15 Haziran 2016

Bir Volkanın Ağzında

Bir volkanın ağzında bekliyoruz 
yoksa vahası olmayan bir çölde miyiz
bulutların  değdiği orman
başka yerlerde mi

çocukların alınlarında geleceğe gülümseyen
gün kızıllığında şerbetleri içilen.

Bir volkanın ağzında mıyız
yoksa bir çölde mi vahası olmayan
elimizden kaçan yaban hayat gibi
bizden kaçırılmış olan 

Bir volkanın ağzında mıyız
yoksa bizi gömecek çölde mi
bu suyun bir çatlağı olmalı
taşıp yeryüzüne konmalı
sonsuzluğun adıyla başlamalı.



30 Nisan 2016

1 Mayıs'a Selam


Yine bariyerler
Binlerce polis ve yasaklar
Yollar kapanacakmış
Yürümesin emeğin sesi
1 mayıs sabahında özgürce
Adımlamasınlar hayatı diye. 

İçine çekmeden korkuyu
Göğün örtüsü çiçeklerden
Su gibi aksın yollara. 
Avucundaki sıcaklık
Değmeli kolundaki  arkadaşının tenine
Ve bütün dünyaya.

Bu kokuşmuş çelikten karartı
Bu tutuşan kötülük
Bekleyen fişekler
Polis arabaları
Niye?

Gör bak
Bırakılan karanfillerden
Uçan güvercinler olacak yine
Buradayız hâlâ
Dönüş yok geriye.

14 Mart 2016

Distopya


Acıların seslerini duyuyorum, 
karanlık denizlerde boğulmuş
fırtınaların soluk kesen hırçınlığı
esir  alınan çığlıklar
son bir nefes gibi.

Acılar duyuyorum,  
zamanın derinliğinde
tutsak edilmiş hayatların 
küllerinde saklanan.
Korkuyorum, 
yokluğu  andıran yarından.

Acılar duyuyorum, 
beni soluksuz bırakan
fırtına ezgileri, kimsesizlik
uzun bekleyişlerin yorgunluğu
sinmiş omuzlarıma.
Yok olan bir ufuk var
bir daha gelmeyecek sanki. 

29 Ocak 2016

Yüzümdeki Ayna


Gri bir  gökyüzü iniyor toprağa
gecenin parıldayan  yıldızı bekliyor sabahın tazeliğini
soluyorum yavaşça biraz ürkek
ve sabırla.

dikenlerle  savaştım ektiğim ağaçlarda
ısrarla yürümekten yoruldum
önümdeki engeller   nefesime meydan okuyor
yalnızlık eriyor sabrımın ateşinde. 

ama hala yüzümde eski bir  fırtına
duru atlar gibi koşan önümde
kabaran toprakta ayak sesleri 
beklenen gün ağarsın diye. 

kimse düşmesin vurulup  yere
ekilen düşler acıtmasın içimizi
bir yedi veren gülü gibi
aydınlatsın bahçeyi.



9 Ocak 2016

ARİF BUZA SELAMIMDIR

 (Bana karşılıksız dostluğu yaşatan, resim yapmayı sevdiren, aziz dostuma) 


İki kesim arası hızlanır hayat

suyun akışı

tembel bir ışık gibi koyulur yola.

Atları bağlamışlar meydana

zaman salınmıştır  kuyuya.


Aslında her şey bir anda başlar

ve biter kararınca

        çaylar gelir

        şeker erir

        bir çırpıda. 


Her şey  yeniden yaşanır

çizdiğin kağıtlarda

        iki kesim arasında. 

Yakanda bir asma şenliği 

 sıkışmış zamana.


Hele bir tanıdık gelmişse yanına

        orada kal.

Yetindiğin kadar güzeldir hayat

bitiremediğin kadar başında.

Sonu gelmeyecektir

sen kaçtıkça

iki kesim arasında.



