7 Temmuz 2022

ARKAMDAKİ ÇOCUK

 

Beni pek tanımazlar, bilirim

Şehir ezberimdedir oysa

Yollar anımsar beni. 

Dingiloğlu parkında babaannem ve kızanı

Akşam kararmadan daha 

Ağaçlarda uykuya dalmadan kargalar 

Ezan henüz okunmamış

İki kaşık dondurma bolcasından

Artık mutludurlar. 


Parkın ateş çiçekleri geceye hazırlanır

Ve kapı çalınır  yaprak hışırtısında 

Gök kızıllanır, mavileşir ardından 

Bilirim böyle akşamlarda yeşerir yediveren

İçimde muska gibi bir sevinç. Gül kokusundan 

Onunla yaşamak isterim hep. 


Beni tanıyan pek kalmadı buralarda

Gövdesi yarılmış bir çınarım artık

Dallarım gövermiş

Gölgem uzamış arkamda. 

Kalacak yerim yok

Devrilmiş eski Bulgar evi

Dibinden kesili ağaçlar bahçede

Yollar yuttu kapımızı, penceremizi

Önce amcam öldü sonra herkes. 


Beni tanımaz çoğu kimse 

Zaman ak bir bulut gibi çizilmiş göğe

Ben hala çocukluğuma giyinirim

Saklanırım  büyüdüğüm gölgeme.

Hiç unutmadım Sevgi ablanın bakışlarını. 

Böyle desinler arkamdan

Bilinmeyen kokularla okunmuş diye

Ve kavak hışırtılarını duymak isterim.

Söyleyin hatırlayanlara

Elinde tahta kılıcıyla

Kahraman şövalyesiyim  çocukluğumun. 


En çok kara  treni özledim 

Gittiğim yerlere taşıdım sesini. 

Ayrılıklara alışmayı öğretti bana 

Gidip de gelmemeyi 

Ama kaçmayı değil.


Böyle  desinler arkamdan

Hasırlar tutuşsun göğe 

Üstünden atlansın ateşin. 

Niyetler çözülsün boğumundan

Düğün, dernek göğe varalım

Olmasak da

Olsak da buralarda.


Geldim hikayemin başına

Bir çiçek bıraktım

Beni var eden çocukluğa. 

Suyunu doldurdum kuşların

Bizi hatırlasınlar diye. 

Böyle yazılmış muska.

2 Temmuz 2022

BULUTLARA BAKARKEN



Umudun bekçisi  ak bulutlara

Yaslanıp ağladım yine bu sabah

Aynı hüzün serpildi  içime

Neden böyle geçer günler

Aynı haberler akıyor alt yazıda

Yüzler asık, gözler yerde

Neden bu acımasızlık

Yükü ağır nefesin

Uzar gider, ezer geçer hayatı yokuşlar

Dayanacak takatı yok 

Beklemeye sabrı yok

Aşınmış kayaların


Umudun bekçisi ak bulutlara seslendim

Al rüzgarını kurtar bizi dağılmışlıktan 

Kendimizi çaresiz sanmaktan, 

Kandırmaktan  kurtar bizi

Can suyu ol yorgunluğa, usanmışlığa

Neşemizi, şarkıları al da gel

Deniz ışısın cesaretimizle

Güven versin kumrunun sesi 

Yoksa susmayacak bu çığlık

Yaramız kapanmayacak.


