11 Haziran 2025
ESARETİN DİRENCİ
8 Mayıs 2025
MEYDAN IŞIKLARI
Nelere göğüs geriyoruz bak
Direnmeye yetiyor hala nefesimiz
Her sabah yeni bir sarsıntı
Olmaz bu kadarı diyorsun oluyor
Engeller kuşatıyor hayatı
Karanlıkta meydan ışıkları
Göz göz ne güzel uyanıyor oysa
Yasaklara rağmen aydınlatıyor geceyi
Biraz daha kararlı yürüyor menzile
Kalabalıkların adımları şimdi
Bu iş olacak diyorsun sonunda!
3 Mayıs 2025
ÇIĞLIK
o çığlıkları duydum hep
Karadeniz'de batırılan bir gemiden
çaresiz bir kuytuda derinlere işleyen bir yaraydı
tutunmuştu içimize
sülfürlü toprakla örtülmüş dağları yaran
bir madende bulunamadı bedenleri
sokakta patlayan bombanın sesinde
uzak diyarlara kaçan bir gölgeydi denizlerde
bombalanmış evini gömerek acısına
ekiyordu tohumlarını
başka bir ülkenin çatlağına
yıkılmış kolonların altında
kimin ayak izleriydi çığlıklar
kötülükleri üstümüzü örten
ağaçları kestiler yol oldu
suları içilmedi dağların
toprak ağlardı nehir ağlardı o zaman
göç verirdi içimize
ABLUKA ALTINDA İSTANBUL
İşte abluka altındayız yine
tel örgüler sarmış meydanı
leylak kokulu sokaklar tıkalı
Boğaz vapurları uzakta şaşkın
Boğazdaki akıntı da şaşkın martılarıyla
Haliçin suları da dargın ablukada
Yeditepenin yokuşları
dar yolları sıkışmış, geçitler de yorgun
Taksim yine sessiz, vakur ve dimdik ayakta
acelesi varmış gibi
Meydanı bekleyen güvercinler de sabırsız, telaşlı
Gölgelerin silindiği sulara yansıyan kalabalık
sevincin gök yüzüyle ağarması
abluka altında direnen ışığın sarması her yanı
Koşuyor insanlar, aydınlık aşıyor ablukayı
Vapurların çalıyor düdükleri,
karşılıyor sabahın tan rengini
neşeli çocukların çığlıkları kırıyor ablukayı
İstanbul kırıyor zincirlerini.
19 Nisan 2025
DERVİŞİN GÖZYAŞLARI
"Ağınlı akrabalarıma selam olsun"
Sözünde gönül eğirdim
Yüz sürdüm hürmetine,
Kulluk ettim yemine
Yoluna el verdiğim,
Şerbetinden aşkını içtiğim ey erenler
Hangi hücreye atılsak
Dört duvara sığmaz ufkumuz
Esirger bizi estiğin rüzgarlar
Yeşerdiğin yaprakta korkusuzluğumuz
Dolaştığın bulutta neyi ararsın
Nasıl bir sevdadır bu
Bitmez susuzluğumuz
Kahır değil direncimizdir acımız
Açar açar da çoğalırız.
13 Nisan 2025
NİYET MEKTUBU
Bir köy mezarlığında gömülmeyi isterim
Ağaçlar arasında bir çukura bırakın bedenimi
Başımda basit bir taş olsun yeter
Üstümde yeşeren otlara dokunmayın
Bulutlar beklesin gençlik günlerimi
Rüzgar örtsün acılarımı
Kuşlar tarasın saçlarımı
Bir köy mezarlığına bırakın
Kimse uyandırmasın beni.
12 Nisan 2025
TERSİNDEN DÜNYA
Bir de tersinden bak hayata olamaz mı?
