20 Ocak 2025

YAĞMUR OL ORMANIMA

 Ovada inliyordu yağmur

Deniz gülüyordu küskünlere 

Gülsün halime de

Günahlarıma, sevaplarıma

Aldırmam, alayına.


Sonra kendine çeksin yıldızlar beni

Yağmurla dolsun ormanlarım

Derinlerime işlesin su

Kavrulmuş köklerime

Nehirlerimle birleşsin sonra


17 Ocak 2025

KORKU DAĞLARI

 

Korkuluklar vardır hep kapatır yolları

aşkı, sevdayı zincire vurur


insanı zavallı yerine koyan

söz dinlemez o karanlıklar.


Artık elinden tutulmaz yarınlar

uçurtmaları süzülmeyen baharda


üzgün bir pınar,

sahipsiz  eşyalar gibi kalacaktır.


Böyle büyür arkamızdan

bize benzemez çocuklar


yeni ülkelerine uçarlar

ama sarışın, ama mavi kanatlarından.


Korkuluklar ve biz kalırız

günahlarımızla yanan otlarla


dönmelerini konuşup,

bakarız arkalarından.



13 Ocak 2025

SINIRDA

 

 

Sen sınırı bir geç hele
Takılma barikat dikenlerine
Sonrası kardeşliktir zaten 
Alıştırma korkuya elini
Sınırı sınır bellleme.

Başka baharları da vardır mevsimlerin
Yaz kurak, kış çöl değildir.
Başı eğik gibi durur, ama değildir
Gövermiş gibi omuzlarında
Yalnız bir dağa benzer, 
Güler gibi bakar, 
Ağlar mı, değildir.

Sınıra yaklaşırken korkarsın
Korkutmuşlardır çünkü gözünü
Ayaklarına dolanmışsa içindeki uçurtma
Bakma geriye sınırdaysan eğer
Gerilmiş yayından fırlayacak birazdan okun
Nereye saplanır kalbin korkma
Sen de sınırı geçtin sonunda.

Mart, 2025
Akın Güre

1 Ocak 2025

DUT AĞACININ MÜJDESİ


 Bir tek o kaldı

o kaldı yanımızda
gökyüzünü bir gölge gibi kapatan
rüzgarımızı durduran
kuşları kaçırtan
gökdelenin karşısında.

baktım baharla uyanan dallarının ucunda
yeşillenmiş tomurcukları dut ağacının,
bir tek o kaldı avucumuzda.

DÖNGÜ

 


Küçülmüş kazaklarımızdan söktüğü ipleri

Yeniden örerdi annem 

Bizi giydirmek için.


Zaman sökülmüş  ipler miydi

Giyilmiş bir kazaktan 

Örüp duruyorduk yeniden.


16 Kasım 2024

HİROŞİMA KARDEŞİM

 

Görmediniz ki

"Büyümez ölü çocuklar"

Eyy mahalleli


Kapıları kilitli

Çalsanız bile açılmaz

Bağırsanız duyulmaz

Öylece uyur beş kardeş

Yırtık bir gecenin kucağında


Açlıkla dolu gözleri

Analarını beklerler

Baba hapiste



29 Ekim 2024

LEYLEKLİ GECE

havada daireler çizerek

göçen leylekleri gördüm

her dönüşlerinde kirlenmiş ülkelerine

acıyarak mı bakıyorlardı

biraz daha azalarak

biraz daha küserek

30 Eylül 2024

BÖYLEDİR İŞTE YAZ

 

Böyledir işte yaz
bir ömür gibi
parlar ve söner hep

yazdan kalan kuru otlar tutuşur birden

bulutlar kapatır göğü

kış yağmurları
yeni bir yazı besler durmadan 
sen göremezsin bunu


26 Eylül 2024

ZAMAN ÖTESİ BİR SEVİNÇ

 

Ansızın yaşanır sararmış yaprak renginde

Kollarında taşıdığın 

Zaman ötesi bir sevinç

Dostlarla dolu bir sofrada 


Neresinde ömrünün bilmediğin 

Bir çağlayanın sesinde

Hayata bağlanmayı öğretir

tutuşmuş sonbaharın renkleriyle


Kucakla onu

Vazgeçtiğin denizler karşılar seni

kurumuş otların sahilinde 

Başka  hayalde



11 Eylül 2024

NARİN'E AĞIT

Neredesin menekşe yüzlüm

Hangi taşlara gizlenmiş saçın

Hangi sulara gömülü gözlerin

Nasıl kaybettiler izini.