25 Haziran 2022

YERE DÜŞEN GEYiKLER

 


Geceye bağladı seni fırtına
Dayanamadın ağladın

Sonra zehir kanayan toprakta
Kurudu göller
Kanadı kırıldı kuşların
Kim konaklar yanlarında
Kim içer bu  suyu artık

Kaçamazdı  ormana geyik
Düştü pençesine avcının
Böyle azaldılar yurtlarında
Böyle azaldı sofralarda katık

Ne gürleyen dereler var şimdi
Ne ağaç söken seller
İtiraz eden yok buzul gecelere
Dayanamadın ağladın 




Akın Güre
2022

23 Haziran 2022

GÖLE AĞIT


 

Ey Gölmarmara Gölmarmara 

Nerede öpülesi yüzün 

Su kuşları da unuttu seni

Gümüş balıklarını  bilen yok

Gökyüzü  özledi arkadaşını


Ömüründen sadece 

Çatlamış  toprağın kaldı 

Hayat damarları  kesilmiş canlıların

Gidecek yerleri  yok

Göçün yokluk anlamı


Ne bulut kalır ne özlem

Kuş geçmez asırlar geçer

Ekin ekilmez o yerde

Umutsuzluk saklanır  derin bir kuyuda

Başında  bekler ağıt çığlıkları

21 Haziran 2022

GALAKSİDE BIR ÇİÇEK



Galaksiden çekilen 

fotoğrafa bakıyorum,

merkezinde tuhaf bir yıldız  

dolduruyor  sonsuzluğu.

nasıl etkiler bu  hayatımızı

doğrusu bilemiyorum.


Soruyorum kendime soruyorum da yanıtını bulamıyorum.

Bir zamansızlığın

durduğu yerde biz

ve o tuhaf yıldız.


Ama basit bir sırrı var

galaksinin

buna evrim deniyor

ve hoşuma gidiyor bu.


Suyun kıpırdamasıyla başlayan 

bir ışık hızıyla, karıma

- seni  seviyorum, diyorum.

Köhne dünyayı değiştirmek için iyi bir başlangıç olmalı bu.

Kaç ışık yılından beri böyle,

imgeler sözün rüyasıdır.





18 Haziran 2022

TAŞTAKİ YAZI


Ayakların üşümüş

Nereden giriyor bu soğuk hava

Bu tedirginliğin hangi aralıktan doluyor içine

 

Yalnızlığın boş bir masa gibi 

Yağmur birikintileri

Güneş serpintileri

Kenarda bekliyor seni telaşla. 

 

Hafızandan silinmiş çocuk uçurtmaları

Beslediğin hayaller

Nasıl aydınlatırdı yüzünü

Bir zamanlar


 

Dışındasın içindeyken hayatın

Bildiklerin el vermemiş - ne fayda

Belki böyle kalacak

Başındaki yazılı bir taşta.

GÜLÜMSE HADİ

 

Eskiyen bşr yanım yok
Saçlarım beyazmış 
Ayaklarım taşıyor ya beni
Kalbimde  güneş sönmedi
Başka ne istesem ki

Denize bakarken
İçimde bir yelken 
Ormana bakarken dallarıyım ağaçların
Yollar dolu  gençlerle
Birlikte bakıyoruz uzaktan şehre
Hiç eskimemişim onlar gibi
Şehir aynı şehir,  martı aynı martı
Kız kulesi saraylar vapur sesi
Şimdi İstanbul'dayım

Bulutlar dağıldı yol veriyor hayata
Sevdiğimi aradım özlemişim
Güneş açtı burada  diyor
Ve kocaman bir gülümsemeyi
Konduruyorum hayatıma.

DENİZLERİ OLMAYAN ÜLKE

Nasıl gömdüm düşlerimi bilsen

Nasıl kıydım canıma

Ellerim paramparça

Yüreğim paramparça

Kıydım  canıma

Vurdum kendimi

Aktı nehir gölgemle

Söğüt eğildi hüzünle

Bıçağımı sapladım göğsüme

 

Nasıl gömdüm düşlerimi bilsen

Hayır bende kalsın sırrı ölümün

Sen kaldır küllerimi yerden

Görmeden kimse

Hatta gökten düşmeden umudun

Denizleri olmayan bir ülkeye göm beni

Tan ağırmadan

Horozlar ötmeden

 

