24 Ekim 2025

YANILGILAR



Hepimiz daha çocuktuk oysa
her şey bilinmezliğin buyruğundaydı 
o dev saatin altında.
Bize uzatılan davet ateşten bir gömlekti 
onlar ki o kadar büyüktü ve değerliydi gözümüzde
bize yalnızca söz dinlemek kalmıştı.

Çocukluk sayılırdı masumluğumuz 
beyaz örtüleri seren önümüze
dışarda hava soğuktu oysa.
Hırçınca zorladı fırtına açmak için
yıkılmaz sandığımız kapıları
geçtik içinden marşlar söyleyerek 
düzgün adımlarlarla büyüdü savaşlar.

Uzayan bıyıklarımızdı zaman
yetişkinlik bir kışlaydı
askerlerin toprağı ezen çizmeleri
trenler top tüfek taşırdı, sessizdi bulutlar
henüz ölmeden tan vaktinde yığınlar
vadedilen cennet saklandığı yerden çıkmıştı
doluştuk savaş vagonlarına 
büyümüştük artık.

Sağ kalabilmek için öldürmeliydik yaşayanları
günahlarla kapattık yaralarımızı 
siyahi bir ölümdü resimlerimiz sonra.
Bayrak törenleri sarılıydı soğuk bedenlerimiz
kimse temizlemeye gelmedi kirlenmiş ellerimizi
kimse acımadı bize, küçüktük oysa 
uyumsuzluk böyle başladı edilen yeminlere.

Boş vagonlar kaldı sonra siyahi günlerden
saplanmış karlar içinde her şey bilinmez değildi meğer 
anladık ölünce.
Büyük dönüş yolunda açlıktı sefaletin tarihi 
yok oluş mesafesinde önümüzde.

Yenilince anladık arkalarından 
cesur ilahların ölüydü gözleri
bağlanmıştı yeminler esarete  
hepsini gördük hepsini.
Yalandı ve kirlenmişti uzaklar 
birer gömüydü hikayemiz
tarihimiz böyle yazıldı çocuklar.


AFRİKALI AĞIDI

Silmeyin yüzümdeki  savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın  tamtam sesleri ve tenimde isyan.