7 Ocak 2015

Yorgun Nehir

1
Rüzgar tersine döner bir gün
Yağmur diner
Umutsuzluk dağıtmayın
Ey kaçacak delik arayan beyler
Rüzgar tersine döner birgün.

2
Tanklar geçmiş üstümüzden, neden
basılmadık yerimiz kalmamış?
Yollar hep  taşlık, çamurdur
ve köprüler yıkık.

3
Çocuklar asılmış, tek damla kan yokken.
Sabaha eğilmiş bir fidan
yüreğe saplanır.
Vurulduk ey halkım bizi unutma.

4
Nehirler hep yorgun mu akar.
Taşar taşar da ağlar insan
Sen  yoksun diye dolar  sokaklar.

5
Kavuşmazsa toprak nasıl kabarır, yürek zıplar?
Söyle davullar çalsın, ateş atlansın.
Yoksa dinmeyecek bu yağmur.






20 Ekim 2014

Insan iki kere yaşarmış babasıyla

 

Yaşlanınca ne çok arıyorum babamı -
          keşke yaşasaydı daha keşke
kavgalar kırgınlıklar
         hiç birinin değeri yokmuş
         hiç bir şey babamdan  önemli değilmiş
Keşke olsaydı yanımda
Bak bunlar torunların -
         diyebilseydim bağıra bağıra
Bakın o sizin büyük dedeniz -
         gösterebilseydim onlara

Bu uçsuz denizde yaşamak
            ne  eğlenceli
            ve macera dolu
            bilseniz -
            anlatabilseydim onlara.

İnsan iki kere yaşarmış babasıyla -
            öldüğünde
Yaşlı bir çocuk gibi kalırsınız
            arkasında.


Ayvalık, 9 Temmuz -20 Ekim 2014.




19 Eylül 2014

Özlenen Sabah



Kapında bekleyen yoldaş
sana seslenir - 
kuşan yetiştirdiğin çiçekleri 
özlenen sabah geldi

Masum gençliği
allı morlu sevdanın
boşalan yağmur gibi ansızın
filizlenir 

23 Ağustos 2014

BEKLENEN ŞİİR

Tek yapraklı  kitap gibi
sade ve kısa
okunması uzun
bir şiir yazabilsem
keşke.

Savaşın Çocukları

Yıllar var ki
Çocuklar hala 
sallanıyor aynı salıncakta
altlarında bir dünya
patlamamış bir mermi kovanı ağızlarinda

DENİZE İNEN YOL

Asma çardağın altında
bir masa yazdan kalma,
akşama daha var. 
Bu yol denize iner, elini ver.

Bir kelebek konar masama
hayata dokunur
Yıldızlar aralanır,
ölüm denizin arkasında.

5 Temmuz 2014

YILLARI YOK TEMMUZLARIN



Bugün yılları olmasın Temmuzların
Geriye dönüp bakmadan
Bugün denizin en güzel günü
Dün güneşin en güzel battığı akşam olsun

Bana hala sevgilim demelisin
Ben de sana sevgilim diye seslenmeliyim
Yılları silinmiş  Temmuz gecesi  böyle yaşansın
Yılları olmasın hayatımızın bütün Temmuzlar gibi

Gelip geçici şeyleri kaldır ortalıktan
Kullanılmaz eşyaları zamanı hatırlatan
Bugün sabahların en güzel günü olsun
Sonsuzluğu öper gibi dudaklarından


6 Mayıs 2014

BAHARLA GELEN


Döndüm yine
baharın yuvalandığı topraklara
çiçeklerini okşayan ılık rüzgar
taşıdı beni kıyılara.

Yabansı otlar, böcekler, solucanlar
kardeşçe köklerine dolanıyor ağacın
hepimizi sarmalayan ışığın unutulmaz hazzı 
eriyip gidiyoruz bahçede.

Her ilk baharda yaptığım gibi
toprağın derinlerine vuruyorum kazmayı
gökyüzüyle buluşmasını istiyorum
ektiğim tohumların.

