyorum yavaşça biraz ürkek
ve sabırla.
dikenlerle savaştım ektiğim ağaçlarda
ısrarla yürümekten yoruldum
önümdeki engeller nefesime meydan okuyor
yalnızlık eriyor sabrımın ateşinde.
ama hala yüzümde eski bir fırtına
duru atlar gibi koşan önümde
kabaran toprakta ayak sesleri
beklenen gün ağarsın diye.
kimse düşmesin vurulup yere
ekilen düşler acıtmasın içimizi
bir yedi veren gülü gibi
aydınlatsın bahçeyi.
9 Ocak 2016
ARİF BUZA SELAMIMDIR
(Bana karşılıksız dostluğu yaşatan, resim yapmayı sevdiren, aziz dostuma)
İki kesim arası hızlanır hayat
suyun akışı
tembel bir ışık gibi koyulur yola.
Atları bağlamışlar meydana
zaman salınmıştır kuyuya.
Aslında her şey bir anda başlar
ve biter kararınca
çaylar gelir
şeker erir
bir çırpıda.
Her şey yeniden yaşanır
çizdiğin kağıtlarda
iki kesim arasında.
Yakanda bir asma şenliği
sıkışmış zamana.
Hele bir tanıdık gelmişse yanına
orada kal.
Yetindiğin kadar güzeldir hayat
bitiremediğin kadar başında.
Sonu gelmeyecektir
sen kaçtıkça
iki kesim arasında.
7 Ocak 2015
Yorgun Nehir
Rüzgar tersine döner bir gün
Yağmur diner
Umutsuzluk dağıtmayın
Ey kaçacak delik arayan beyler
Rüzgar tersine döner birgün.
2
Tanklar geçmiş üstümüzden, neden
basılmadık yerimiz kalmamış?
Yollar hep taşlık, çamurdur
ve köprüler yıkık.
3
Çocuklar asılmış, tek damla kan yokken.
Sabaha eğilmiş bir fidan
yüreğe saplanır.
Vurulduk ey halkım bizi unutma.
4
Nehirler hep yorgun mu akar.
Taşar taşar da ağlar insan
Sen yoksun diye dolar sokaklar.
5
Kavuşmazsa toprak nasıl kabarır, yürek zıplar?
Söyle davullar çalsın, ateş atlansın.
Yoksa dinmeyecek bu yağmur.
20 Ekim 2014
Insan iki kere yaşarmış babasıyla
Yaşlanınca ne çok arıyorum babamı -
keşke yaşasaydı daha keşke
kavgalar kırgınlıklar
hiç birinin değeri yokmuş
hiç bir şey babamdan önemli değilmiş
Keşke olsaydı yanımda
Bak bunlar torunların -
diyebilseydim bağıra bağıra
Bakın o sizin büyük dedeniz -
gösterebilseydim onlara
Bu uçsuz denizde yaşamak
ne eğlenceli
ve macera dolu
bilseniz -
anlatabilseydim onlara.
İnsan iki kere yaşarmış babasıyla -
öldüğünde
Yaşlı bir çocuk gibi kalırsınız
arkasında.
Ayvalık, 9 Temmuz -20 Ekim 2014.
19 Eylül 2014
Özlenen Sabah
Kapında bekleyen yoldaş
sana seslenir -
kuşan yetiştirdiğin çiçekleri
Masum gençliği
allı morlu sevdanın
boşalan yağmur gibi ansızın
filizlenir
23 Ağustos 2014
Savaşın Çocukları
Çocuklar hala
sallanıyor aynı salıncakta
altlarında bir dünya
patlamamış bir mermi kovanı ağızlarinda
DENİZE İNEN YOL
bir masa yazdan kalma,
akşama daha var.
Bir kelebek konar masama
hayata dokunur
Yıldızlar aralanır,
ölüm denizin arkasında.
5 Temmuz 2014
YILLARI YOK TEMMUZLARIN
6 Mayıs 2014
BAHARLA GELEN
Döndüm yine
baharın yuvalandığı topraklara
çiçeklerini okşayan ılık rüzgar
taşıdı beni kıyılara.
Yabansı otlar, böcekler, solucanlar
hepimizi sarmalayan ışığın unutulmaz hazzı
eriyip gidiyoruz bahçede.
Her ilk baharda yaptığım gibi
toprağın derinlerine vuruyorum kazmayı
gökyüzüyle buluşmasını istiyorum
ektiğim tohumların.
İşte bu beni iyileştiren
sonsuzluğa gizleyen cesaret
hayallerimde yaşattığım korkusuzluk
saklandığım hayat.
7 Şubat 2014
YOL UZADIKÇA BÜYÜYORUZ
28 Ocak 2014
AFRİKALI AĞIDI
Silmeyin yüzümdeki savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın tamtam sesleri ve tenimde isyan.
-
Ölüm birleştirir bıraktığı boşlukta onları
-
Peşi sıra geliyor ölümler teker teker düşüyor dostların acı haberleri. Bu kadar çok muyduk diye sormak boşuna. kaybederken birimizi bir çağ...
-
De ki nedir sihir Günler yorgunsa Aydınlığa çıkmak için İçimizden silinmez Unutulmamış acılar Elini ver gülümse De ki zamanıdır Yaraları ...