Umut parlatır yaşamı/gümüş gibi
alevlenir toprak/yürür gider.
1 Kasım 2009
31 Ekim 2009
KIŞ GELDİ
Beyaz bir gül bahçesiydi gece
yorgun bir sızı gibi yayıldı zamanın içine
kısık bir ışığın altında
örterek üstümüzü.
yorgun bir sızı gibi yayıldı zamanın içine
kısık bir ışığın altında
örterek üstümüzü.
26 Eylül 2009
BİR BAYRAM FOTOĞRAFI
Seni görmeye geldik dedim anneme
boşlukta sallanır gibi bakan gözlerle ağladı
konuşmak yerine.
Torunlarımı kucağına aldı sonra
boşlukta sallanır gibi bakan gözlerle ağladı
konuşmak yerine.
Torunlarımı kucağına aldı sonra
kaç yıldız öteden
gelen bir ışık
iki torunumun arasından
geçip yayılıyordu odaya
İçimi ısıtan kısacık o an
kimselere duyurmadan
kimselere görünmeden
iki torunumun arasından
geçip yayılıyordu odaya
İçimi ısıtan kısacık o an
kimselere duyurmadan
kimselere görünmeden
çıkıp gittik birlikte
bu görüntüden.
5 Temmuz 2009
29 Nisan 2009
TORUNUM İÇİN ŞİİR
Torunuma
Doğduğu gün Sanem'i kucağıma verdiler
İlk o an bir ışık düştü hayatıma
bir kuş sürüsü kondu ağaçlara
Dede oldun dediler birden
Okyanusun o dev dalgalarında kayboldum
ıssız bir koyda karşıma çıkan
Doğduğu gün Sanem'i kucağıma verdiler
İlk o an bir ışık düştü hayatıma
bir kuş sürüsü kondu ağaçlara
Dede oldun dediler birden
kızacağımı sandılar
Okyanusun o dev dalgalarında kayboldum
ıssız bir koyda karşıma çıkan
duru bir yalnızlığa gönül koydum
hayat akıp giderken dingin bir sonsuza.
hayat akıp giderken dingin bir sonsuza.
YÜRÜDÜM GECENE
Gözlerindir beni çağıran
Halimi sor dökülen güle
Seni kattım kendime
Bölündüm ve çoğaldım
Yürüdüm gittim sonra gecene.
Halimi sor dökülen güle
Seni kattım kendime
Bölündüm ve çoğaldım
Yürüdüm gittim sonra gecene.
TÜKENİŞ
Tükendi gözlerinde esin
ektiğin aydınlıklar şimdi kördüğüm.
Geriye acılar kaldı
silinmiş anılarla
eskiyen dostluklar.
Soğudu iyilikler,
körlüğün küllerinde
Uzaklaştı eller.
Böyle nereye gidilir birlikte
nereye ?
ektiğin aydınlıklar şimdi kördüğüm.
Geriye acılar kaldı
silinmiş anılarla
eskiyen dostluklar.
Soğudu iyilikler,
körlüğün küllerinde
Uzaklaştı eller.
Böyle nereye gidilir birlikte
nereye ?
KUMSALDA
Denize söz geçiremedim
dalgalar neyim varsa aldı benden
Issız bir kumsalım kaldı geriye
yürüdüm tek başına.
dalgalar neyim varsa aldı benden
Issız bir kumsalım kaldı geriye
yürüdüm tek başına.
21 Nisan 2009
KARA TAHTADAN DÜŞEN KUMRU
“Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
Bir teneffüs daha yaşasaydı
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür”(*)
Tek renge boyamışlardı çocukluğumuzu
Getirin siyah önlüğümü
Bir teneffüs daha yaşasaydı
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür”(*)
Tek renge boyamışlardı çocukluğumuzu
Getirin siyah önlüğümü
asılacağım yakındır
Yatar şimdi yerde tozlu kara tahtadan düşen bir kumru.
Çocuklar nasıl sevinir ki bayramda
Oyuncak değil bunlar,
Yatar şimdi yerde tozlu kara tahtadan düşen bir kumru.
Çocuklar nasıl sevinir ki bayramda
Oyuncak değil bunlar,
savaş tanklarını beklerken ağrır ayakları
Daha çocuktuk abiler anlayın bizi
Aklımız ermezdi
Daha çocuktuk abiler anlayın bizi
Aklımız ermezdi
büyüklerimizden öğrendik işlediğimiz günahları.