Nasıl gömdüm düşlerimi bilsen

Sana yazdım bu mektubu

Çorak toprağımdan

Sığındığım geceden

Sen ört üstümü

Gizle ayıbımı

Kimse okumasın bu mektubu

Beni boş ver

Soluğunda sakla hep yumruğunu

 

 

SAÇLARINDAN TUTTUM HAYATI

 Dokunduğum yerde mutlu bir esinti

Kendine bağlar seni

Yaprağın hışırtısı
ağacın gövdesinden çıkarken
Günlerin birikmesi
içine yerleşip oturur batan bir güneş gibi
Bir akşam keyfi sofrada
öylesine huzurlu ki
Hiç fark etmeden geçen
uzun bir zaman
Sus sadece dinle şimdi
Geceye saklanan gizli akışı
Yaslan omzuma
Her bahar yeni bir kavuşma
dokunduğun yer
Saçlarından tut hayatı
Olduğu gibi çıplak
Gizle kendine kaybolmadan yıldızı.

GELDİM YİNE

İşte yine başladı aynı kumru sesi

Yine Ayvalık'dasın

Güneş vurmuş yüzüne

Aynı kıyıda denizle baş başa

Sokak selamını aldı bile

 

Bahçenin boylanmış  otları

Toprağın bütün canları

Hayallerinin ortasındadır

Sana merhaba diyor

 

Burada olmak iyi geliyor sana

Değiştirmeye yetmese de her şeyi

Cesaret veriyor kumrunun sesi

Hala bir umut var mı

 

Yine Ayvalık'dayım işte

Geldim toplamaya dağınıklığımı

Üstünü örtmeye üşüyen yerlerimin

Acısını dindirmeye.

 

 

ÇOCUKLUK EVİ VE BAŞKA SOKAKLAR

Hatırlanacaktır o vapur sesleri

Beşiktaş' ta bir yaz durağı evi

İçinde çocukluğun, sokakları buğulu
kaybolduğun ilk rüyalar.
Yüksek merdivenli bir ev, bir akordeon sesi
Küçücük adımların ama küçücük bakışlı
sonra emeklediğin sonra sığındığın bu evdedir.
İçerde kızarmış bir ekmek kokusu
Gençliğin gelir aklına, yaz tatilleri
O açık pencereden duyulur sofranın şarkıları
Aynı vapur sesleri karışır çarşının gürültüsüne
Ve elbette martı sesleri de vardır içinde İstanbul’un
Çünkü kalbidir onlar
bu şehrin, senin çocukluğunun.

AYVALIK EKİNOKSU

bir dönenceyi  yaşamak için gelmeyegör

Ayvalık'da  nasıl uyanır sular maviye

yeşil nasıl giyinir ağaca

bütün kıyıları toplamayagör

kıvrımlarından  dönmeyegör

nasıl doğduğunu  bütün koyların adalara

 

çık yükseklerde bir masaya otur

bir çay söyle kendine 

göğe bak ulaştığın göğe

sevdana akan çiçeğe

yudumunda çoğalt Ayvalığı

bir martı kanadından beyaza giydir onu

ölümüne sev sonra ayırma yanından

 

de ki ayvalık'da bir ekinoks böyle yaşanır

dilim dilim büyür sevdalar paylaştığın kadar

gün  durmadan uzar anlamadan zamanı

yaşlanmak ne umurumda!

 

BAHARIN İYİMSERLİĞİ

 #gidiyorlar ve #gidecekler

güzel yurdumdan

Kökleri kurutan güveler

Zeytinimi kıran gölgeler

#gidecekler elbet birgün

 

Bahar nasıl gelirse memleketime

Bir çocuğun sarı saçlarından

Bir çocuğun gözlerinden

dolacak ülkeme

Özgürlük ve kardeşliğin türküleri

 

#gidiyorlar sonunda yurdumdan

Sabahın şefkatli ellerinden

Bir kumru sesi

damlıyor  hayatımıza

Elbet  #gidecekler

 

TEN VE TOPRAK

Ölürse ten ölür

kalan başka tenlerdir.