İşte bu beni  iyileştiren
sonsuzluğa gizleyen cesaret
hayallerimde yaşattığım korkusuzluk
saklandığım  hayat.

7 Şubat 2014

YOL UZADIKÇA BÜYÜYORUZ



Kederli bir gülümseme ile yürüyorum soğukta
buluştuğum kalabalığın arasında
elimde pankartım
yaşlı bedenimi hırpalayan rüzgarla.

Yol uzadıkça büyüyor
arkamızda insan seli
şehrin bütün sokaklarında
umutların taşan alevi.

Şehir cevap veriyor balkonlardan
el sallayanlar dalgalandırıyor caddeyi
coşkumuz, hüzünlü ve yorgun bir ışık gibi.

Elinde bir gülle bekliyor bizi Hrant
kahırlı ve tedirgin bir sabırla
vurulduğu yerde
ölümsüz bir sabahın kıyısında. 

Bir duduk nağmesi uzaktan
çatlağını bulan su gibi
akıyor içimize
kederli bir gülümseme ile
yürüyorum soğukta.

28 Ocak 2014

Boş Midye Kabukları

boş midye kabukları ile
dolu bir sahilde
rüzgar ve denizle konuştuk.

29 Kasım 2013

Olasılık


Biyopsi sonuçlarını beklerken
saçma bir tezatlık
tokat gibi çarpar suratına
Alınan parça sayısı arttıkça
Azalır umutların. 

En iyisi,
sayısal loto oynamaktır böyle zamanlarda
kanyak gibi içini ısıtır
yürürken  buzun üstünde. 

26 Kasım 2013

Boşluk

Hayatımda bazı boşlukları
Kendim yarattım
Başkaları doldursun diye.

Pişmanlık

elimde değil
öyle saklamışım ki kendimi kendimden
bir gün aradığımda bulamadım.

24 Kasım 2013

Bahar yeli

söyle bahar yeli,
tutsak eden hayallerim
nasıl var edeceksiniz beni?

nasıl duracagim dik yokuşunda 
bu çaresizliğin
ne kadar bekleyeceğim
kötülüklerin bitmesini.




Hayallerim ve sonsuzluk

Çok korkuyorum
geçen zaman 
büyürken içimde
hayallerimi sığdıracak 
denizler nerede?






15 Temmuz 2013

Kıyıda

Kıyıya
  vuran
    dalgalar                        
      çalınan hayatımı                                
          geri getiriyor.                          
                                                 
 Dalgaların
    sesini
       dinlerken
          çırçıplak kendime
           dönüyorum
            çok uzaklardan gelen
               bir yolcu gibi
                                                                                                                             

14 Temmuz 2013

Adsız bir siir

Adsız bir şiir olsun bu
Bir güne
nasıl başlanır
anlatılmalı

Buhara parkında
uyuklayan bir köpek
Yere up uzuuuuun yayılmalıyım.

Gelip geçenler umurumda değil
Sadece düşen bir yağmur damlası
Islatsın tenimi
Öylesine
seyredeyim gökyüzünü.

Yaşlı bir kaya


rüzgarın oyduğu kayanın dilinde
ufuklara gönül bağladım
bir albatros sabrıyla

hayallerimde nehirleşen sevincim
güneşe tutunan dalların
ermişliğiyle

yenilgileri kalkan yapan
sabrın ateşiyle
geldim, kaldım dağlarınızda


18 Şubat 2013

DENIZ VE YAŞLI KADIN

Yazları sahilde yürürken
balık tutan yaşlı bir kadına rastlardım
boş duran kovasıyla
günü mü öldürürdü
yoksa kedileri doyurmak mıydı niyeti
anlamazdım.

Bu yaz göremedim onları
etraftaki balıkçılara sordum,
her sabah gelirdi dediler
tuttuğu bir ya da iki kefal
onu da kedilere yedirirdi,
sonra  kovası elinde...