Sorsak ne diyeceklerdir

Nasıl örtecekler ayıplarını

Elbirliği edilmiş 

Kötülüğün bulaşıcı yeminiyle.

Kimden korkuyorlarsa

Neden saklıyorlarsa

Günahları sığmaz yere göğe.


Ekinler öfkeli ayazda kalmış gibi

Açmaz oldu yazın pamuk tarlaları

Neden susuyorlardır neden

Ah menekşe yüzlüm 

Yere eğilmiş dalım

Kurumuş yarınlarım 

Küskün  çiçeğim 

Kara ggözlüm benim 

Sen biliyorsundur her şeyi .



24 Ağustos 2024

VERA VE BABASI

Ne desem bilemedim

annesinin elinden kopunca Vera

Baktı babasına giden yola

tel örgülerin arkasında


Bir masal kahramanıydı babası

incilerle süslü kolyeyi boynuna takınca

Uzun yolculuklarda çiçekler

böyle açardı uzun saçlı çocuklara


Gece ışığını  denize ödünç verir

Vera'nın rüyaları yansırdı sulara

Kuşların bir bildiği vardı

mektuplar yazardı küçük elleriyle babasına

bana gökyüzünü getir derdi


Önce haftalar, sonra aylar geçti,

kaç bahar daha boyu uzadı umutlarla

Düğümler çözülünce

babası gelecekti yanına


Anlattığı masal güzel bitecekti.


20 Ağustos 2024

RİNDLERİN ÖLÜMÜ

Kervan geçmez bir yerde

susuz ve aç kalabilirim artık

Sonsuza kadar  bekleyebilirim

doğacak bütün çocukları.


Yeni biçilmiş otların kokusunu giyindim

Sürülmüş toprakların uykusunda

Sizi uyandıran ışıkta gizledim kendimi.


Sabahın  serinliğinde yola çıkan

küçük telaşınızdayım artık

Hatırlamanız için beni.


Sevdiğiniz gülün rengiyim

kapınızda karşılanmış  sevinçler gibi

Arkanızdan yürüyen  gölgeyim şimdi.



8 Ağustos 2024

VEDA


 eski şiirlerden...




Kusurlardan arınmış bir veda 

gönlümde yerin hazır dercesine

uzak yolcukların yorgunluğunda

gökte kavisler çizerek uçan bir kuş sürüsü 

yüzünde esintiyi andıran

unutulmaz bir gülüş

şimdi bir veda zamanı

sevince kanatlanan

savaş ilahlarına inat 

demiri devrimin kalıbında döven 

hasretin baş eğmez tepelerinde söylenir 


hey hey diye başlayan şarkılar 

"dostların arasında" 

"güneşin sofrasında" 

hey heh


uçsuz bucaksız güzelliği umudun

bu bir veda değil 

sesimizin fidelerinden yeşerecek  çocuklar.


8 Ağustos 2024, Ayvalık

1 Temmuz 2024

RESSAM VE TÜY


Yanımdan havalandı güvercin
kanadından düşen tüyle
mağaradaki düşlere götürdü beni

Güvercin kaybolurken
yorulduğumu anladım
korktum yılgın çaresizliğimle

Yaratılmamış olan şey
hangi ressamın
fırçasından damlayacak yine

2024 Haziran

ŞİİRE YAKIŞAN


Hava kurşun gibi ağır

pasın yıllardır kemirmesi demiri

kederli yürüyüşü akan siyah suların

acılarla bilenmiş  öfke

denize dikine inen sessiz kayalar gibi

saplanmış içimize aşınmış umutlar

gövdesi yarılmış ağaçların

böyle havalarda şiirler nasıl yazılır

ne rüzgarın masum esintisi 

ne çaresiz çırpınışı yeter denizin 

haykırmak yakışır ancak şiire

isyanın yol araması kendine.