Dökülen kurumuş yaprakların

üzerlerine basılıp geçilir

toprak ekilir yeniden

kül olur dökülür denize  

bazen yükselen  alev olur gökyüzüne

ama bu değiştirmez

ölen tenin yoksunluğunu.


Yeniden  biçilir tarlalar 

su kenarlarında canlanır çiçekler 

teninin sıcaklığı çoktan yola düzülmüştür

yeni giysilerini giyer ağaçlar.


Hep böyle olur 

ölürse ten ölür

kalan başka tenlerdir.

 

 

 

AÇIK ŞİİR

Gecenin sabaha en yakın yerinde

Soyulmuş olsun portakal

Ortasından yarılmış nar


Sis dağılmış

Sabaha en yakın yerinde

Karşıla onu

Gece devrilmiş denize

Uyanmış börtü böcek

Ve bütün kuşlar

Ve bütün canlılar


İşe koyulmuş

Dizmeye tuğlaları

Duvar ustaları

Çalışkan arı

Gecenina sabaha en yakın yerinde

Birazdan gün ağaracak.

ALACA GEYİKLER

Zemheri bir soğuk nefesten

Zifiri bir karanlık

inmiş toprağa

Bütün canlılar alemi huzursuz şimdi.

 

Göçebe güvercinler

Uçurum kırlangıçları

Hayatımızdan silinen  deniz kuşları

nerde?

 

Börtü böcek derinlerde

Rüzgar bir kaya kovuğunda

Alaca geyikler

ormana kaçmış.

 

Duyulmaz suyun şırıltısı derelerde

Semada dolaşmaz

yağmur yüklü bulutlar

Öylesine bir karanlık işte!

 

Bilinmez!

Nerde saklanmıştır

O alaca geyikler

Neden hala uykudadırlar?

 

AYVALIK KOKUSU

Koklamak mı istersin Ayvalığı
Tam orta yerindesin
Çek bir iskemle, 
Bir çay iste Mustafa'dan
Dinle konuşmalarını insanların
Şeytanın kahvesindesin
Sesler bir birine geçmiş
Yan bahçeden serçe sesleri
Motorcuların gürültüsüne karışmıştır
İçine çek bu havayı
Gülerken yakala her şeyi
Böyle koklarsın ancak Ayvalığı.

İKİ KIYIDA BİR GÜL

 

Bir yediveren gülüyüm Macaronda
Daracık bir sokağın duvarında
Yaşlanmıştır ömrüm
Bir ucum denize bakar
Rüzgar taşır kokumu
Gider gider de dönerim

Bir yediveren gülüyüm Macaronda
Yanık bir türküyüm  her bahar
Açtım yine sarılarımı 
Başım dayalı bir duvara
Süzgün bir ayrılık var iki kıyıda 
Gider gider de dönerim
Çatlamış toprağım
Kırıktır bir dalım

Bir yediveren gülüyüm Macaronda
Gelen geçen bakar 
Bilmezler ne haldeyim 
Hayallerim susuz bir kuyuda
Açar açarım da saklanırım
Gitsem diyemem karşı kıyıya 

Bir yediveren gülüyüm Macaronda
Sırtım dönük artık denize
Yalan söylemem kendime
Bir ayrılık bir ölüm 
Kök salmış toprağıma
Uzar uzar da kısalırım
Kalmışım buralarda

ZAMANSIZLIK

 

Ve ben  bir gün

zamanı tanıdım

çocukluğum bitti.