Bak bir çocuk nasıl gülüyor küskün kalabalığın içinde
Çamurlar arasından çıkıp gelen arınmış bir su gibi
Damlalar nasıl besliyor koskoca gölleri
Yeşeren bağ çubuğu dayanıp ayaza
Yeniden büyütüyor meyvesini
Bir anne sevinçle gezdiriyor çocuğunu
Nasıl değişiyor yaprakların rengi biraz daha
Nasıl sevinçle oynuyor okul bahçesinde çocuklar
Bak nasıl dönüyor grevci işçiler evlerine
Kazandıklarını almanın neşesiyle
Bir de böyle bak çileyle yaşadıklarımıza
Hücresinde duvara asılmış umuda bakana
Her şeyi göze alıp yetiştirmek için haberi
Kalemine sarılan gazeteciye
Öğrencilerine ayakta durmayı da öğreten hocaya
Bir de böyle tersinden bak hayata.
21 Mart 2025
YÜRÜYÜŞ
Kara örtüsünü giyinmiş zemheri bir kış
Oysa ağaçlar yeniden çiçeklenmiştir
Kuş kanadı çırpıntısında uzamış dallar,
düşülmüştür yollara
Çocuklar için özlenmiş yarınların
esintisi vurmuş yüzlere
Kızıl bir rüzgar uçurmuş gölgeleri
Biliyorum hızlanacak adımlar
Yırtılacak korkunun örtüleri
Yeni bir sabahın baharında uyanır gibi
dolduracak artık neşemiz sokakları.
Mart 2025
17 Şubat 2025
SESSİZ BULUT
Dalları eğik yaşlı ağaçlara bakarken
huzurlu bir ufuk çizgisinde
aklımdan geçti yaşanmış yıllarım.
Bilsem bir ömür böyle geçecek,
sessiz bir bulut gibi
beklerdim başlarında.
Arındım bütün ağırlıklardan,
vakur bir sessizliğe
gizledim kendimi.
Sonra açık denizlerin
çok uzak kıyılarında karşıladım
yalın bir sevinci.
5 Şubat 2025
6 ŞUBAT HAYKIRIŞI
Gözlerinden tutabildim seni
Tonlarca kötülük üstümüzde
Kurtulsam ne olur diye bağırdım sen yoksan
Soğumuş ellerin saplanmışsa içime
Kar taneleri gibi yıldızlar
Yalnızlığı serpiyor üstüme
Kanadı kırık bekleyişlerim
Çaresizlikten değildir
Kötülüklere zincirlenmişse
Taşın altı oda, duvar pencere ise
Kim ağlar ki bizim kadar kim ağlar
Karanlık yapışmış tenimize
2 Şubat 2025
HAVA KURŞUN GİBİ AĞIR
Geçmese bile geçmiş olsun diyorum
hapishaneden çıkan arkadaşıma.
Soğuk havanın kekremsi tadı
kalmış aklımda.
Bir türlü açmıyor yıl başı çiçeğim
darılmış besbelli.
Buzulların örttüğü bir hayata
katlanıp duruyoruz
Torunum yüzünden odaya yayılan
iyimserlik bir yanda.
Bağırmak istiyorum bağıramıyorum
hava kurşun gibi ağır şairin dediği gibi.
......
20 Ocak 2025
YAĞMUR OL ORMANIMA
Ovada inliyordu yağmur
Deniz gülüyordu küskünlere
Gülsün halime de
Günahlarıma, sevaplarıma
Aldırmam, alayına.
Sonra kendine çeksin yıldızlar beni
Yağmurla dolsun ormanlarım
Derinlerime işlesin su
Kavrulmuş köklerime
Nehirlerimle birleşsin sonra
17 Ocak 2025
KORKU DAĞLARI
Korkuluklar vardır hep kapatır yolları
aşkı, sevdayı zincire vurur
insanı zavallı yerine koyan
söz dinlemez o karanlıklar.
Artık elinden tutulmaz yarınlar
uçurtmaları süzülmeyen baharda
üzgün bir pınar,
sahipsiz eşyalar gibi kalacaktır.