 

 

SAHİLE VURAN TEKNE

 

Elinden kurtulmam
çok zaman aldı devin
parçalarımı birleştirmek için
çok kaleler zapt ettim
çok denizler keşfettim.
Yanılgılarımı taşıdım sırtımda
yaralarımı iyileştirdim
arkamda fideler ektim
toprağını değiştirdim
köklerine sabah rüzgarı üfledim.
Sahile vuran parçalanmış
bir tekneydim
kıpırtısız bir geceyi soluyan
bulduklarında nabzım atıyordu halâ.

25 Mayıs 2024

ALTINI ÇİZDİKLERIM

 

yazımın altına 

bir çizgi çekiyorum 

sabırlı çileli bir arzuyla


şiirimin altına 

bir çizgi daha çekiyorum 

bütün inadımla


duyulmayan öfkemin altına 

bir çizgi daha çekiyorum 

nefesimi tutarak


çizgiler arttıkça kabarıyor 

yaşama sevincim.

21 Mayıs 2024

BAVUL


Meraklanmayın toparlandım

Yolculuğun keyfine hazırım artık

Düşünecek bir şey yok fazla

Ağlanacak da

Hazırım işte

Gereken her şeyi aldım yanıma

Özlemlerimi

Mutlu anılarımı

Okuduğum kitapları

Yazdığım şiirleri 

Doğdunuz günleri

Acıkırken ağlamanızı

Her şey bavulumda

Hazırım yolculuğa

En güzeli ne biliyor musunuz

Hasret yok oralarda 

Parçalanmışlık yok

Onları bavula koymadım

Ama fotoğraflarınız

Sizlerin ve annenizinkileri aldım yanıma

Gençliğimin toprağından 

Yetişen her şeyi 

Koydum bavula 

Sığmaz diyordum baştan

Ne kolaymış meğer

Hepsi sığdı

Tasalanmayın

Ben bavulumla

İyiyim yanınızda



22 Nisan 2024

YAZ KIVILCIMI



Oturduğum bankta
bir kanat sesi bana kal dedi
sarmak için yaralarımı.
Bir yaz ateşi  kıvılcımlandı içimde,
bir ağaç gölgesinin uykusunda
kavuştum göğün rengine.

Bağlandım gövdesinden uzayan
yeni bir dal gibi hayata,
zamanı unutan bir dalgınlıkla
kuşların sevincine açtım kalbimi.

Kesilmiş ormanların hüznü var içimde yeni bir yazın eşiğinde.

Yaprağın altına gizlenen tomurcuk 
alıp götürecek beni birazdan
kuşların uçtuğu yere.


7 Nisan 2024

YAREN LEYLEK

Bulut ödünç verdi  ihtiyara kanadını

göl umudunu

rüzgar uçurdu haberi

Yaren leylek duydu bunu

gölün ucuna kondu

yani adamın başına

gagasıyla selam verdi

sallandı dünya 


Yüzünün şavkı ihtiyarın 

oracıkta bir başka vurdu suya 

ağaçlar oynaştı

hasret tomurcuklandı

asıldı küreğine 

ağlarını serdi umuda



1 Nisan 2024

BEN EN ÇOK BABAMI ÖZLEDİM


Kanatları yorgun, erken göçerlerdi 

babamdan bilirim

sigarayı içine çekerken 

gözlerini kısardı

kısacık biterdi baharlar 

neden bilinmezdi, çabuk ölürlerdi

razıydı eksik kalana

ne zaman gitsem veda bakışları

gözü yaşlanırdı görünce torunlarını.


Yaşlanınca ağır geldi hayat

ve istediği oldu sonunda

dayanamadı kalbi. 


Şaka yapmayı sevmezdi

1 Nisan günü  toprağa verdik onu. 



23 Mart 2024

EKİNOKS SEVİNCİ


Sabahın rengi var gecenin karasında

menevişlenir sevincimiz

adettendir göklerin kıyısında bir gamze gibi

çiçek açar ağaçlar.


Ah al al üstümüze özgürlük yağsa da 

göz yaşlarını silse analar

ve çocuklar aç uyumasa.


Her ekinoks zamanı kızıla boyanmış 

bir neşe gün batımında

gökyüzünün eşitliğine aldanıp açsa.