20 Ocak 2013

YAŞLILIĞA ÖVGÜ

  
Sığınmak,

taçlandığın  yerde
ayaklanma vaktin
sınır tanımayan 
keşiflere.

Sığınmak,

içinde büyüyen kadere
son saldırın
bayrağını diktiğin 
tepeye.


10 Ağustos 2012

AYVALIK'DA HÜZÜN

Ayvalık’da bir hüzün var
Bu sır kaç yıldır değişmedi
Batmış bir gemi  koyda
mavi çiçekli bir geceye sığınıyoruz. 

Bir yabancıyız şehirde
Zeytinlikler azar azar küçülüyor ve
her yaz önümüz kapanıyor biraz daha.

Güneşi batırdığımız yol
içimizdeki sessizliğe gömülüyor.
Bir uzun bekleyiş
Her şey belirsiz ve bitmeyen bir çırpınma

Özlenen yazların sonunda
Soluk bir kışa razıyız 
Örtüleri sererdik eşayaların üstüne
Evimiz kapının arkasında kederli bir uykuda

Ayvalık'da bir hüzün var hep
Bir sonsuzluğun kıyısında.

28 Mayıs 2012

ÖMRÜMÜZÜN EN GÜZEL YARISI

Bu gece dört arkadaş içiyoruz,
duvarda Nazım'ın resmi,
sonsuzluğu gören bir pencerede
uzayıp duruyor yıldızlı bir gece.

En güzel kumaşını dokuduğumuz
ömrümüzün en güzel yarısına bakıyoruz
yanılgılardan filizlenen çiçeklerimize.

10 Mayıs 2012

BAHAR GELDİ


Kapı mı çalındı
bir kıpırtı var dışarıda
pencereden baktım
erik ağacıymış.

DURUP DURURKEN


Kapısından giriyorum
Seni ilk öptüğüm bahçeye
Karşımda bekliyorsun
Eğilmiş bir bahar dalı gibi



ÇOCUKLUĞUM SAKLI BURADA


Çocukluğum  hala 
Yıkıntılar arasında akan coşkun bir derede

Bir ağaca gizlenmiş salıncak sesi
Saçlarının kokusu var serinliğinde

Çocukluğuma uzattım elimi
kayıp gitti uçurtma.

İKİMİZ İÇİN BİR DEMET ÇİÇEK



Bir demet çiçek biçiyorum ikimize
Ayrılığımız için
Ama için için seviyorum seni yine

26 Nisan 2012

GÜNEŞ DOĞUYOR ETEKLERİME


Bir kuş fırlıyor yerinden
Güneş doğuyor eteklere
Eski bir dosta kavuşmak
Yitirmek yalnızlıkları
Bütün dertlere tek çare

Karlı ıssız tepelerin
Korkusuz saflığı ışıldıyor önümde
Umutların yorgun yatağında
Bak güneş doğuyor  eteklerimize.

13 Mart 2012

İNANIN BANA BU DEFA

Para aslanın ağzında derlerdi,
Yaşam aşkın ağzında,
yalanım yok
bir şeyler olacak yakında.

Acı bir gülümseme var çeliğin sesinde,
farklı şeyler bekliyorum
farklı,
hem de çok yakında.

Durgun bakışları yok işçilerin
yürüyüşler, fabrika işgalleri başladıysa
haydi,
içime doğuyor,
farklı şeyler olacak yakında.


Kapanırken fabrikalar
kafaları karışık farelerin
ortalık toz duman.

Sen onları bırak,
çocuklara bak,
yeni bir dünya kuracağız, küresel
emeğin,
aşkın ve direncin ırmağında
mutlu günler göreceğiz çocuklar
inanın bana.




GİZLİ AŞK


Onunla aynı metroda giderdik sabahları işe
O bir metre ötemde otururdu
Ben bin metre gerisinde.