Böyle büyür arkamızdan
bize benzemez çocuklar
yeni ülkelerine uçarlar
ama sarışın, ama mavi kanatlarından.
Korkuluklar ve biz kalırız
günahlarımızla yanan otlarla
dönmelerini konuşup,
bakarız arkalarından.
13 Ocak 2025
SINIRDA
1 Ocak 2025
DUT AĞACININ MÜJDESİ
Bir tek o kaldı
o kaldı yanımızdagökyüzünü bir gölge gibi kapatan
rüzgarımızı durduran
kuşları kaçırtan
gökdelenin karşısında.
baktım baharla uyanan dallarının ucunda
yeşillenmiş tomurcukları dut ağacının,
bir tek o kaldı avucumuzda.
DÖNGÜ
Küçülmüş kazaklarımızdan söktüğü ipleri
Yeniden örerdi annem
Bizi giydirmek için.
Zaman sökülmüş ipler miydi
Giyilmiş bir kazaktan
Örüp duruyorduk yeniden.
16 Kasım 2024
HİROŞİMA KARDEŞİM
Görmediniz ki
"Büyümez ölü çocuklar"
Eyy mahalleli
Kapıları kilitli
Çalsanız bile açılmaz
Bağırsanız duyulmaz
Öylece uyur beş kardeş
Yırtık bir gecenin kucağında
Açlıkla dolu gözleri
Analarını beklerler
Baba hapiste
29 Ekim 2024
LEYLEKLİ GECE
havada daireler çizerek
göçen leylekleri gördüm
her dönüşlerinde kirlenmiş ülkelerine
acıyarak mı bakıyorlardı
biraz daha azalarak
biraz daha küserek
30 Eylül 2024
BÖYLEDİR İŞTE YAZ
Böyledir işte yaz
bir ömür gibi
parlar ve söner hep
yazdan kalan kuru otlar tutuşur birden
bulutlar kapatır göğü
kış yağmurları
yeni bir yazı besler durmadan
sen göremezsin bunu
26 Eylül 2024
ZAMAN ÖTESİ BİR SEVİNÇ
Ansızın yaşanır sararmış yaprak renginde
Kollarında taşıdığın
Zaman ötesi bir sevinç
Dostlarla dolu bir sofrada
Neresinde ömrünün bilmediğin
Bir çağlayanın sesinde
Hayata bağlanmayı öğretir
tutuşmuş sonbaharın renkleriyle
Kucakla onu
Vazgeçtiğin denizler karşılar seni
kurumuş otların sahilinde
Başka hayalde
11 Eylül 2024
NARİN'E AĞIT
Neredesin menekşe yüzlüm
Hangi taşlara gizlenmiş saçın
Hangi sulara gömülü gözlerin
Nasıl kaybettiler izini.
Sorsak ne diyeceklerdir
Nasıl örtecekler ayıplarını
Elbirliği edilmiş
Kötülüğün bulaşıcı yeminiyle.
Kimden korkuyorlarsa
Neden saklıyorlarsa
Günahları sığmaz yere göğe.
Ekinler öfkeli ayazda kalmış gibi
Açmaz oldu yazın pamuk tarlaları
Neden susuyorlardır neden
Ah menekşe yüzlüm
Yere eğilmiş dalım
Kurumuş yarınlarım
Küskün çiçeğim
Kara ggözlüm benim
Sen biliyorsundur her şeyi .
24 Ağustos 2024
VERA VE BABASI
Ne desem bilemedim
annesinin elinden kopunca Vera
Baktı babasına giden yola
tel örgülerin arkasında
Bir masal kahramanıydı babası
incilerle süslü kolyeyi boynuna takınca
Uzun yolculuklarda çiçekler
böyle açardı uzun saçlı çocuklara
Gece ışığını denize ödünç verir
Vera'nın rüyaları yansırdı sulara
Kuşların bir bildiği vardı
mektuplar yazardı küçük elleriyle babasına
bana gökyüzünü getir derdi
Önce haftalar, sonra aylar geçti,
kaç bahar daha boyu uzadı umutlarla
Düğümler çözülünce
babası gelecekti yanına
Anlattığı masal güzel bitecekti.