 

20 Mart 2024

SON MUTLULUK

hep  yarınları konuştuk

çocuklar büyüdüler 

giysileri küçüldü  bir kenarda

kaç kış, kaç yaz geçti sonra

eksildik bir başımıza


elimizden kaçarken zaman

sen gözlerini bana bırak

ne yaparsak yapalım 

değiştiremiyoruz sancıları

olduğunca kalır bize sabahlar

sonrası yok işte

kalan sen ve ben

razıyım her şeye

senin kaşların ipince

burnun hala güzel 

en çok neleri sevdiğini söyle



13 Mart 2024

ÇORAK TOPRAKLAR ÜZERİNDE


Bu çorak topraklar alıştırdı seni

evlerde tüten acılara.


Benden dinlesen

kaç yok oluş hikayesi gizli

nasıl tükenmiştir onca yollar.


Kıyılardan dağlara tırmanırsan

gördüğün acımasız bir yağmadır

ağlayan bir çocuğun 

bakışlarında saklı

kırılan dalların sesi,

çaresiz kalmak ağır gelir insana.


Kaçmak kurtuluş değil

sırtına saplanmış bir bıçak gibi

peşinden gelir yaşadığın memleket.


Dağları bayırları delse de haykırışın

sen buraların acısıyla yaşlandın

böyle yazılacak toprağa adın.


15 Şubat 2024

RIZA


Bırak her şey yarım kalsın böyle
beklesin daha 
giyilmemiş elbiseler 

gidilmemiş yerlerde
doğsun güneş

Selamımı alsın uzaklar
ulaşamadığım yerde

Elimdeki yük, 

içimdeki rıza yeter bana.

14 Ocak 2024

AH SEVDALAR


Şimdi Cennet Tepesinde olsam
karşımda Lale adası, 

ona daracık bir köprüyle bağlanmıştır

Cundanın yeşil gözleri

Çayımı yudumlarken
bir şiir hayal etsem

uzun sevdaların renginden süzülmüş,

en olmayacak kadar  özgür
ve arınmış 

      yorgunluğumdan

Sonra bir yaprak gibi
konsam yüzünüze. 

SONSUZLUK VE BİR GÜN


Pencere kenarlarında çiçekleri
uzasınlar diye
sabahları suladık hep
görünmez kıldık korkuları

Susmadı cır cır böceği de
çırpınıp durdu zavallı
yaz da bitti sırtında

Yeniden kışa gömdük kendimizi
ve kurumuş yaprakları
başka bir yıla taşıdık zamanı

5 Ocak 2024

YAŞLI ADAM VE ÇINAR


Parktaki çınarın altına gelirdi adam

her gün gazetesini okumaya.

 

Çayını yudumlarken 

ağacın dalları arasından 

gökyüzünü seyrederdi arada. 


Ağaç ne kadar uzun

hayat ne kadar kısaydı ona. 

Bir çay daha isterdi garsondan

biraz daha kalabilmek için

ağacın altında. 


 

4 Ocak 2024

AYVALIK KIŞI

Tersinden giyilmiş bir elbiseye 

benzer Ayvalık

kış mevsiminde.

Gece yıldızların uzaklığı 

yağmıştır 

sessiz  sokaklara.

Dalları kırık zeytin ağaçları

yeşile durmuş öylece bakar

ve hasret şarkılarını söyler sana.



2 Ocak 2024

ALDANMIŞIM MEĞER

Yollar birleşir derdim

Uzak diyarlar yakınlaşır, inandım

Işığa kapılan kelebektim koştum yanınıza 

Temiz bir gökyüzü akardı içime 

Bağışlamanın duru sevinci

Beyaz bir çiçek gibi yürürdü yüreğime 


Bilemedim hırçın bulutların geleceğini

Zemheri kışların soğuk ellerinde

Çiçeklerin susacağını


Biz derken yok sayın beni

Yarılmış bir ağaç oyuğunda 

Teslim ettim ruhumu. 



26 Ekim 2023

ZEREN'Dİ ADI


Yıldızlar söndü ansızın

Yok oldu kendine bakarken 

aynasında ömrünün.

Çığlık sesleri aydınlattı geceyi

yurdun arızalı asansöründe 

ölüler gördü sadece.