 

17 Haziran 2022

MUNZUR İSYANI


İçinden deniz mi geçer çocuk

Munzur’un suları mısın  yoksa

Hangi şahin kaçırmış yüreğini

Nasıl öksüz kaldın böyle

İçinden deniz mi geçer çocuk

Munzur'un rüyası mısın yoksa

Pülümür'den  süzülüp

Fırat'ın sularında

Issız bir çığlık mısın

Nasıl dönüştün uçsuz  bir maviye

Munzur’un kıyısında sor bunu

De ki görenlere

Şu Munzur’da doğurmuştur anam beni

Şu gökyüzünden inmişim

Akar da gelir sularım

Kah bir yıldızım

Kah koyu bir akşam

Dolanır dağlarda ağıtım

Munzur’un bir başı vardır

Öyle gür ki öyle dik - telaşlı

Tanıktır 

Açar çiçekleri her uçurumun

Bırakmayız kimselere Munzur’u 


 17 Haziran 2022

5 Mart 2022

KIR ÇİÇEĞİM

 

Sana söz dinletemem

Bazen isyanımsın

Bazen tutkum

Açtın mı hayatımız saçılır

Perişanlığımız bir yana

Sevdalarımız bir yana. 


Tutunmaya çalışırız

Alıp yakamıza takarız 

Yüzümüzü yıkarız suyunla

Elem sevinç yan yana 

-Artık elden ne gelirse-

Hoş geldin kır çiçeğim

Sefalar getirdin yine. 



4 Mart 2022

ZEYTİNİME DOKUNMA

 

Benim saçlarım yeşil

Gözlerim siyah

Dallarım kırıldıkça uzarım

Köklerimde asırlar

Sen karasın kardeşim

Katran karası.


Güneş emanet

Toprağın suyu emanet

Çocuklar çocuğum

Yarına bakar dallarım

Sen karasın kardeşim

Katran karası.



22 Şubat 2022

KISKANIYORUM


Ah o gençlik yıllarım

Saf  korkusuz isyanlarım

Tezcanlı kapılmalarım

Sadakat yeminlerim. 


Beni doğuran çocukluğum

Ah bilseniz hatırlarken o günleri

Nasıl da kıskanıyorum kendimi.


19 Şubat 2022

MÜJDE


Seni uyandıran serçelerin sesi midir

Sabahın sardığı  ağaca konan

Gör onu sev yudumla 

Ayırma yanından


Seni uyandıran ışık mıdır

Yağmurdan sonra serpilen

Sığın ona tut

Ayırma yanından


Seni uyandıran avucunda sakladığın 

Bahar yeli midir

Koş arkasından yakala onu

Ayırma yanından



28 Ocak 2022

BİR ARİF GEÇTİ BU DİYARDAN

 

Ne kadar doluysa masa
Meydan aynı
Çeşme aynıdır
Sen yoksun ya 

Balkona sarılmaz asman

Ne kadar doluysa odan
Bardaklar aynıdır
Fırçalar aynı
Sen yoksun ya

Kuşların konmaz yanımıza

Ne kadar doluysa sokağın
Tezgahlar aynıdır
Yüzler aynı
Sen yoksun ya 

Kırılmış bir dal sesidir ağaçta

Ne kadar doluysa gece
Resimler aynıdır
Gölgeler aynı
Sen yoksun ya 

Patlayan fırtınadır  denizde

Ne kadar doluysa defterin
Öyküler aynıdır
Çizimler aynı
Sen yoksun ya 

Gece kayar  bir yıldız

18 Ocak 2022

EMANET


Göğe baktım

Bir martı uçuşuydu

Onun kalbi 


Denizi dinledim

İçime çektiğim 

Onun gülüşüydü


Asırlık çınarla konuştum

Dinledim ulu dallarını

Onun eğilmezliğiydi


Bir güvercin tedirginliği

Yaşanmışlığın tortusunda

Onun gözleri


* Hrant'a saygıyla, özlemle

14 Ocak 2022

UMUT RÜZGARI


Umudun kırıldıysa
Kırlangıç yuvalarına bak
Nasıl  telaşlılar bilsen

Sığırcıklar yine geldiler bu sabah
Aynı ağaca kondular
Sonra gittiler

28 Aralık 2021

TESLİMİYET

 

Bedenimdeki bilinmeyen ateş 

nereye sürükler beni peşinden?