20 Ağustos 2024
RİNDLERİN ÖLÜMÜ
Kervan geçmez bir yerde
susuz ve aç kalabilirim artık
Sonsuza kadar bekleyebilirim
doğacak bütün çocukları.
Yeni biçilmiş otların kokusunu giyindim
Sürülmüş toprakların uykusunda
Sizi uyandıran ışıkta gizledim kendimi.
Sabahın serinliğinde yola çıkan
küçük telaşınızdayım artık
Hatırlamanız için beni.
Sevdiğiniz gülün rengiyim
kapınızda karşılanmış sevinçler gibi
Arkanızdan yürüyen gölgeyim şimdi.
8 Ağustos 2024
VEDA
eski şiirlerden...
Kusurlardan arınmış bir veda
gönlümde yerin hazır dercesine
uzak yolcukların yorgunluğunda
gökte kavisler çizerek uçan bir kuş sürüsü
yüzünde esintiyi andıran
unutulmaz bir gülüş
şimdi bir veda zamanı
sevince kanatlanan
savaş ilahlarına inat
demiri devrimin kalıbında döven
hasretin baş eğmez tepelerinde söylenir
hey hey diye başlayan şarkılar
"dostların arasında"
"güneşin sofrasında"
hey heh
uçsuz bucaksız güzelliği umudun
bu bir veda değil
sesimizin fidelerinden yeşerecek çocuklar.
8 Ağustos 2024, Ayvalık
1 Temmuz 2024
RESSAM VE TÜY
ŞİİRE YAKIŞAN
Hava kurşun gibi ağır
pasın yıllardır kemirmesi demiri
kederli yürüyüşü akan siyah suların
acılarla bilenmiş öfke
denize dikine inen sessiz kayalar gibi
saplanmış içimize aşınmış umutlar
gövdesi yarılmış ağaçların
böyle havalarda şiirler nasıl yazılır
ne rüzgarın masum esintisi
ne çaresiz çırpınışı yeter denizin
haykırmak yakışır ancak şiire
isyanın yol araması kendine.
SAHİLE VURAN TEKNE
25 Mayıs 2024
ALTINI ÇİZDİKLERIM
yazımın altına
bir çizgi çekiyorum
sabırlı çileli bir arzuyla
şiirimin altına
bir çizgi daha çekiyorum
bütün inadımla
duyulmayan öfkemin altına
bir çizgi daha çekiyorum
nefesimi tutarak
çizgiler arttıkça kabarıyor
yaşama sevincim.
21 Mayıs 2024
BAVUL
Meraklanmayın toparlandım
Yolculuğun keyfine hazırım artık
Düşünecek bir şey yok fazla
Ağlanacak da
Hazırım işte
Gereken her şeyi aldım yanıma
Özlemlerimi
Mutlu anılarımı
Okuduğum kitapları
Yazdığım şiirleri
Doğdunuz günleri
Acıkırken ağlamanızı
Her şey bavulumda
Hazırım yolculuğa
En güzeli ne biliyor musunuz
Hasret yok oralarda
Parçalanmışlık yok
Onları bavula koymadım
Ama fotoğraflarınız
Sizlerin ve annenizinkileri aldım yanıma
Gençliğimin toprağından
Yetişen her şeyi
Koydum bavula
Sığmaz diyordum baştan
Ne kolaymış meğer
Hepsi sığdı
Tasalanmayın
Ben bavulumla
İyiyim yanınızda
22 Nisan 2024
YAZ KIVILCIMI
7 Nisan 2024
YAREN LEYLEK
Bulut ödünç verdi ihtiyara kanadını
göl umudunu
rüzgar uçurdu haberi
Yaren leylek duydu bunu
gölün ucuna kondu
yani adamın başına
gagasıyla selam verdi
sallandı dünya
Yüzünün şavkı ihtiyarın
oracıkta bir başka vurdu suya
ağaçlar oynaştı
hasret tomurcuklandı
asıldı küreğine
ağlarını serdi umuda
1 Nisan 2024
BEN EN ÇOK BABAMI ÖZLEDİM
Kanatları yorgun, erken göçerlerdi
babamdan bilirim
sigarayı içine çekerken
gözlerini kısardı
kısacık biterdi baharlar
neden bilinmezdi, çabuk ölürlerdi
razıydı eksik kalana
ne zaman gitsem veda bakışları
gözü yaşlanırdı görünce torunlarını.