Ardından yürüdü öğrenciler 

hesap versin istendi sorumlular

direnerek  polisin coplarına 

ölüler gördü sadece.


Suçlular bulunamadı elbet. 

Korkudan atlamasaydı boşluğa

hala yaşıyor olabilirdi,

diye geçti polis  telsizleri. 


Akın Güre

5 Ekim 2023

ŞİİR MİNÖR


Dalları eğik yaşlı ağaçlara bakarken 

huzurlu bir ufuk çizgisinde

düşündüm geçen yıllarımı.


Bilsem bir ömür  böyle geçecek,  

sessiz bir bulut gibi  

beklerdim başlarında.


Arındım bütün ağırlıklarımdan

vakur bir sessizliğe 

kapatarak kendimi.


Sonra  açık denizlerin

kıyılarında karşıladım 

yalın bir sevinci.


2023

28 Eylül 2023

BİR AĞIZDAN

 


Ağlarını çoktan topladı balıkçılar,

Birazdan tezgahındaki kıpır kıpır sardalya için

yoldan geçen müşterisine seslenecek Cevat:

"abi sardalyam yeni geldi, çok taze" diyecektir.



Çarşıda dün gibi azar azar artacak kalabalık

Caddenin girişindeki bankanın 

duvarına yaslanıp kısmetini bekleyecek Hüseyin,

Buranın en yaşlı hamalı o.

Ve ilk sigarasını yakacak.


Kepenkler açılacak birer birer

dünkü gibi,

Tombul domateslerini kasaya

özenle dizecek Recep.


Sokağın gürültüsü 

Dünden kalma bir şölen gibi

başlayacak yine.


Yüzlerindeki ifadelerden 

mutsuz olduklarını sanmayın. 

Hepsi adını koyamadıkları

bir alışkanlıkla 

"merhaba" diye sesleneceklerdir size.



Ayvalık, 2023

1 Eylül 2023

YARALI KUŞ

 

Hayatın öpülmemiş yerlerinde

Kalmış hasretlerin benzemezliği

Geçmiş baharların solgun umutlarına

Saplanan gençliğin

Ama sen


Kuşun uçuşuna bak yine

27 Ağustos 2023

EZGİLİ ŞİİR

Hadi kalkın dereler

Yola koyulalım

Henüz sular  çekilmeden

Zehir akmadan yatağına


Hadi göçmen kuşlar havalanın 

Uzun yolculukları tanırsınız

Son yuvan dağılmadan

Yurdunuzdan kovulmadan 


Hadi bulutlara hasret dağlarım

Yağdır yağmurlarını

Son balta  vurulmadan ormanına

Yetiş bu kıyama


Hadi öksüz tarlalarım

Bahçelerim, bağlarım, meralarım

Kovulmadan köyünden

Dur deyin bu yağmaya



14 Ağustos 2023

AKŞAM MÜZİĞİ

 

Ayvalık sokakları karşı kıyılarla doludur

hasret şarkılarını söyler yorgun mavnalar 

seni koluma takınca nereye gidilirki başka. 

 

Bu şehrin sokakları hep bekleyecek bizi

aynı güneşin batışını öpeceğiz senle

aynı imbat dağıtacak hüznü. 

 

Bu şehrin sokakları ayrılıklarla dolu sevdiceğim

kavuşmanın en sıcak rengi titrer içimizde. 


birikir sessiz  geceye inen bir serinlik 

bu yeter bize.

 

 

24 Temmuz 2023

MUTLU AYRILIK


Bir kadının gelin fotoğrafları

Gökyüzüne bağlanmış mendillerdir

Gizli kalmış göz yaşları

Ayrılık da birleştirir insanları.


Tutuklu kalmış sevdalardır

Boynu bükük çiçeğin kalbinde saklı

Kim demiş ki unutulur

Ayrılık da birleştirir insanları.


Özlemlerin kanadığı yerde sanmayın

Konacak dalları yoktur kuşların

Söz vermişsen kendine

Ayrılık da birleştirir insanları.


Mutlu ayrılıklar yoktur bilirim

Ama  yeminler serpilidir üstüne

Katlanmaya razıyım diyorsan

Ayrılık da birleştirir insanları.