Bizim aşklarımız ağaçlara takılan uçurtmalardı
Bir kızla yakalandığında
Bizim aşklarımız ağaçlara takılan uçurtmalardı
Bir kızla yakalandığında
okuldan kovulurdun
Aşklarımızın arkasından sokak köpekleri havlardı
Sevince toz duman olur,
Sel bok götürürdü ortalığı.
Biz neden devrim yapamadık abiler
Neden ayağımıza takıldı prangalar
Sürüldük sevdalardan
Aşklarımızın arkasından sokak köpekleri havlardı
Sevince toz duman olur,
Sel bok götürürdü ortalığı.
Biz neden devrim yapamadık abiler
Neden ayağımıza takıldı prangalar
Sürüldük sevdalardan
kimse sormadı arkamızdan
Gömsünler bizi
Gömsünler bizi
siyah önlüğümüzle gömsünler
Rüyalarımıza gizlenen gökyüzüne
Yatar şimdi yerde tozlu kara tahtadan düşen bir kumru.
(*) Ece Ayhan
Rüyalarımıza gizlenen gökyüzüne
Yatar şimdi yerde tozlu kara tahtadan düşen bir kumru.
(*) Ece Ayhan
Koridor Dergisi
AŞK YALAN BİLMEZ
Kötülük nedir hiç bilmedik
yağmur topladı ellerimiz
kapımız ardına kadar açıktı herkese
arzularımızda dinlendirdik yorgunluğumuzu
nedir bilmedik yalan söylemeyi
kötülük nedir hiç bilmedik senle
yağmur topladı ellerimiz
kapımız ardına kadar açıktı herkese
arzularımızda dinlendirdik yorgunluğumuzu
nedir bilmedik yalan söylemeyi
kötülük nedir hiç bilmedik senle
18 Nisan 2009
TAHILIN SESİNİ DİNLERKEN
Oturmuşum suyun kenarına
tahılın sesini dinliyordum
iki taşın arasından mırıldanır gibi dökülüyordu hayat
bir gülümseme akan derede
Uzaklara düşüyordu çiçeklerin sessiz yığınları
kimse basamıyordu artık onların üstüne...
tahılın sesini dinliyordum
iki taşın arasından mırıldanır gibi dökülüyordu hayat
bir gülümseme akan derede
Uzaklara düşüyordu çiçeklerin sessiz yığınları
kimse basamıyordu artık onların üstüne...
1 Nisan 2009
OKULDAN KAÇAN ÇALIŞKAN
Okuldan kaçmış
Oynuyor parkta tek başına
Çocuk aklınla
Sordukça
Açıyor sırlarını
Yeşil çay bahçeleri varmış
Geldikleri köyde
Buz gibi suları
Okumayı sevmiyormuş
Oynuyor parkta tek başına
Çocuk aklınla
Sordukça
Açıyor sırlarını
Yeşil çay bahçeleri varmış
Geldikleri köyde
Buz gibi suları
Okumayı sevmiyormuş
Ama
Ne iş olursa yaparmış
Askerde para biriktirip
İşini kuracakmış sonra
Görün o zaman,
Oğluyla nasıl
Övünecekmiş babası.
Askerde para biriktirip
İşini kuracakmış sonra
Görün o zaman,
Oğluyla nasıl
Övünecekmiş babası.
DÜNYAMIZ
Dünya ne güzel dedi adam,
Dünya ne güzeldi
Dünyalarına doyamadılar.
Su içmeye indiler
Birlikte yaşadılar,
Birlikte kocadılar,
Sonra uçup gittiler.
Dünya hep güzel kaldı
Arkalarında.
Dünya ne güzeldi
Dünyalarına doyamadılar.
Su içmeye indiler
Birlikte yaşadılar,
Birlikte kocadılar,
Sonra uçup gittiler.
Dünya hep güzel kaldı
Arkalarında.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
AFRİKALI AĞIDI
Silmeyin yüzümdeki savaş boyalarını. Sakın silmeyin Bırakın kalsın tamtam sesleri ve tenimde isyan.
-
Ölüm birleştirir bıraktığı boşlukta onları
-
Peşi sıra geliyor ölümler teker teker düşüyor dostların acı haberleri. Bu kadar çok muyduk diye sormak boşuna. kaybederken birimizi bir çağ...
-
De ki nedir sihir Günler yorgunsa Aydınlığa çıkmak için İçimizden silinmez Unutulmamış acılar Elini ver gülümse De ki zamanıdır Yaraları ...