Yaşlanınca ağır geldi hayat
ve istediği oldu sonunda
dayanamadı kalbi.
Şaka yapmayı sevmezdi
1 Nisan günü toprağa verdik onu.
23 Mart 2024
EKİNOKS SEVİNCİ
Sabahın rengi var gecenin karasında
menevişlenir sevincimiz
adettendir göklerin kıyısında bir gamze gibi
çiçek açar ağaçlar.
Ah al al üstümüze özgürlük yağsa da
göz yaşlarını silse analar
ve çocuklar aç uyumasa.
Her ekinoks zamanı kızıla boyanmış
bir neşe gün batımında
gökyüzünün eşitliğine aldanıp açsa.
20 Mart 2024
SON MUTLULUK
hep yarınları konuştuk
çocuklar büyüdüler
giysileri küçüldü bir kenarda
kaç kış, kaç yaz geçti sonra
eksildik bir başımıza
elimizden kaçarken zaman
sen gözlerini bana bırak
ne yaparsak yapalım
değiştiremiyoruz sancıları
olduğunca kalır bize sabahlar
sonrası yok işte
kalan sen ve ben
razıyım her şeye
senin kaşların ipince
burnun hala güzel
en çok neleri sevdiğini söyle
13 Mart 2024
ÇORAK TOPRAKLAR ÜZERİNDE
Bu çorak topraklar alıştırdı seni
evlerde tüten acılara.
Benden dinlesen
kaç yok oluş hikayesi gizli
nasıl tükenmiştir onca yollar.
Kıyılardan dağlara tırmanırsan
gördüğün acımasız bir yağmadır
ağlayan bir çocuğun
bakışlarında saklı
kırılan dalların sesi,
çaresiz kalmak ağır gelir insana.
Kaçmak kurtuluş değil
sırtına saplanmış bir bıçak gibi
peşinden gelir yaşadığın memleket.
Dağları bayırları delse de haykırışın
sen buraların acısıyla yaşlandın
böyle yazılacak toprağa adın.
15 Şubat 2024
RIZA
Bırak her şey yarım kalsın böyle
beklesin daha giyilmemiş elbiseler
gidilmemiş yerlerde
doğsun güneş
Selamımı alsın uzaklar
ulaşamadığım yerde
Elimdeki yük,
içimdeki rıza yeter bana.
14 Ocak 2024
AH SEVDALAR
Şimdi Cennet Tepesinde olsam
karşımda Lale adası,
ona daracık bir köprüyle bağlanmıştır
Cundanın yeşil gözleri
Çayımı yudumlarken
bir şiir hayal etsem
uzun sevdaların renginden süzülmüş,
en olmayacak kadar özgür
ve arınmış
yorgunluğumdan
Sonra bir yaprak gibi
konsam yüzünüze.
SONSUZLUK VE BİR GÜN
Pencere kenarlarında çiçekleri
uzasınlar diye
sabahları suladık hep
görünmez kıldık korkuları
Susmadı cır cır böceği de
çırpınıp durdu zavallı
yaz da bitti sırtında
Yeniden kışa gömdük kendimizi
ve kurumuş yaprakları
başka bir yıla taşıdık zamanı
5 Ocak 2024
YAŞLI ADAM VE ÇINAR
Parktaki çınarın altına gelirdi adam
her gün gazetesini okumaya.