Bütün sırlarını fısıldadı bana

Yok oluşumda eriyen. 


Sözüm geçmiyor zamana 

Varlığımı kaplayan o ruha. 

Söz dinle ve sus ebediyete kadar

Bütün denizler şahit buna.


(2021 Aralık) 

18 Aralık 2021

GÜLÜMSE BİRAZ


De ki nedir sihir

Günler yorgunsa 

Aydınlığa çıkmak için

İçimizden silinmez 

Unutulmamış acılar

Elini ver gülümse 


De ki zamanıdır

Yaraları sarmanın

Perçemli gülüşü sabahın

Sevgi sağnağında


De ki her günün

Bir anlamı olmalı 

Her başlangıçta

Elini ver hadi gülümse


(2021)

27 Kasım 2021

BU SIRALAR


Her söz maviye çalar Aynı kapıdan geçer Aynı yoldan yürür bu sıralar. Her söz maviye yoldaş Sizin gibi güleç Sizin gibi ağlar bu sıralar. Her söz maviye koşar Tutkudur bağlanır Sevda ile arınır bu sıralar. Her söz maviyle yazılır Çözülür zincirinden Akar

20 Kasım 2021

İKİ YARIM

 

Ben  yarımıma
Sen  yarımına
Söz dinletebilseydik eğer
Ne güzel anlaşırdık
Seninle. 

15 Kasım 2021

YAŞADIĞIMCA

Sonra öğrendim ki

Deniz başka maviymiş bildiğimden

Gözlerin başka ela

Ama zorluğa katlanmak da kolaymış

Acıya katlanmak  

Suyun emilmesi gibi toprakta. 


A. GÜRE ( Kasım 2021)

17 Ekim 2021

ADA ŞİİRLERİ

 

Nereye mavi deniz?
Ekmek almaya çocuk.
Balıkçılar nerede?
Bulutlara gizlendiler
Kayıkları ne yaptılar?
Dağlara çektiler.

12 Ekim 2021

GÖL VE DENİZ

 Biri sonsuza seslendi - 

Al şu gölü  bekletme buralarda

İnce bir yol açıldı denize 

Göl boşaldı.



6 Eylül 2021

OLMASAYDIN EĞER

 


Sen olmasaydın sen

sabahları erken uyanmazdım böyle

denizi, gökyüzünü  ve seni özleyerek.

Martılara takılmazdı gözlerim.

Yüzümdeki çizgilere bakıp  kahırlanmazdım.

Bu kadar sık yaptırmazdım sağlık kontrollerimi 

hastalanmak  umrumda olmazdı.

Yılları eksilmiş hayatımın diye üzülmezdim.

Sen yoksan yanımda

gardropta ütülenmemiş bir gömlek gibi beklerdim yalnızlığı

sokaklarda gezmek geçmezdi içimden.

Sen olmasan çok şey yaşanmazdı.

Rüzgarlar, fırtınalar olmazdı hayatımda

ayrılık acıları da.

Bu kadar bağlanmayı öğrenmezdim

yaprakları kurumus bir çalı gibi kala kala

savrulan rüzgarda.


Akın Güre

20 Ağustos 2021

YİNE BİR SABAH

Gün aydınlığa bitişince  öptüm

Karşımdaki gümüşten denizi

İçinde motor sesleri balıkçıların

Toplarken ağlarını 

Hayata ilmik ilmik bağlandım

Kuş kanadında ilk çırpıntısı sabahın

Erkenden uyanışı  yaprakların

Gün  açmış kollarını

Öpüşün esintisi sabahın

İlk adımları duvara tırmanan sarmaşığın

Yaşamanın bir ağırlığı varsa işte budur

En güzel yerinden

Salınır içime.

26 Temmuz 2021

ALDANMAK GÜZELDİR

En çok uzaktan kokusuna aldandım gülün

Aldanınca daha çok sevdim

Hep çocuk kalmak mutlu olmak gibi

hayalimdeki uçurtmanın peşinde.


