Acıların seslerini duyuyorum,
tutsak edilmiş hayatların
(Bana karşılıksız dostluğu yaşatan, resim yapmayı sevdiren, aziz dostuma)
İki kesim arası hızlanır hayat
suyun akışı
tembel bir ışık gibi koyulur yola.
Atları bağlamışlar meydana
zaman salınmıştır kuyuya.
Aslında her şey bir anda başlar
ve biter kararınca
çaylar gelir
şeker erir
bir çırpıda.
Her şey yeniden yaşanır
çizdiğin kağıtlarda
iki kesim arasında.
Yakanda bir asma şenliği
sıkışmış zamana.
Hele bir tanıdık gelmişse yanına
orada kal.
Yetindiğin kadar güzeldir hayat
bitiremediğin kadar başında.
Sonu gelmeyecektir
sen kaçtıkça
iki kesim arasında.
Yaşlanınca ne çok arıyorum babamı -
keşke yaşasaydı daha keşke
kavgalar kırgınlıklar
hiç birinin değeri yokmuş
hiç bir şey babamdan önemli değilmiş
Keşke olsaydı yanımda
Bak bunlar torunların -
diyebilseydim bağıra bağıra
Bakın o sizin büyük dedeniz -
gösterebilseydim onlara
Bu uçsuz denizde yaşamak
ne eğlenceli
ve macera dolu
bilseniz -
anlatabilseydim onlara.
İnsan iki kere yaşarmış babasıyla -
öldüğünde
Yaşlı bir çocuk gibi kalırsınız
arkasında.
Ayvalık, 9 Temmuz -20 Ekim 2014.
Silmeyin yüzümdeki savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın tamtam sesleri ve tenimde isyan.