Çayını yudumlarken
ağacın dalları arasından
gökyüzünü seyrederdi arada.
Ağaç ne kadar uzun
hayat ne kadar kısaydı ona.
Bir çay daha isterdi garsondan
biraz daha kalabilmek için
ağacın altında.
4 Ocak 2024
AYVALIK KIŞI
Tersinden giyilmiş bir elbiseye
benzer Ayvalık
kış mevsiminde.
Gece yıldızların uzaklığı
yağmıştır
sessiz sokaklara.
Dalları kırık zeytin ağaçları
yeşile durmuş öylece bakar
ve hasret şarkılarını söyler sana.
2 Ocak 2024
ALDANMIŞIM MEĞER
Yollar birleşir derdim
Uzak diyarlar yakınlaşır, inandım
Işığa kapılan kelebektim koştum yanınıza
Temiz bir gökyüzü akardı içime
Bağışlamanın duru sevinci
Beyaz bir çiçek gibi yürürdü yüreğime
Bilemedim hırçın bulutların geleceğini
Zemheri kışların soğuk ellerinde
Çiçeklerin susacağını
Biz derken yok sayın beni
Yarılmış bir ağaç oyuğunda
Teslim ettim ruhumu.
26 Ekim 2023
ZEREN'Dİ ADI
Yıldızlar söndü ansızın
Yok oldu kendine bakarken
aynasında ömrünün.
Çığlık sesleri aydınlattı geceyi
yurdun arızalı asansöründe
ölüler gördü sadece.
Ardından yürüdü öğrenciler
hesap versin istendi sorumlular
direnerek polisin coplarına
ölüler gördü sadece.
Suçlular bulunamadı elbet.
Korkudan atlamasaydı boşluğa
hala yaşıyor olabilirdi,
diye geçti polis telsizleri.
Akın Güre
5 Ekim 2023
ŞİİR MİNÖR
Dalları eğik yaşlı ağaçlara bakarken
huzurlu bir ufuk çizgisinde
düşündüm geçen yıllarımı.
Bilsem bir ömür böyle geçecek,
sessiz bir bulut gibi
beklerdim başlarında.
Arındım bütün ağırlıklarımdan
vakur bir sessizliğe
kapatarak kendimi.
Sonra açık denizlerin
kıyılarında karşıladım
yalın bir sevinci.
2023
28 Eylül 2023
BİR AĞIZDAN
Ağlarını çoktan topladı balıkçılar,
Birazdan tezgahındaki kıpır kıpır sardalya için
yoldan geçen müşterisine seslenecek Cevat:
"abi sardalyam yeni geldi, çok taze" diyecektir.
Çarşıda dün gibi azar azar artacak kalabalık
Caddenin girişindeki bankanın
duvarına yaslanıp kısmetini bekleyecek Hüseyin,
Buranın en yaşlı hamalı o.
Ve ilk sigarasını yakacak.
Kepenkler açılacak birer birer
dünkü gibi,
Tombul domateslerini kasaya
özenle dizecek Recep.
Sokağın gürültüsü
Dünden kalma bir şölen gibi
başlayacak yine.
Yüzlerindeki ifadelerden
mutsuz olduklarını sanmayın.
Hepsi adını koyamadıkları
bir alışkanlıkla
"merhaba" diye sesleneceklerdir size.
Ayvalık, 2023
1 Eylül 2023
YARALI KUŞ
Hayatın öpülmemiş yerlerinde
Kalmış hasretlerin benzemezliği
Geçmiş baharların solgun umutlarına
Saplanan gençliğin
Ama sen
Kuşun uçuşuna bak yine
27 Ağustos 2023
EZGİLİ ŞİİR
Hadi kalkın dereler
Yola koyulalım
Henüz sular çekilmeden
Zehir akmadan yatağına
Hadi göçmen kuşlar havalanın
Uzun yolculukları tanırsınız
Son yuvan dağılmadan
Yurdunuzdan kovulmadan
Hadi bulutlara hasret dağlarım
Yağdır yağmurlarını
Son balta vurulmadan ormanına
Yetiş bu kıyama
Hadi öksüz tarlalarım
Bahçelerim, bağlarım, meralarım
Kovulmadan köyünden
Dur deyin bu yağmaya
14 Ağustos 2023
AKŞAM MÜZİĞİ
Ayvalık
sokakları karşı kıyılarla doludur
hasret şarkılarını
söyler yorgun mavnalar
seni koluma takınca nereye gidilirki başka.