Onunla her gün aynı kapıdan geçerdik
Girmek için binaya
O bir kat  yukarıya çıkardı
Ben bilinmeyen bir yere.


Onunla aynı saatte yetişirdik işe
Aynı saatte yerdik yemeğimizi
O bir masa önümde otururdu
Ben onun görmediği bir köşede.

Onunla aynı yönde çıkardık
birlikte metronun merdivenlerinde
O bir basamak üstümdeydi hep
Ben bin basamak gerisinde.




MADIMAK AĞITI

Madımak hala yanıyor
İçim de yanıyor
Ama  ellerim yine  soğuk.

6 Mart 2012

TAŞLA KONUŞMAM

Dilsiz uçurumundayım taşın
nerede başlayıp nasıl bitmişim
arandım durdum kendimi
bu görünen değilim

bir başkası benim yerimde
kanatları kopuk bir imge
sessiz bir inilti
taşın içinde.

NEHİRLERDEN İZLER

Şu gökyüzü tapınağı benimdir
elimden alınan şu topraklar
büyüyen çocuklarım
kurumuş nehir yatağı
dönmüyor değirmenin kanatları


acılar böyle siliniyor:
yokluk alışkanlıktır
                unutulur 
çocuklar her gün güzeldir
her gün de güzeldir.

5 Ekim 2011

HER ŞEY BİRBİRİNİN UCUNDA


Gökyüzü denizin devamı
                 ağaç toprağın ucunda.

Kum taşın devamı
                 gece gündüzün ucunda.

Yaprak kabuğun devamı

                 nehir gölün ucunda.

Tepe çukurun devamı

                yağmur bulutun ucunda.

Ses sessizliğin devamı

                insan insanın ucunda. 

29 Eylül 2011

BEKLEYEN TEKNE

Boş bir tekne günlerdir
duruyor kıpırtısız  denizin  üstünde

biri dokunsa
sanki açılacak uzaklara


4 Haziran 2011

DENİZ KÜSTÜ YİNE

Kül rengi deniz
Kabardı yine 

Gideceğimizi anladı
Kızıyor bize

Kendi diliyle

13 Nisan 2011

BABALAR VE OĞULLARI

Babasından kalan iple asılır her çocuk
Çocuklara kızmasın kimse.




29 Mart 2011

SOLMASIN DİYE

Yalnızlıklardan bir çelenk gönderdim size,
dudağınızdan kalan son öpücüğü
bir suda bekletiyorum solmasın diye

28 Mart 2011

KIRILGANLIK

kırılan bir dal sesi
konuşurken eski bir dostla






BEYAZ VAPUR

Evden işe/işten eve

yetişmek /nereye?

Bir sabah vapuru boğazda
Eskimiş tahtalarını beyaza boyamışlar.

31 Ocak 2011

BİR DELİ

Yer çekiminden kurtulmuş
Sırlarımızı ele geçiren bir deli

Zıpla/Zıpla/Haydi.

Açıklardan bir gemi yanlışlarımızı sorar
Biçilmeli /der/ doğruların dikenleri

Bin bir çeşit yaprağa konar
Doğrularımızı sınar

Seviyor şaşırtmayı/bıkmadan

Ona ne demeli?

19 Ağustos 2010

YILDIZLAR İÇİN ŞİİR

Birgün soğuyacak yıldızlar da
şiirler artık yazılmayacak
o zaman yıldızlar
şiiirlerde parlayacak

17 Ağustos 2010

KAPINIZA BIRAKILAN

Beni sorarsan
Sana en iyi çiçekçinin adresini vereceğim
Kapına yumurtalar bırakacağım

13 Ağustos 2010

14 Haziran 2010

BİRİKİM

Kaç asır geçti
düşüncelerin ilmiğinde

isyanlarımın ateşinde
tutuşan düşlerim vardı

5 Nisan 2010

YAŞ MESELESİ

Yaşını hiç göstermiyorsun diyorlar
içime gizledim yıllarımı

AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.