26 Haziran 2023

KAYIP ŞEHiR



Yaşadığım yer böyle değildi

el verdiğim hatıralar silinmiş şimdi

meydandaki  parkta tek başına kalakalmış  koca çınar

Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis. 

Kimi sorsam yok diyecekler

kimi görsem başka bir alemde

bir ayrıksı otuyum sanki yanlarında.

Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis. 


Kurnası yeşil eski çeşmeden anladım değişen her şeyi

kasketine gizlenerek yürüyen 

utangaç adamın bakışlarından anladım bunu.


Yayla'da çınarların hışırtısında

geçen zamanı dinledim.

Hızla kirleniyordu her yer gibi şehir

ne başımı sokacak bir ev 

ne kalabalık  sokaklarda bir tanıdık kalmıştı 

altından geçtiğim ıhlamurun kokusu dışında.


Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis. 

Biliyorum ait olduğum başka bir ülke de yok

arkamdan ağlayacak kimsem de.




24 Haziran 2023

KÖTÜCÜL ÇAĞ

 

nasıl anlatsam beklenen yağmurun tıpırtısını

olgunlaşan kirazın rengini

balkondaki çiçeğin müjdesini

nasıl anlatsam. 

toprağa atılan tohumun bekleyişini

kavuşmanın sevincini

içimde düğümlenen sancıyı 

nasıl anlatsam. 

hendekler kazılmış, yollar yarılmış,

nasıl söylesem ağladığını rüzgarın

denizde sürgün çığlıklarını martıların

nasıl anlatsam.

günler  böyle geçecek diye.

öksüz kalmış çocuğun ağladığını

sandığımdan uzun süreceğini  kötücül çağın 

nasıl anlatsam.



16 Haziran 2023

HAYALET GEMİ

 Kadıköy iskelesinde başına buyruk umutlarımı 

nereden çalmıştım bilmiyorum.

Denizi içiyordum,

birbirine bağlanmıştı her şey .

Bu alışkanlıklara ben de kanmıştım. 

Kayıp gidiyordu önümden gemiler

suları köpürte köpürte.

Her şey kendi sevincinde 

ayrı bir kederde.

Martılar konmuştu şehre

el çırpıyordum martılara 

el sallıyordum gemilere.

Rüzgar dolmuştu içtiğim çayın kokusuna 

ama yine de korkuyordum kimsesiz kalmaya.

Akşam inince sulara 

hayalet bir gemiydim artık

beni evime götüren son durakta.


MARTILAR VE ZEHİRLİ TAŞ BALIKLARI

 

Bu sabah ağlarına takılanları

ayıklıyordu ayvalıklı bir balıkçı

Yakalamak için yarışıyordu

martılar, 

denize atılan  taş balıklarını. 


Aç martıların bağrışlarını dinledim, 


ve sisin arkasına gizlenmiş körfezin

sessizliğini. 


Martılar bekleşiyorlardı hala

denizin verdiklerine şükreden adamın

atacağı balıkları,


yağmur tanesi kadar minik 

bir kuş sevinciyle. 


Taş balıklarının ne kadar zehirli 

olduklarını sonradan öğrendim,


ne kadar çaresiz  olduklarını martıların.


Ve ne kadar acımasız olduğunu 

denizin verdiklerine şükreden balıkçının. 


3 Haziran 2023

YENİ BAŞLANGIÇLAR


Şiirler iyi havalara benzer

Kendinizi attığınız sahilde

Dokunulmaz ne varsa

İlk dokunuş ilk gülümseme

Yeniden başlamanın akışında. 


Süregiden karanlığa ne dayanır

Bir şiirden başka

Ne bağlar ki sizi kendine 

Korkusuz kılan  yok oluşa. 

Yaprak olur sarmak için yaranızı

Ağaç olur eğilen yasınıza.

14 Nisan 2023

KARAM


 


Sen gecenin karasını bilirsin tek
Benim karam binbir renk
mavili morlu
Her tonu ayrı sevdaya çalar
Çırpınır durur

10 Nisan 2023

DÜŞEN TÜY

 

Ah dedim, 

Kanadımdan düşen tüye

Neyi anlatmalı şimdi?

Kaç kere yanıldığımı,

Kaç kere öldüğümü,

Kaç kere bıçaklandığımı mı? 

Çaresizliğimi o bilir.

