o çığlıkları duydum hep
Karadeniz'de batırılan bir gemiden
çaresiz bir kuytuda derinlere işleyen bir yaraydı
tutunmuştu içimize
sülfürlü toprakla örtülmüş dağları yaran
bir madende bulunamadı bedenleri
sokakta patlayan bombanın sesinde
uzak diyarlara kaçan bir gölgeydi denizlerde
bombalanmış evini gömerek acısına
ekiyordu tohumlarını
başka bir ülkenin çatlağına
yıkılmış kolonların altında
kimin ayak izleriydi çığlıklar
kötülükleri üstümüzü örten
ağaçları kestiler yol oldu
suları içilmedi dağların
toprak ağlardı nehir ağlardı o zaman
göç verirdi içimize