Bu şehrin sokakları hep bekleyecek bizi
aynı güneşin batışını
öpeceğiz senle
aynı imbat dağıtacak
hüznü.
Bu şehrin sokakları
ayrılıklarla dolu sevdiceğim
kavuşmanın en sıcak
rengi titrer içimizde.
birikir sessiz geceye inen bir serinlik
bu yeter bize.
24 Temmuz 2023
MUTLU AYRILIK
Bir kadının gelin fotoğrafları
Gökyüzüne bağlanmış mendillerdir
Gizli kalmış göz yaşları
Ayrılık da birleştirir insanları.
Tutuklu kalmış sevdalardır
Boynu bükük çiçeğin kalbinde saklı
Kim demiş ki unutulur
Ayrılık da birleştirir insanları.
Özlemlerin kanadığı yerde sanmayın
Konacak dalları yoktur kuşların
Söz vermişsen kendine
Ayrılık da birleştirir insanları.
Mutlu ayrılıklar yoktur bilirim
Ama yeminler serpilidir üstüne
Katlanmaya razıyım diyorsan
Ayrılık da birleştirir insanları.
26 Haziran 2023
KAYIP ŞEHiR
Yaşadığım yer böyle değildi
el verdiğim hatıralar silinmiş şimdi
meydandaki parkta tek başına kalakalmış koca çınar
Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis.
Kimi sorsam yok diyecekler
kimi görsem başka bir alemde
bir ayrıksı otuyum sanki yanlarında.
Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis.
Kurnası yeşil eski çeşmeden anladım değişen her şeyi
kasketine gizlenerek yürüyen
utangaç adamın bakışlarından anladım bunu.
Yayla'da çınarların hışırtısında
geçen zamanı dinledim.
Hızla kirleniyordu her yer gibi şehir
ne başımı sokacak bir ev
ne kalabalık sokaklarda bir tanıdık kalmıştı
altından geçtiğim ıhlamurun kokusu dışında.
Bu şehir arkamdan gelmeyecek Kavafis.
Biliyorum ait olduğum başka bir ülke de yok
arkamdan ağlayacak kimsem de.
24 Haziran 2023
KÖTÜCÜL ÇAĞ
nasıl anlatsam beklenen yağmurun tıpırtısını
olgunlaşan kirazın rengini
balkondaki çiçeğin müjdesini
nasıl anlatsam.
toprağa atılan tohumun bekleyişini
kavuşmanın sevincini
içimde düğümlenen sancıyı
nasıl anlatsam.
hendekler kazılmış, yollar yarılmış,
nasıl söylesem ağladığını rüzgarın
denizde sürgün çığlıklarını martıların
nasıl anlatsam.
günler böyle geçecek diye.
öksüz kalmış çocuğun ağladığını
sandığımdan uzun süreceğini kötücül çağın
nasıl anlatsam.
AFRİKALI AĞIDI
Silmeyin yüzümdeki savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın tamtam sesleri ve tenimde isyan.
-
Ölüm birleştirir bıraktığı boşlukta onları
-
Peşi sıra geliyor ölümler teker teker düşüyor dostların acı haberleri. Bu kadar çok muyduk diye sormak boşuna. kaybederken birimizi bir çağ...
-
De ki nedir sihir Günler yorgunsa Aydınlığa çıkmak için İçimizden silinmez Unutulmamış acılar Elini ver gülümse De ki zamanıdır Yaraları ...