Ben ona aşıktım, beklerken mutluydum

Aşk kapıyı aralardı, giremezdim

aldanmak güzeldi.


Ben yalan söyleyemezdim, inanmazdı

Kovulsam da güzeldi.

Önce ben vurulur, önce ben ölürdüm

Oyunun kuralı derlerdi.


Bütün güller güzeldi

Ben en çok onu sevdim.

Rengi kokusundan gelirdi

Saçları ve gözleri kokusundan.


Derinliğine çekerdi beni

İçimden öperdim

Aldanmak güzeldi.



23 Haziran 2021

BAHÇEDE SERGİ

Her ağaçta dikili sevdamız

Güneş dolu içkilerimiz

Dolup taşıyoruz yana yana

Yalan yok bunda


Bulutlara yükledik yağmurları

Bir daha gelmesek de hayata

Öyle maviye yakışıyor ki toprak şu zeytinlik 

Öyle çoğalıyor ki  aramızda


Şeytanın ayağını kırdık  sonunda

Ne uzaklar kaldı, ne imkansızlıklar

Olduğumuz kadarıyla 

Bu oyun bitmesin diye 

Bitmesin diye bu kahkaha 


Açık bir gökyüzü içimiz

Ya da açık  denizdeyiz

Ne kadar kendimizsek

O kadar duru sevincimiz

Hangi rengi koysak yan yana

8 Haziran 2021

ÜÇ ÖRDEK YÜZER O GÖLDE

Cunda'ya giden bir yolda 

Ilgın ağaçlarının altına gizlenmiş

Ömrü kısacık bir göl vardır bu aylarda. 

Ilgınların dalları göle değer

Gökyüzüyle buluşur suda.


Üç ördek  gizlendikleri kuytudan çıkarlar

Gölde uzun uzun  yüzerler 

Bataklığın otları arasından sessizce yaklaşıp

Onları seyrederim uzaktan.


Sonra kayalık sahile inerim

Karşımdaki tepelere bakarım

Gölden havalanmış üç ördek

Üstümden geçerler. 


Yol birden ıssızlaşır

Gölle baş başa kalırım. 


9 Mayıs 2021

KARLAR İÇİNDE BİR YOLCULUK


Üşüyordum karlar içinde bir geceydi

Homurtuyla yol alan trenin 

tek kişilik kompartımanında

gök yüzü buz kesmişti

                 ay da.


Ayaklarım sokulacak bir ayak arıyordu

oysa yalnızdım 

                 yatağım soğuk.

Upuzun geçen bir kış kalmıştı geride

sevdiğim kadınla yaşanmış günlerin 

gelincik tarlası gibi anıları vardı aklımda.


Uzun geçitlerin karanlığında

dayanmayı öğretmişti bana yolculuklar

bilmediğim  bir şehre taşıyordu beni.


Umutlanıyordum hala

bildik uçurumların kenarından geçerken

ısıtacak bir ayak arıyordum

                ve hala gidilecek başka bir yer.


Dışarıda bitmeyen bir soğuk, 

uzaklarda özlediğim  kadın ve sonsuzluk.



8 Mayıs 2021

İLHAM

Perdenin aralığından giren ışık 

Ezip geçtiğin yıllara meydan okur

Esintiyi bekleyen yaprak 

Okunacak yeni bir kitap olur

Koklanacak saçlar gibi  karşında. 


Her şey aynı  fotoğrafta

Zaman değişmemiş 

Soyunmuş duru güzelliğinde

Tutun ona bırakma.


Ne kadar seversen

O kadar koşarsın.

Bu meydan okuma senden yanadır

Unutma. 



