Çıktın paltonu giymeden
yaramıza
tuz basılmış
kurtulsun diye zehirden.
Kurşun kadar ağır hava
düşerken kaldırıma
omzundaki ürkek güvercin
kanın aktı usulca.
Yalnız bırakmadık seni
biriktik başında
yağmur yağdı mumlar üstüne
sönmedi bütün gece.
O sabah
cadde böyle kalabalık
coşku görmemişti
çoğalmıştı
beklenen aydınlık.
İçimizden boşaldı zehir
böyle yakıyordu işte
yaramızı.
(*) Hrant Dink için yazılmış eski bir şiirim.