Nasıl beklediğimi kör geceyi

İçimde kor ateşi,

Duvarlara kazıdığım hikayeyi. 

Güllerle uğurladığım gençliğimi

Yoksun hayatımın neşesini 

O bilir. Ona sorun hepsini.

Kanadımdan düşen tüye. 

Özgürce uçuyor hala

Maviler içinde 

O saf kalbiyle. 

22 Şubat 2023

YEMİN


-Orhan Aydın'a-


Çığlığım olur musun dedim fırtınaya

Sözcüklerim  göçükte kaldı

Duymaz ki  kimse

Sesine can ver diye yalvardım geceye.


Hayallerim esirdir derin bir oyukta

Nefes ver  dedim ona, zemheri kışa

Elleri üşüyen kızıma kıyar mısın?


Nasıl acımadılar onlara nasıl?

Kayalara kazıdım bunları

Öfkemin okunu sapladım ufka.


Ulağım olur musun dedim nehire

Sesimi yetiştir yere göğe

El versin kalan canlar

Yemin ettim bir kere.




3 Şubat 2023

SAYILAR VE SÖZCÜKLER

Kelimelerle oynamak hoşuma gider

Sayıların dili kurudur.

Duvarlarla örülü bir dünya yaratan   

değişmez kuralları vardır .

Sayılar sözcükleri sevmez,

oysa sözcükler sayılara aşıktır,

onları da içlerinde saklarlar,

pek anlaşamasalar da.

Sayılar düzen ve sıra demektir

Sözcüklerse isyan. 


Akın Güre

26 Ocak 2023

HAYDİ HAYDİ

 

Bir fırtına vurdu ansızın

Kondu yakama

Hadi hadi


Güneş  bulutların arasından 

Kurtulup çarptı yüzüme

Hadi hadi


Sis kalkmış üstünden

Gökyüzüne kavuştu deniz 

Hadi hadi


Dağlardan gelen taşkın sular

Akıp geldi yanıma

Hadi hadi


Sabahı bekleyen yıldız 

Kaybolmadan  uyandırdı yine

Hadi hadi.



12 Ocak 2023

BİR GÜN GİDERSEM

 

Biliyorum bir tüy kadar

hafif olacağım omuzlarınızda

Sessizce ilişip bir bulutun arkasına

Beni görmeseniz de

Bütün ırmaklar kadar sesim 

gür çıkacak o zaman.


Suyu hala akan eski çeşmenin 

yanından geçirin beni

Eğilip kana kana içtiğim

Bir akşam üzeri olmasını 

isterim bunun

Güneşin omuz verdiği günlerime

son defa bakayım  diye.


Doğduğum ülkemin

kokusunu serpiştirin üstüme

kıvırcık saçlarıma dolanan

Çocukluğumu yaşatsın 

Hayallerimin göğünde

bir yaprak gibi uçayım  yine.


Açık sözlü oldum hep

inandığımı söylerken 

Korkmadım tek başına kalmaktan 

Böyle hatırlayın isterim 

Şimdi böyle koyun beni 

toprağın bağrına. 


Özgür olmasını istedim ülkemin

Güllerinden yeniden doğmasını

Kızıl atlarına binip giden

o güzel çocukların 

Onların cesaretini aldım yanıma. 



5 Ocak 2023

YAŞLI İĞDE AĞACI


 

bu sahil yolu şirinkent'e gider 

dalgalar çırpınır keşfedilmemiş koylarda 

kaygılarımı gizlerim çocuksu bulutlarda

sevincim gibidir martılar

çoğalırlar, sonra kaybolurlar

masalar kurulmuş kıyıda

gök renginde uyur adalar

duyulur şarkıları uzaktan

nasıl okşar bizi baktıkça erişilmez yarınlar

gönlü kırık  bir iğde ağacıyım ayvalık'da 

1 Ocak 2023

DEM


Demir bariyerlerle çevrilmiş park 

tam orta yerinde  şehrin 

bir ağlama sesi var


Bir çocuğun kalbi kırılmış yine

nasıl  giyinir uzaklara çocuklar 

hangi kuytuda saklıdır


Anlatılacak hikayeleri var

başka söylenecek şarkıların

doğruları savunur direnir


AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.