5 Nisan 2021

YENİ ÜLKE


Şimdi ayrılma vaktimizdir
Haydi yeni ülkemize uçalım kuşlar 
Sevecen kucağına bırakalım tohumları
Özgürce serpilip
Yuvalarını kursunlar  arkamızdan 
Haydi gidelim  kuşlar. 
Sevgiyi ekelim yeni yurdumuza
Kavuşmanın şarkıları söylensin orada
Bulutlar neşelendi 
Göğün ucundan  içimize aksın bahar.

19 Mart 2021

YASAK DİNLEMEZ ONLAR


Yasaklara rağmen cemre  havaya düştü
Göçmen kuşlar yoldadır
Baharlar yine açtı
Yasak dinlemez  onlar. 

Serçeler toplanır dallarda ötüşürler
Yasak dinlemez  onlar.
Yasaklara isyan eder yüzün
Her bakışımda yasak dinlemez güzelliğin.
Yasaklara rağmen hala aşığım sana
Yasak dinlemez yüreğim.
Yasaklara rağmen  o kadar güzel ki gözlerin
Yasak dinlemez onlar.

 
Yasaklara rağmen mevsim bahardır
Karlar erimiştir
Su yürür dallarına ağaçların tomurcuklanır
Yasak dinlemez sular.
Kulağını ver ayak seslerine
Yasak dinlemez onlar.
Cemre düştü toprağa
Yasaklar kalkmadan ekinler yoldadır
Yasak dinlemez onlar.

18 Şubat 2021

SU VE ÇINAR

Nazım'ın bir şiiri geldi aklıma
"Su başında durmuşuz,
çınarla ben
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize."

Ben de bir çınar ağacının
yanında  dursam
Suda suretimiz olsa
Yaşlı çınarın gövdesi kalın 
Dalları upuzun
Yaprakları el el göğe erse
suretimiz suyun üstünde dalgalansa
Ne mükemmel olurduk 
          birlikte.

17 Şubat 2021

İTİRAZIM VAR

En kötüsü

Şaşırmamaktır olup bitene

Kanıksamak her şeyi.


Oysa itirazın olmalı 

soluğunda akladığın 

yumruğunla.  

(Şubat 2021)

Yağmurla Gelen

 

Yağmurların bıraktığı 

Toprak kokusu kaldı  içimde

Sokakların boşluğunu örten sevinç

Sığındığım mutlulukta 

Hep aynı ürperti 

Hep aynı bekleyiş yağmurlardan sonra 

Bulutlar dağıldı

Sokaklar yine doldu

Ardından  da güneş.


(Kasım 2020)

8 Şubat 2021

ZİNCİRLİ UMUT

"Hayır, çok gayret ediyorum ümitlenmemeye. Ne ümit, ne ümitsizlik. Öyle gidiyorum işte." 
                                 Ayşe Buğra

Korkuyorum  umutlanmaktan - 
          aldanmaktan
          kendime yalandan 

Yenilmeyi kabullenemiyorum - 
                    asla
Çaresiz bırakılmışız
Zincirli  bir umut yerine 
Korkuyoruz ama. 

ŞİİR BU

Her zaman çalmaz  kapını
Nazlı, çekingen
Ürkektir
Sırlarını büyütür 
Ağlar sevinir gizliden 
Yeşerir görünmez
Açarsa birden açar
Severse birden 
Alıştım huyuna.

27 Ocak 2021

HİÇ

Nasıl mıyım?
             hiç
Kopardığınız yerdeyim
Unutun beni
İşinize yaramam

Kök tutmam
Uzamam
Boşuna beklemeyin
Gelmem!

2 Aralık 2020

BİTMEYEN TÜRKÜ

Tut nefesini
Çığlığına sakla
Coşsun çiçeklerin
Bir sonbaharda 

Vazgeçme bildiklerinden
Karanlığa aldanma
Bu susuzluk bitecek
Bir sonbaharda 

Toprağı dinle
Tohumun sesini
Çalınan davullar gibi
Bir sonbaharda

Bitmeyen bu türküdür 
Acılarında tüten
Sana can verecek
Bir sonbaharda

A. Güre (10.11.2020)

AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.